Röportaj: Çağlar Topbaş & Belin Eskinazi - Phillip Morris
Röportaj: Çağlar Topbaş & Belin Eskinazi - Phillip Morris

Firmanızın Türkiye’deki durumu ve geleceği ile ilgili düşünceleriniz neler?

Çağlar Toptaş: Firmamız tütün endüstrisinde Türkiye’de ve dünyada pazar lideri. Türkiye’de en yüksek ciro yapan şirketlerden biri Philip Morris. Yani bugünkü durumu bu, hem Türkiye’de hem dünyada pazar lideriyiz. Gelecekteki durumu nasıl olur? Şimdi sigara endüstrisinde bir sürü regülasyonlar var ama diğer taraftan da bütün oyuncular alternatif farklı ürünler üzerinde çalışıyor. Philip Morris’in de bunun üzerinde çalıştığı, yeni inovatif ürünleri var. O yüzden gelecekte oyunu değiştirmek lazım. Farklı ürünler var, riski azaltılmış ürünler vs. Uluslararası duyuruları da yapılmış ürünler bunlar ve endüstrideki bütün oyuncular bunun üzerinde çalışıyor. Gelecekte de tütün endüstrisinin devam edeceğini düşünüyorum. Regülasyonlar ve yönetmelikler de devam edecektir ancak ben Philip Morris’in pazar lideri konumunu sürdüreceğine inanıyorum.

Şirketinizdeki kariyer olanaklarından bahsedebilir misiniz?

Belin Eskinazi: Şirketimizde çok farklı kariyer olanakları var. Özellikle yeni mezunlar için Sales & Marketing training programımız var. 10. yılında ve çok keyif aldığımız bir program. Staj için Inkompass programımız var, global bir program. Üçüncü sınıflar ve master öğrencileri için açıyoruz. İki defa staja geliniyor. Hem yaz döneminde hem kış döneminde, full time veya part-time olarak farklı departmanlarda staj imkânı sağlıyoruz. Bunların dışında yeni mezunlar için birçok pozisyonumuz oluyor, özellikle satışta ve mühendisler için fabrikalarımızda. Finans için ve farklı departmanlar için de dönem dönem çıkan farklı programlarımız oluyor. pmkariyer.com’dan hepsini görme fırsatı sunuyoruz.

İşe alım sürecinden bahsedebilir misiniz?

Belin Eskinazi: Farklı işe alım süreçlerimiz var. Bazı pozisyonlarımızda, özellikle inkompass ve training gibi daha program diyebileceğimiz pozisyonlarımızda CV screening sonrası online test aşamalarımız ve vaka çalışmaları yaptığımız değerlendirme merkezi günlerimiz oluyor. Buralarda sizin farklı yetkinliklerinizi farklı vaka çalışmalarıyla, grup çalışmalarıyla ve sunumlarla gözlemleme fırsatımız oluyor. Diğer pozisyonlarda bu değişiklik gösterebiliyor. Bazı pozisyonlarda yine vaka çalışmalarımız var, bazı pozisyonlarda da mülakatla ilerlediğimiz süreçler de olabiliyor. Aslında bizim pozisyonlarımızın açılma dönemi diye bir şey tam olarak yok. Şubat ayında trainee ve inkompass süreçlerimiz açılıyor ama diğerlerini tüm yıl boyunca karşılaşabileceğiniz, pmkariyer.com’dan ve kariyer.net’den ulaşabileceğiniz pozisyonlar gibi düşünebilirsiniz.

Çalışma motivasyonunu sağlamak için nasıl bir politika izliyorsunuz?

Belin Eskinazi: Şirket içerisinde çalışan motivasyonumuz oldukça yüksek. Özellikle yetenek yönetimi konusunda çok şey yaptığımızı söyleyebilirim. Yetenek yönetimi konusunda en güçlü olan şirketlerden biriyiz. Hatta bu yıl top employer sertifikasyonu aldık, yetenek yönetimi de bunun içerisinde olan önemli kriterlerden biriydi. Çalışanlarımızın çok sayıda farklı departman, pozisyon ve yurt içi, yurt dışı rolleri oluyor. Çapraz geçişleri çok destekliyoruz. Yetenek yönetimi çok şeffaf ve şeffaf olduğu için de çalışanların çok memnuniyet duyduğu bir şey çünkü çalışanımız gerçekten önündeki üç yılı görebilme fırsatı elde ediyor, en önemli şey bu. İkinci önemli şey de sosyal bir şirket olmamız bence. Şirket gerçekten güzel arkadaşlar edindiğimiz bir yer, bir aile gibi çalışıyoruz ve sosyal kulüplerimiz var tıpkı bir üniversitede olduğu gibi. Kayak kulübü, yemek kulübü, gezi kulübü, fotoğrafçılık kulübü gibi çok değişik kulüplerimiz var. Gerçekten çok keyifli bir çalışma ortamımız var. Bunların hepsinin çok etkili olduğunu düşünüyorum. İnsanların çok güvendiği, kendini güvende hissettiği, çalışmaktan keyif aldığı, yan yana çalışmaktan çok mutlu olduğu arkadaşlarıyla bir arada olduğu bir ortam. Bu yüzden de çalışan motivasyonumuz yüksek diye düşünüyorum. Onun dışında gelişim faaliyetlerimiz de var. Daha çok iş üstünde öğrenmeye inanan bir şirketiz. Bu yüzden de çok sayıda farklı pozisyonlarda çalışanlarımızı çalıştırıyoruz.

Kurum içinde koçluk uygulamaları var mı?

Belin Eskinazi: Evet, koçluk uygulamamız var. Koçluk uygulaması üst seviyelerde yaptığımız bir uygulama. Üst yönetim çalışanlarımıza profesyonel koçluk veriyoruz. Daha yeni başlayan çalışanlarımıza yaptığımız mentorluk programlarımız var. Senior olan kendi çalışanlarımız mentor olarak yeni başlayan arkadaşlarla beraber çalışma fırsatı bulabiliyorlar. Bu mentorluk programı da gelişim aktivitelerimizden birisi ve bu programla çalışanlarımıza destek olmaya çalışıyoruz.

belin eskinazi röportaj

Çalışanlarınıza özel eğitim uygulamalarınız var mı?

Belin Eskinazi: Evet, eğitim kataloglarımız oluyor. Biz bu eğitim kataloglarını yıl sonunda yaptığımız performans görüşmelerinde gelişim planlama dediğimiz alanda çıkan taleplere ve eksiklere göre her sene yeniliyoruz. Çok farklı eğitimlerimiz olabiliyor. Hem yetkinlik bazlı eğitimleriz hem de proje yönetimi gibi, sunum yetkinliği gibi daha teknik konularda eğitimlerimiz olabiliyor. Koçluk eğitimlerimiz, yöneticilik eğitimlerimiz hepsi eğitim kataloğumuzda bulabileceğimiz eğitimler. Belli bir sistemimiz var ve kişiler o sistem üzerinden eğitimlere başvurabiliyorlar. E-learning’leri de çok destekliyoruz. Çok güzel teknolojiyi de kullandığımız eğitimlerimiz mevcut.

Size göre iyi bir yönetici ve lider nasıl olunur? Siz nasıl bir liderlik tarzını benimsiyorsunuz?

Çağlar Toptaş: İyi bir liderin ekibinde çalışan insanları tanıması ve onlara değer verdiğini hissettirmesi, samimiyeti önemli. Diğer taraftan ekip içerisinde hakkaniyet ve adalet sağlanması da önemli çünkü bazen çok kalabalık ekipler yönetiliyor. Çatışmaya sürekli girilecek, her zaman çalışanın istediği ya da yöneticinin istediği olmayacak ancak iki tarafın da birbirini anlaması ve ekipteki insanlara alınan kararın neden alındığının mantığının anlatılması, kişiye faydalarının ve o kişinin rolünün ne olacağının anlatılması önemli. Başarılar var, başarısızlıklar var ama başarının sahibinin tüm ekip olduğunun hissedilmesi gerekir. Başarısızlık olduğunda da bunun sebebi araştırılmalı. Buradaki çıkarımlar bence önemli çünkü süreç devam ediyor; yeni hedefler var, yeni günler var. Orada o başarısızlıktan ne öğrendik ve yarın neyi yapmayacağız, neyi farklı yapacağız onu çıkartmak önemli. Çalışanlara eşit mesafe ve eşit samimiyetle yaklaşmak gerekir. İlişkiye değil, iş sonucuna değer vermek ve iş sonucunu ölçü almak da diğer önemli bir konu çünkü kurumsal hayatta insanlar bazen ilişki üzerine kariyerlerinin devam edeceği yanılgısına düşebiliyorlar. Bence iyi bir liderden beklenen de iyi bir işin sonucunu değerlendirmesi ve ekibini de bu iyi işe göre değerlendirmesi.

Damla İnel - ODTÜ Moleküler Biyoloji ve Genetik

Yazar

ODTÜ İşletme Topluluğu

ODTÜ
İşletme

İlgİlİ Yazılar

Röportaj: Tuncay Yavuz

Röportaj: Tuncay Yavuz

Röportaj: Amaç Ukav

Röportaj: Amaç Ukav

Röportaj: Ömürden Sezgin

Röportaj: Ömürden Sezgin

0 Yorum

Yorum Yaz