Öncelikle bize vakit ayırdığınız için çok teşekkür ederiz Semih Bey.

  1. Gençlik yıllarınızda kimi örnek almıştınız, bir idolünüz var mıydı?

Biz bu örnek alma meselesini biraz farklı algılayan bir toplumuz. Kimse kimseyi örnek almamalı ve kimse kimseye örnek olmaya çalışmamalı. Herkes biriciktir aslında. Tabi ki birilerini yaptığı işten dolayı takdir etmek, onun becerilerini, donanımlarını beğenmek bunlar güzel duygular fakat örnek almak insanı zaten ileri götürmeyen bir şey. Çünkü şöyle bir laf var: “Başkalarının ayak izlerine basarak onları geçemezsiniz.”O yüzden örnek almanın çok doğru kullanıldığını düşünmüyorum. Benim de hayatımda örnek aldığım biri olmadı.348512_IMG-20151209-WA0025

  1. Pes etmeyi düşündüğünüzde sizi ne motive eder?

Zorluklara karşı kendimi güçlü hissettim. Ben pes etmem. Pes etmek çok tembel bir yol. Biz Türkiye’de yeteneği bile genel geçer seviyeye en hızlı ve en tembel gelebilme yolu olarak kullanıyoruz.

  1. Gençliğinizde en çok özlediğiniz şey?

Genç olmakla ilgili şöyle bir felsefem var: Hayatımda benden küçük birine kardeş, oğlum, kızım, küçük diye seslenmem. Gezegene benden sonra gelmiş. Onun suçu mu? Yani mesele genç ya da yaşlı olmak değil. Ben her yaştaki kişinin öğrencisi olabilirim. ‘Keşke o günler geri gelse’ tarzı düşünceleri çok başarılı bulmuyorum. Yaşadığım, yaşadığımla kalmalı. Ondan da keyif alıp zamanı gelince anlatacaksın. Mesela ben hikayemi tüm açıklığıyla ve mizahi yönüyle anlattım. Aynı hikayeyi depresif bir şekilde de anlatabilirdim.

  1. En başarısız girişiminiz neydi?

1999 yılında İzmir’de bir bilardo salonu açmıştım. Amacım diğer insanlara örnek olmaktı. Fakat işin ticari kısmını bilmediğim için salon batmıştı. O döneme bu bilardo salonu damga vurmuştu. Ortamıyla, bilardoyu anlatış biçimiyle diğer salonlara örnek olmuştu. O gün zarar ettiğim şeyin karşılığını belki bugün alıyorum.  Mesela bir de 2011 yılında Türk Sanat Müziği albümü yaptım. Şu anda albümünden daha iyi şarkı söyleyen tek adam olabilirim. Gelişiyorum çünkü.

  1. Kariyerinizdeki dönüm noktası nedir?

1992 yılında dünya şampiyonunu yenmem ve o maçın Türkiye’de yayınlanmasıdır. O benim için çok önemli bir dönüm noktasıydı.

Vakit ayırdığınız için çok teşekkür ederiz.

Benzer içerikler için GlokalWeb‘i FacebookInstagram ve Twitter‘da takip etmeyi unutmayın!

Beril Hızıroğlu | ODTÜ İktisat

Burak Efe | ODTÜ Elektronik Teknolojisi

 

“Röportajlar” kategorisinde benzer yazılar:

Mustafa Seven ile Sokak Fotoğrafçılığı

Yaren: Kariyerinizde sosyal medyanın ne kadar etkisi oldu?Mustafa Seven: Dijital dönemden önce sadece fotoğrafçılar ve fotoğrafla ilişkisi bulunan insanlarla sınırlı küçük bir topluluktuk aslında… devamı için tıklayın.

Yazar Hakkında

İlgili Yazılar

Yorum Yazın