Klasik bir yanılgıdır Ankara’da yapılacak bir şey olmaması. Kimisi deniz yok der, kimisi memur kenti der, ama Ankara’nın olanakları bizlere fazlasıyla yeter! Bu güzelim şehre ilk defa uğrayanlara gezilebilecek 10 tane güzel yer önermek de, tabii ki biz Ankara’nın bekçilerine düşer. Ülkemizin başkenti olan Ankara’da tarihimizi anlatan müzelerin yanı sıra, arkadaşlarla keyifli vakit geçirebileceğiniz yerler de mevcut. Başkent olduğundan dolayı oluşan resmi hava başta insanlara “gezilecek hiç bir yer yok” algısı uyandırsa da, pek çok medeniyete ev sahipliği yapmış bu şehir, ezber bozacak nitelikte.

Ankara turunuza ilk olarak Atamızın kabrinin de bulunduğu Anıtkabir ile başlayabilirsiniz. Bu harika müzede kabir ziyareti dışında, Kurtuluş Savaşı’ndan kalma eserleri inceleme ve Atatürk’ün kişisel eşyalarını yakından görme şansına sahipsiniz. Bir yarışma ile Emin Onat ve Orhan Arda tarafından tasarlanan Anıtkabir, 1953 yılında açılmıştır ve Aslanlı Yol, Mozole, Tören Meydanı olmak üzere üç bölümden oluşmaktadır. Aslanlı Yol hakkında söylenebilecek ilginç bir nokta yoldaki taşların 5 santimlik aralarla döşenmiş olması. Amacı ise Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün huzuruna çıkan insanların başlarının öne eğik olmasını sağlamak. Bu yolda 24 Aslan heykelinin 24 Oğuz Boyunu simgelemesinden tutun taşlara kadar her şey ayrı bir anlam taşımakta.

Eski Meclis de, kesinlikle görülmesi gereken yerlerden biridir başkentte. Kurtuluş Savaşı yıllarında açılan bu meclis artık aktif olarak kullanılmasa da ziyaretçilerine tarihten çok önemli enstantaneler sunar. Bu bina 1924 yılında meclis olarak kullanılmış, daha sonra 1981’de ise Cumhuriyet Müzesi adını alarak halka açılmıştır. Cumhuriyet’in kuruluşu hakkında detaylı bilgi sahibi olmak isteyenler de, işitsel anlatıcılar sayesinde Nutuk ve daha pek çok kaynaktan yararlanabilirler.

ODTÜ… Türkiye’nin en farklı, en kendine has, en sansasyonel üniversitesi. Tam bir medeniyet noktası. Türkiye’nin önde gelen üniversitelerinden biri olan bu harika kampüsü gezmek size çok şey katacaktır. Kampüsün doğal güzelliklerinden olan Eymir Gölü’nün yanı sıra ODTÜ Bilim ve Teknoloji Müzesi de mutlaka gezip görmeniz gereken yerlerden biri.

Daha sonradan müze haline getirilen Ulucan Cezaevi eğer siyasete de ilginiz varsa sizi bambaşka dünyalara götürecektir. Kimler yatmamış ki bu cezaevinde zamanında… Necip Fazıl Kısakürek, Nazım Hikmet gibi edebi şahsiyetlerin bir dönem tutuklu kaldığı cezaevi, Cumhuriyet’in karanlık ve unutulmak istenen pek çok anına tanık olmuştur. Bu cezaevi 2006’da kapatılıp daha sonra restore edilerek müzeye dönüştürülmüştür.

Kızılay, hareketli yerleri seviyorum diyorsanız ve sokakların içinde kendinizi kaybetmek istiyorsanız burası tam size göre. Sokakta gitar çalanı, her köşe başında simiit diye bağıran esnafı, birbirinden özgün kafeleriyle mutlaka gezilmesi gereken bir yer Ankara’nın göbeği Kızılay. İşyerlerinin ağırlıkta olduğu Kızılay her kesime sunduğu farklı imkanlarıyla her daim capcanlı.

Seğmenler Parkı… Doğayla iç içe olmak, soğuk biranızı yudumlarken kitabınızın sayfasını çevirmek istiyorsanız burası tam sizlik. Ankara’nın nadir ve en elit parklarından. Şehrin boğucu havasından kaçmak isteyenlere harika bir alternatif Seğmenler. Doğa ile bütünleşmek ve biraz olsun kafa dinlemek için biçilmiş kaftan.

Ankara’da gece hayatı yok diyenlerin büyük ihtimalle Tunalı’ya yolu hiç düşmedi. Birbirinden hareketli barlarıyla özellikle Cumartesi geceleri gidip gönlünüzce eğlenebileceğiniz bir yer. Aynı zamanda pek çok kafeyi ve kaliteli mağazaları içinde bulunduran Tunalı Hilmi Caddesi, adeta şehrin modern yüzüdür. Ankara’nın simgesel yerlerinden olan Kuğulu Park da bu caddenin girişinde konumlanmaktadır.

Eğer gece hayatını çok sevmiyorum akşam bir nargile içip arkadaşlarımla sohbet edeyim derseniz, size kesinlikle önereceğim yer Huqqa. Fiyatlar biraz yüksek ama nargilesiyle bunun hakkını veriyor. Yeni olmasına karşın modern dizaynı ve kaliteli yemekleriyle şimdiden pek çok kişinin uğrak noktası.

Haymana Termal Hoteller… Şehir merkezinden yaklaşık 100 kilometre uzak olan bu bölgede şifalı sularla rahatlamak istiyorsanız hiç durmayın. Tercihe göre kaplıca alanında Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezi de mevcut. Hamamı ve saunası ise işin kaymağı..

Benzer içerikler için GlokalWeb‘i Facebook, Instagram ve Twitter‘da takip etmeyi unutmayın!

Berk Bozat | ODTÜ İnşaat Mühendisliği

 

“Pusula” kategorisinde benzer yazılar:

Benelüks Hikayesi -1

Biri Avrupa’nın baş ülkesi ve başkenti Brüksel, 800 çeşit birasıyla, enfes waffle’ları ve dünyaca meşhur çikolatalarıyla kalbimizin, dilimizin ve midemizin başkenti, diğeri ise hepinizin bildiği gibi Amsterdam. Kırmızı ve yeşilin karışımı, kokusu, tadı… devamı için tıklayınız.

Yazar Hakkında

İlgili Yazılar

Yorum Yazın