Tatil bir noktada ihtiyaç haline geliyor hepimiz için. Okuyanlar için okul, çalışanlar içinse iş stresinden zamanın nasıl aktığını anlamıyoruz çoğu zaman. Ama bazen o zamanı durdurmak gerek, ufak kaçamaklarla biraz keyif yapmak hepimizin hakkı değil mi? Hele ki havalar böyle ısınmış, güneş yüzünü iyice göstermeye başlamış, yaz tam anlamıyla kapıyı çalmışken kim durabilir yerinde?

Bu yazıdaki soluklanma duraklarımız İstanbul’un sakinleri için olacak daha çok. Ben İstanbul’dan çok da uzaklaşmak istemiyorum ama biraz da kafamı dinlemek, tatil yapmak istiyorum diyorsanız gelin hep birlikte bakalım nerelere kaçabiliriz diye.

1) Anadolu Feneri: İstanbul’un Anadolu yakasında bulunan bu şirin köy Beykoz’a yaklaşık 25 km uzaklıkta bulunuyor. Özel aracı olmayanlar için iyi haber: Beykoz’dan halk otobüsleri ile de ulaşım sağlamak mümkün. Burası adeta Karadeniz’e açılan kapı gibi. Zaten bölge halkı da balıkçılıkla geçiniyor. Dalgakıranın içerisindeki balık restoranlarında keyifli bir akşam yemeği yenebilir gün batarken. Şehrin trafiğinden, gürültüsünden ve kalabalığından uzakta kalmayı, modern zamana direnmeyi başarabilmiş bu tatlı köyde sakin bir hafta sonu geçirip, kulaklarınızı kuş cıvıltıları dışında her şeye tıkayabilirsiniz.

2) Rumeli Feneri: Anadolu Feneri gibi bir balıkçı köyü olan Rumeli Feneri, Anadolu Feneri’nden biraz daha büyüktür ve bu ikisi birlikte Boğaz’ı Karadeniz’den ayırırlar. Avrupa yakasında, Sarıyer ilçesine bağlı bulunan Fener’e Rumeli Kavağı’ndan boğazı takip ederek giderseniz yol üzerinde ünlü Altınkum Plajı’nı da görebilir, ufak bir deniz molası verebilirsiniz. Ardından Fener’in alt tarafındaki salaş balıkçı restoranında keyifli bir sohbetle şehrin yorgunluğunu üzerinizden atabilirsiniz.

3) Garipçe Köyü: Aman sakın Rumeli Feneri’nden Sarıyer’e dönerken burayı kaçırmayın. Nitekim bu şirin köy Rumeli Kavağı ile Rumeli Feneri arasında yer alıyor ve Sarıyer’e de 10 km. Buranın öne çıkan özelliği güzel kahvaltıları aslında. O ev yapımı reçellere kim hayır diyebilir ki? Günlük koşuşturmalarımız içinde uzak kaldığımız doğal tatları burada buluruz bir Cumartesi sabahı belki de. Akşam vakti ise kalenin tepesine çıkıp eşsiz manzaranın tadını çıkarmayı da ihmal etmeyin. Ufak bir not düşelim, kaleyi çıkarken yerlerde çok fazla gül yaprağı görebilirsiniz. Çünkü manzarasından ötürü evlenme teklifi edecekler tarafından oldukça fazla rağbet görüyor.

4) Ağva: Göksu ve Yeşilçay nehirleri arasına konumlanan Ağva, yeşilin içinde huzurla buluşup sevdiklerinizle güzel vakit geçirebileceğiniz sakin yerlerden biri. İstanbul’a 97 km uzaklıkta bulunuyor. Bir hafta sonu atlayıp gitmemek için hiçbir sebebiniz yok. Ayrıca ulaşım için alternatifler de çok, Üsküdar ve Ümraniye’den halk otobüsleriyle de kendinizi bu doğaya atmanız mümkün. O güzelliği bırakmak zor olacağından olsa gerek konaklamak için de seçeneğiniz hiç az değil. Özellikle bungalov evler ön planda, bana sorarsanız hiç fena bir tecrübe olmaz. Festival severlere de müjde: Temmuz ayında bir uğrayın derim.

5) Kilyos: Gençlere iyi haber Kilyos’tan gelsin o zaman. Oldukça fazla sayıda beach club bulmak mümkün burada. İster hareketli, ister nispeten biraz daha sakin. İstanbul’a 30 km uzaklıkta bulunan Kilyos da Sarıyer’e bağlı güzelliklerden bir tanesi. Plajları biraz rüzgarlı da olsa şehirden kaçıp kendinizi bir tatil beldesinde hissedebilmek için fazlasıyla güzel bir seçenek. Konaklamak istemezseniz günü birlik de rahatça gidip gelebileceğiniz, soğuk bir şeyler içip denizin tadını çıkarabileceğiniz bir durak.İster arkadaşlarınızla ister sevgilinizle tatil tadında bir gün geçirebilirsiniz Kilyos’un güzel plajlarında.

6) Adalar : E tabi ki İstanbul’un olmazsa olmazı! Heybeli Ada, Büyükada ya da Kınalı Ada’da denizin tadına varabilir, adaların güzellikleri arasında bisiklet turu yapabilir, sevdiklerinizle bir kahve molası verebilirsiniz. Vapurlarla ulaşım sağlayabilirsiniz, bu bile ayrı bir keyif katacaktır gününüze. Meşhur faytonları bilmeyen yoktur heralde, şehir trafiğinden yorgun düşenler için ne de güzeldir! Haydi hazırlayın çantanızı ve ilk vapurla kendinizi bu güzelliğe atın, geri dönmek istemeyeceğinize şüphe yok.

 

Benzer içerikler için GlokalWeb‘i FacebookInstagram ve Twitter‘da takip etmeyi unutmayın!

Kardelen Eylül Koçak | ODTÜ İşletme

”Pusula” kategorisinden benzer yazılar:

Bir Başkentten Daha Fazlası: Ankara’da Gezilecek 10 Yer

Klasik bir yanılgıdır Ankara’da yapılacak bir şey olmaması. Kimisi deniz yok der, kimisi memur kenti der, ama Ankara’nın olanakları bizlere fazlasıyla yeter! Bu güzelim şehre ilk defa uğrayanlara … devamı için tıklayınız.

Yazar Hakkında

İlgili Yazılar

Yorum Yazın