Yoğun ve yorucu bir eğitim yılının ardından yaz tatili geldi çattı! Ruhumuzu dinlendirmenin ve beslemenin en güzel yolu kitap okumak. Aynı zamanda yaz tatili, sene içinde vakit bulamadığımız kitapları okumak için harika bir fırsat. İster çimlere uzanıp çayınızı içerken, ister odanızda kendinizle baş başa kalarak, isterseniz de dalga sesleri eşliğinde deniz kenarında okumanız için işte size keyifle okuyacağınız 7 harika kitap önerisi. Keyfiniz bol olsun, şimdiden iyi okumalar!

Fahrenheit 451

 

Eser, günümüzden 500 yıl sonrasında, kitapların itfaiyeciler tarafından yakıldığı, insanların sadece televizyonda beyin yıkayıcı şovlar izlediği ve kitap bulundurup düşünen insanların yok edildiği bir distopyada, birden bütün olan bitenleri ve sistemi sorgulamaya başlayan bir itfaiyecinin hikayesini anlatıyor. Kitap, adını kağıdın 451 Fahrenheit’ta tutuşması gerçeğinden almaktadır. Kitap aynı zamanda ünlü Fransız sinemacı, François Truffaut tarafından da sinemaya uyarlanmıştır. Bu film Türkiye’de “Değişen Dünyanın İnsanları” adıyla gösterime girmişti.

 

“Kitaplar bir tür depo gibidir ve biz onlarda unutacağımızdan korktuğumuz şeyleri saklarız.”

 

 

 

 

 

Kırmızı Pelerinli Kent 

 

Dünyaya adını duyurmuş, “Geleceğe Kalacak 50 Yazar” arasında gösterilen Türk yazar Aslı Erdoğan’ın otobiyografik romanı sizler Rio De Janeiro’nun sokaklarına götürecek. Bir yandan kentin görünen mutlu ve canlı yüzünü bir yandan da içinde kaybolacağınız gerçek yüzünü; karanlık yüzünü iyice tanıyacaksınız.

 

“Yalnızca tek bir şey adına güvenli suları terk eder, kendi köklerimizi keseriz. Adem’in uğruna ölümsüzlüğü teptiği tek şey adına: BİLİNMEYEN.”

 

 

 

 

 

 

Satranç

 

Kısa bir roman olmasına rağmen içeriği dolu ve mutlaka okunması gereken kitaplar arasında olan bir Stefan Zweig kitabı. Dünya şampiyonu Mirko Czentovic, bir yandan New York’tan Buenas Aires’e doğru yolculuk yapıyor, bir yandan da daima yanında taşıdığı satranç takımı ile yeni hamleler üzerine alıştırma yapıyordu. Gemide bir dünya şampiyonunun olduğunu öğrenen yolcular Czentovic ile satranç oynamak isterler.  Yüksek bir ücret karşılığı oynamayı kabul eden Czentovic, kendine o kadar güveniyordur ki herkese karşı oynamayı önerir. Başlarda güveni yersiz değildir ancak sonraları en az kendisi kadar iyi satranç oynayan bir yolcuyla karşılaşacak ve Dr.B.’nin hikayesi tam da burada başlayacaktır.

 

“Yeryüzünde hiçbir şey insan ruhuna hiçlik kadar baskı yapmaz.”

 

 

 

 

 

Simyacı

 

Kitap, İspanya’dan kalkıp Mısır piramitlerinin eteklerinde “hazinesini” aramaya giden Endülüslü çobanın masalsı yaşamını anlatıyor. Yaşamla ilgili birçok şeyi size sorgulatacak, kafanızdaki birçok soruya da cevap verecek kılavuz niteliğinde bir eser. Simyacı’yı okumak, herkes daha uykudayken şafak vakti uyanıp güneşin doğuşunu izlemeye benziyor. Ufkunuzu fazlasıyla genişletecek bu eseri mutlaka okumalısınız.

 

“En karanlık an, şafak sökmeden önceki andır.”

 

 

 

 

 

 

 

 

Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku 

 

Biraz da romantizm… Bu kadar az sayfa içinde ne kadar derin bir hikaye anlatılabilirse o kadar derinlere inmiş ve ne kadar hissettirilebilirse o kadar hissettirmiş hüznü ve karmaşıklığı İlhami Algör. Hikayede üç ana karakter var; Müzeyyen, kızı ve kocası. Ruhundaki eksikleri gören fakat bir türlü dolduramayan, nasıl dolduracağını bilemeyen bir adamın hikayesi. Bu eksiklikleri boşverdikçe, anlamadıkça aslında zamanla Müzeyyen’in ondan nasıl koptuğunu da anlamıyor. Bu güzel eser aynı zamanda yine aynı isimle Erdal Beşikçioğlu ve Sezin Akbaşoğulları’nın muhteşem oyunculuklarıyla 2014’te beyaz perdeye de aktarıldı.

 

Hikayeye göre adam, kadını çok seviyor, sevdikçe ruhu büyüyor, eve sığmıyor… Bülbülün çilesi, yazarın zulası… İnceden sarma bir sigara, inceden bir bardak… Jak Danyel isimli bir şişe, Hicran isimli bir yara, tuhaf isimli bir roman. Kafamız iyi, açmayın kapağı, biz böyle iyiyiz.”

 

 

 

Zamanın Kısa Tarihi 

 

Stephen Hawking’in, evrenin doğasını, uzay-zamanı basit bir dille anlattığı aydınlatıcı kitap. En güzel yanı konu hakkında hiçbir bilgisi olmayanların bile anlayabileceği bir dilde ve ilgi çekici bir şekilde yazılmış olması. Kitap 1988’de yazıldı ve ilk basımından bu yana geçen yıllar içerisinde Hawking’in öngörülerinin birçoğu doğrulandı. Bilime ilginiz varsa veya bir yerden başlamak istiyorsanız kesinlikle okumanız gereken bir kitap.

 

“Evrenin sınır koşulu, sınırının olmamasıdır.”

 

 

 

 

 

 

 

Fedailerin Kalesi: Alamut

 

Hikaye 11. yüzyılda İran’da kendini peygamber ilan eden Hasan Sabbah’ın, seçilmiş bir grup insanı intihar suikastçısına dönüştürerek bölgede egemenlik kurmak için çılgınca ve zekice bir plan tasarladığı Alamut Kalesi’nin gizemini ve oradaki fedailerle cariyelerin yaşamını anlatır. Güzel kadınların, yemyeşil bahçelerin, şarap ve haşhaşın göz boyadığı yalan bir cennet yaratan Sabbah, kendi deyimiyle insanların saflığını kullanıp kendilerini onun yoluna adayan, ölmeyi de öldürmeyi de göze almış olan fedailerin dine adanmışlığı siyasi amaçlarına ulaşmak için kullanır.

 

Biliyoruz ki ancak zerre kadar bir bilginin efendisiyiz. Kalan sonsuz büyüklükteki bilinmezliğinse kölesiyiz.”

 

 

Benzer içerikler için GlokalWeb‘i FacebookInstagram ve Twitter‘da takip etmeyi unutmayın!

Ayyüce Aksakal | ODTÜ Uluslararası İlişkiler

 

“Kültür & Sanat” kategorisinde benzer yazılar:

Tolstoy, 1852 yılında yazdığı ”Kazaklar” romanında iki ayrı dünyanın kültürel çatışmasını, karakterlerin birbirleriyle ve kendi içlerinde yaşadıkları ahlaki çatışmalar üzerinden okuyucuya sunmuş ve bu çatışmanın şekillendirdiği kurgunun… devamı için tıklayınız.

Yorum Yazın