Geçtiğimiz günlerde İzmir Karşıyaka Belediyesi’nin 8 Mart Dünya Kadınlar Günü için ilçenin her yerine astırdığı “Sana ne?” temalı afişler tartışma yarattı. Kimileri bu afişlerle bizlere ulaşması amaçlanan mesajı yerinde bulurken, kimileri aşırı olduğunu düşündü. Kampanya olumlu ya da olumsuz ne şekilde olursa olsun hedeflenen etkiyi yaratarak herkesin dikkatini çekmeyi başardı.

Peki “Neden böyle bir tema seçildi?” ya da “Verilmek istenen mesaj neydi?” gibi sorulara cevap arayacak olursak günümüzde kadınlarımıza verilen değeri sorgulamalıyız bence. Belki yolda yürürken, serviste, iş yerinde hatta kendi evinde kısacası günlük hayatının her anında tacize maruz kalan ya da maruz kalma korkusuyla yaşayan birçok kadının sesi bu afişlerle duyurulmak istendi. Belki de belediye eş, eski eş, sevgili ya da minibüs şoförü gibi kadınla hiç bir alakası olmayan kişiler tarafından acımasızca öldürülen kadınlarımız için bu afişleri asmayı borç bildi kendine.

Bu güne biraz daha derinden bakmak aslında ne kadar anlamlı bir gün olduğunu anlamamıza yardımcı olabilir. Dünya Emekçi Kadınlar Günü olarak da bilinen 8 Mart’ın hikayesi 1857 yılında New York’ta başladı. 40 000 dokuma işçisi daha iyi çalışma koşulları istemiyle grev başlattı. Grev sırasında işçilerin fabrikaya kilitlenmesi ve ardından çıkan yangında kaçamayan işçilerden 129 kadın işçi yanarak hayatını kaybetti. Daha sonra 8 Mart’ın tekstil fabrikasında ölen kadın işçiler anısına “Dünya Emekçi Kadınlar Günü” olarak kutlanmasına karar verildi.O günden sonra 8 Mart kadının toplumdaki yeri ve görmesi gereken değer gibi konularla öne çıktı.

Türkiye’de ise 1926-1934 yıllarında gerçekleştirilen Atatürk devrimleri ile kadınlar sosyal, kültürel alanlarda, hukukta, aile içinde, çalışma hayatında, siyasette erkeklerle eşit haklara sahip oldu. Cumhuriyetin ilan edilmesi ile kadınlarımız bilim dünyasında, eğitimde, meslek sahibi olmada, iş yaşamında emin adımlarla çağdaş medeniyet koşullarından yararlanabildiler. 

Kadın aile ve toplum arasında bir köprü görevi görür. Kadının toplumda yerine getirdiği görevler itibariyle, sosyal sistemin işleyişine katkısı büyüktür. Bu nedenden dolayı kadınlara verdiğimiz değeri bir daha gözden geçirmeliyiz. Günümüzde kadının fiziksel veya zihinsel şiddete maruz kalması kadını her konuda olumsuz yönde etkilerken yetiştirdiği nesiller de bundan etkilenir. Her gün şahit olduğumuz şiddet olaylarının giderek artmasını bunun bir kanıtı olarak görüyorum. Afişlere dönecek olursak kadınlarımızın herkes kadar özgür ve eşit olduğu bir kez de bu şekilde hatırlatıldı bizlere. Her alanda hak ettiğimiz değeri görmemiz dileğimle…

Benzer içerikler için GlokalWeb‘i FacebookInstagram ve Twitter‘da takip etmeyi unutmayın!

Serap Bozoğlu- ODTÜ Gıda Mühendisliği

Sektörel kategorisinden benzer yazılar:

Sınır İhlali Krizinde Alınan Ekonomik Kararlar

Rus uçağının düşürülmesinden ardından Türk-Rus ilişkilerinin ne yönde olacağı herkesin kafasında bir soru işareti bırakmış durumda. “Türkiye-Rusya arasında bir savaş çıkar mı?” sorusuna karşı uzmanların görüşü: “Türkiye ve Rusya sosyal, siyasi ve ekonomik ilişkileri…devamı için tıklayın.

Yazar Hakkında

İlgili Yazılar

Yorum Yazın