Kozmoloji(evren bilimi), bütün bir evreni konu alan bilim dalıdır. Bu bilim dalı, geçmişten günümüze kadar farklı şekillerde kabul görmüştür. Evreni anlamak insanoğlunun günümüzde dahi tam anlamıyla başarabildiği bir olgu değildir fakat kesinlikle her geçen gün insanoğlu evrenle ilgili bir sırrı çözmeye bir adım daha yaklaşmaktadır. Geçmişte Güneş’i tanrılaştıran insan; 1600’lü yıllarda gök cisimlerini incelemeye başladı, 1920’li yıllarda evrenin yaşını hesaplayacak bilgi birikimine erişti ve günümüzde insanın evrene dair o kadar çok bilgi birikimi var ki evrenin geçmişi ve geleceği ile ilgili birçok arkası sağlam teori ortaya atılıyor.

En genel şekilde vurgulamak gerekirse Kozmoloji, evrenin başlangıcından gelecekte ne olacağına kadar her yönüyle incelendiği bir bilim dalı. Şimdi, bu bilim dalının en sağlam kabul gören teorilerine göz atalım:

1) Büyük Patlama: Büyük Patlama Teorisi; üstüne kitaplar yazılan, yeni felsefi fikirlere yol açan, bilim-din arasında yoğun tartışmalara yol açan, kısacası dünyayı tümüyle kasıp kavuran bir teoridir. Bu teori, evrenin yaklaşık 13.8 milyar yıl önce aşırı yoğun ve sıcak bir noktanın patlamasıyla başladığını ortaya atmaktadır. Bu fikir de temel olarak evrenin genişlediği kanıtlandıktan sonra ortaya atılmıştır.

Eğer evren zamanla genişliyorsa, zamanı tersine çevirdiğimizi düşünürsek bu sefer her bir zaman diliminde daralmaya başlayacaktır. İşte zamanı 13.8 milyar yıl kadar önceye aldığımızda elimizde sıcak, yoğun ve patlamaya hazır bir nokta kalacaktır.

2) Büyük Çöküş: Büyük Çöküş, evren biliminde evrenin nasıl sonlanacağıyla ilgili bulunan en kuvvetli teoridir. Bu teoriye göre evren gelecek bir zamanda kütle çekim etkisi sebebiyle genişlemesini durduracak, evrendeki toplam kütle miktarına bağlı olarak içine çökmeye başlayacak ve başlangıç anındakine benzer bir tekilliğe dönecektir.

3) Karanlık Madde-Karanlık Enerji: 1970’li ve 1980’li yıllarda yapılan çeşitli gözlemler, galaksilerin içindeki ve galaksiler arasındaki kütleçekimsel güçlerin görünürdeki (zahiri) etkisini açıklayabilecek yeterince gözle görülür madde olmadığını kanıtlamıştır. Bu saptama, doğal olarak, evrendeki maddenin azami %90’ının ışık yaymayan ya da normal baryonik madde ile etkileşime girmeyen bir madde türününden (karanlık madde) oluştuğu sonucuna varılmasını sağlamıştır.

Çeşitli araştırmalar, evrenin genişleme hızının evrenin şimdiki yaşının yarısına gelmesinden itibaren hızlandığını göstermektedir. Evrenin genişlemesindeki bu ivme, evrendeki enerjinin bir kısmının büyük negatif basınca sahip bir unsurdan oluşmuş olmasını zorunlu kılmaktaydı. İşte bu enerjiye günümüzde kara enerji denilmektedir.

Benzer içerikler için GlokalWeb‘i FacebookInstagram ve Twitter‘da takip etmeyi unutmayın!

Özgür Cem Özgen | ODTÜ Elektrik – Elektronik Mühendisliği

”Yaşam” kategorisinde benzer yazılar:

Mutlaka İzlemeniz Gereken 10 Kafa Karıştırıcı Film

Zindan Adası
2010 – Gerilim/Drama
Scorsese’nin önemli eserlerinden biri olan Zindan Adası bir çok filmi gibi başyapıt konumunda. Filmde iki polis memuru Teddy Daniels ve Chuck Aule , Rachel Solando adlı bir akıl hastasının kaybolmasıyla …devamı için tıklayın.

Yazar Hakkında

İlgili Yazılar

Yorum Yazın