“Önyargılı olmak, daima zayıf olmak demektir.”
Rufus Choate

Önyargı dediğimiz kelime sadece kötü olaylar,olgular ve ya kişilerin hal ve hareketleri için kullanılan bir kelime midir sizce? Aslına bakarsanız öyle ancak kişilerin beden durumuna veya engellerine bağlı olarak durum ziyadesiyle farklı hale gelmektedir.

Dumlupınar Üniversite’sinde, Engelsiz Hayat Topluluğu olarak Engelli kardeşlerimize yönelik yaptığımız çalışmalarda etkinliklerde, çalıştay ve toplantılarımıza Engelli kardeşlerimizin faal olarak katılımını sağlayarak onların sosyal hayata kazandırılması, kendilerine yönlendirilen önyargıdan kurtulmaları ve tabuları yıkmaları için onlara yardımcı oluyoruz. Engelli kardeşlerimizin eğitim, ulaşım, iletişim vb. gibi yüzlerce sorunları var. Sorunlar hakkında gerekli çalışmalar yapılsa bile yeterli olmuyor.

Konumuzun ön yargıyla ne alakası var demeye başladınız öyle değil mi? Sorunuzun cevabı aslında çok açık, bizler yani yarının engelli adayı olan sağlam bireyler olarak Engelli kardeşlerimize acıyarak bakıyoruz. Bu onlar için ne fırsat eşitliği sağlıyor ne de sorunlarının çözümü için gerekli çabanın harcanmasını sağlıyor. Engelli olup da bizim yapamadıklarımızı yapan, başaramadıklarımızı başaran binlerce insan var. Bunları laf olsun diye yazmıyorum buraya, tamamen şahsi tecrübe ve yaşamışlıklarımdan yola çıkarak bu örnekleri veriyorum. Onların bizden istedikleri bizden destek bekledikleri nokta fırsat eşitliği sağlanması. Örneğin engelli bir kardeşimizle aramızda geçen bir hoş sohbette aynen şu sözü kullandı “Ben doğrudan dersten geçmek istemiyorum, işitme engelimin göz önünde bulundurularak diğer sınıf arkadaşlarımla eşit bir şekilde derslere katılmak istiyorum.” Böyle söyleyen bir bireye, sizlerin acıyarak bakmanız, acıdığınız için yardım etmeniz onun hakkında yaptığınız önyargıdan başka bir şey değildir.

Engelli kardeşlerimizin hayatta daha rahat yer almaları, kendilerini gösterme konusunda daha özgüvenli olmaları konusunda aktif olarak çalışan bir üniversite topluluğunun gönüldaşı olarak sizlerden ricamız engelli kardeşlerimize yardım ederken veya onların iyiliği, refahı için çalışırken empati kurmanız.

Unutmayın ki bu koca dünyada yalnız değiliz ve hepimiz eşitiz… Gözlerinizle güzellikleri görebiliyor, kollarınızla sevdiklerinize sarılabiliyorken; ayaklarınızla sevdiklerinizin peşinden koşabiliyor, sevdiklerinizin seslerini rahatça duyabiliyorken, kıymetlerini bilin ve yokluklarını düşünerek empati yapın.

Benzer içerikler için GlokalWeb‘i FacebookInstagram ve Twitter‘da takip etmeyi unutmayın!

Hasan Düşgül | Dumlupınar Üniversitesi Siyaset Bilimi

“Sosyal Sorumluluk” kategorisinde benzer yazılar:

Kariyerleri kadar hayır işleri yapmayı önemseyen dünyaca ünlü sporcuların yardım kuruluşlarına yaptıkları akıl almaz bağışları hiç merak ettiniz mi?… devamı için tıklayınız.