Yapay zekalarla ilgili, başta onların insanoğlunun neslini tüketme çabası olmak üzere, hem edebiyat hem de sinema tarihinde birçok distopik örneği mevcuttur. (2001: A Space Odyssey, Blade Runner, Terminator, The Matrix vs. en bilinen örneklerdir.) Her yıl yeni örnekleri çıkmaya da devam etmektedir. 28 Days Later filmiyle kendini tanıtmış Alex Garland’ın hem kaleme aldığı hem de yönettiği bu yapımın da distopik bilim kurgu filmleri kategorisine koymamız yanlış olmaz.

Caleb adındaki üst düzey bilgisayar programcısı, Blue Book şirketinin sahibi Nathan’ın yaptığı çekilişi kazanır ve bir askeri üssünü andıran doğanın içinde bulunan yüksek teknolojili eve gelir. Nathan, ‘Ava’ adını verdiği bir yapay zeka üzerinde çalışıyordur ve amacı ise, Caleb’i 7 günlük bir teste sokup, yapay zekanın doğru bir şekilde çalışıp çalışmadığını gözlemlemektir.

Filmi tam olarak anlamak için bazı konularda bilgi sahibi olmak gerekir diye düşünüyorum. Çünkü gereğinden fazla bilimsel terim kullanılmasının yanı sıra, Garland senaryoyu yazarken tarihteki birkaç deneylerden etkilenerek yazmış sanki; Mary’nin Odası ve The Imitation Game’in üzerine kurulu olduğu Turing Deneyi gibi.

Yine de filmi izleyen herkesin bu alanda uzman olmadığını düşününce, olayın ahlak ve düşünce boyutuna, çekildiği mekanlara, kullanılan kamera tekniklerine bakmak daha doğru olur. Bu film, distopik bir eser görüntüsü verse de filmin ortalarında yapay zeka Ava ile Caleb arasında duygusal bir yakınlaşmanın olduğunu görüyoruz. Tabii ki 2013 yılında vizyona giren Spike Jonze’un yazıp yönettiği ve sinema tarihinin en orijinal örneklerinden biri olan ‘Her’ filminde olduğu gibi bir aşktan bahsetmiyorum.

Mekan ve atmosfer ise çok başarılı. Hem evin içindeki klostrofobik ortam olsun, evin ışıklandırılması olsun, evin dışındaki doğanın kimisine göre ürkütücü kimisine göre huzurlu sessizliği olsun mekan çok iyi kullanılmış. Yönetmenin kullandığı bir başka unsur ise ‘kadın’ı ele alması. Daha önceki filmlerinde de görmüştük bunu (28 Days Later).ex-machina-movie-interiors (1)

Fena olmayan bir senaryoyla yazılan ve yönetilen Ex Machina, giriş ve gelişme bölümleri -diyaloglar halinde geçtiği halde- gayet başarılı olsa da finaliyle istenileni verememiştir. Belki bitmemesi gereken yerde bitmiştir, belki de böyle bir son bir devam filminin habercisidir. Neden olmasın?

Eleştirmenin Puanı: 7.3 / 10

Benzer içerikler için GlokalWeb‘i FacebookInstagram ve Twitter‘da takip etmeyi unutmayın!

”Kültür&Sanat” kategorisinden benzer yazılar:

Geleceğe Umutla Bakmak – Tomorrowland (2015)

Brad Bird animasyon dünyasındaki Yukarı Bak, İnanılmaz Aile, Ratatouille gibi önemli yapımlarda emeği geçen, çocuklara yönelik film yapmayı bilen bir yönetmendir. Animasyon filmlerinin … devam

Yazar Hakkında

İlgili Yazılar

Yorum Yazın