Normal vizyon tarihine göre ülkemizde vizyona geç giren bir başka yapım, hem de tüm dünyayı etkileyen ‘2008 Ekonomik Krizi’ni konu alan ve Michael Lewis’in aynı isimli kitabından esinlenerek yazılan bir senaryoya sahip: The Big Short.

Film biyografi niteliğinde olduğu ve tarihi bir olayı anlattığı için belli bir çizgide ilerliyor. Tabii ki senaryo da… Sadece konuşma üzerine kurulu bir yapım olduğu halde diyaloglar zekice hazırlandığı için burada herhangi bir sorun teşkil etmiyor, ta ki terimler aşırıya kaçana kadar. Ekonomiyle ilgili o kadar çok terim kullanılmış ve terimler diyaloglara koyulmuş ki, filmi tam olarak anlamak için izleyenin bu terimlere hatırı sayılır aşinalığı olması gerekir. Aynı sorunla Ex Machina filminde de karşılaşmıştık. Gerçi The Big Short’da terimleri, sahneler kesilip objektife filmde oyuncu olmayan herhangi gibi gelip açıklama yapılsa da, filmin sadece ekonomistlere değil de genel izleyici kitlesine hitap etmesini beklerdim. Konu benzerliği taşıyan geçen yıllarda izlediğimiz The Wolf of Wall Street bu yapıma kıyasla izleyiciye daha samimi gözükmüştü.maxresdefault1

Öte yandan, senaryodan bu terimleri temizlemek/sadeleştirmek yerine kamera çekimlerine ve sıradışı muhabbetlere (komik laflaşmalar, filmin gidişatını ve genel durumunu anlatan dış ses ile karakterlerin konuşması vs.) verdikleri önem, tüm o terimleri neredeyse unutturuyor. Filmi belli bir seviyede olmasının nedeni de bu.

Oscar’a yetiştirme çabasıyla 2015’in sonları ve 2016’nın başlarında vizyona giren filmlerden biridir The Big Short. Senaryodaki tümseklere rağmen, vermek istenileni çok başarılı veren ve bizi filmin sonuna kadar götüren zeki diyaloglar ile kamera çekimleri içeren takdir edilesi bir yapım olmuş.

Eleştirmenin Puanı: 7.9 / 10

 Bahadır Kaya – Uludağ Üniversitesi

Yazar Hakkında

İlgili Yazılar

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.