Teknolojinin her geçen gün hayatımızda daha da önemli ve vazgeçilemez bir yer kaplamaya başladığının hepimiz farkındayız. Peki teknolojinin bu sınırsız ağı nerelere kadar uzanıyor? Alışveriş, ödev veya araştırma yapmak, arkadaşlarımızla sohbet etmek gibi bir çok etkinliğimizi artık internet üzerinden yürütüyoruz. Peki ya spor? Teknoloji internet aracılığıyla spor yapmamızı sağlayacak kadar gelişti mi? Cevabı artık evet. Belki fiziksel olarak değil ama zihinsel olarak bilgisayar başında spor yapmanız ve hatta lisanslı bir oyuncu olmanız bile mümkün. Şaşırtıcı olsa da doğru. Gerçek bir sporcuymuş gibi Gençlik ve Spor Bakanlığı’ndan gerekli belgelerle lisans çıkarttırabilirsiniz ve bunun için tek ön koşul 6 yaşı geçmiş olmanız.

LoL, DOTA, Pointblank, Starcraft, Son Silah ve CS:GO gibi oyunların dünya çapında düzenlenen turnuvalarında yüzbinlerce insanın izlediği maçlar oynanıyor. League of Legends’ın  2014’te düzenlenen Dünya Şampiyonası elektronik sporların merkezi kabul edilen Güney Kore’de gerçekleştirildi ve dünyanın farklı yerlerinden binlerce insan yarışmak ve hatta sadece izleyebilmek için burada toplandı. Seul Stadyumunun dolup taştığı, Imagine Dragons’ın uğruna şarkı yazdığı ve açılış seremonisinde sahneye çıktığı bir turnuvadan bahsediyoruz, büyüklüğünü ve hayran kitlesini daha fazla sözle anlatmaya gerek bile kalmıyor.

 

Logitech, Turkcell Superonline, Sandisk, msi gibi şirketlerin sponsor olduğu takımların bu büyük turnuvalardan kazandığı paralar ise insanı hayrete düşürüyor. LoL 2014 Dünya Şampiyonası’nda birinci olan takımın bir milyon dolar kazandığını, Dota’nın ise birinci takıma 5 milyon olmak üzere toplamda 10 milyon dolar ödül verdiğini söylemem yeterli olacaktır sanırım.  “Bilgisayar başında oyun oynuyorsun bunda büyütülecek ne var?” diyenlerin olduğunu biliyorum. Ama inanın bu e-spor çılgınlığı öyle basit bir bir bilgisayar oyunu bağımlılığından çok daha öte. Takımları adına yaptırılan özel formaları giyen, “gaming house” adı verilen evlerde saatlerce antrenman yapan takımlar bu işte gerçekten ciddi olduklarını gösteriyorlar.  Türkiye’de yaygın olmasa da yurt dışında bu maçlar üzerinden bahis oynayanlar bile var. Hatta öyle ki e-spor için birçok bahis sitesi bile mevcut.

 

Türkiye de bu gelişen sektörün farkına varmış olacak ki, giderek daha büyük takımlar ortaya çıkmaya başlıyor. Geçtiğimiz günlerde Beşiktaş’ın e-spor takımı kurduğunu açıklaması ve imza törenini gerçekleştirmesi bunun en güzel örneklerinden. Bilgisayar ve teknolojinin bu denli önemli hale geldiği günümüzde Beşiktaş bu hareketiyle geleceğe büyük bir yatırım yapmış gibi gözüküyor.

Bu e-spor çılgınlığının daha ne kadar ileri gidebileceği hakkında kimsenin pek bir fikri yok. Teknoloji hayatımıza bu kadar işlemişken spor adını verdiğimiz etkinliklerin bile elektronik ortamda yapılması artık olağan karşılanıyor. Özellikle de bu spordan para kazanan ve bunu kendine meslek edinmiş insanların olduğu düşünülürse e-sporun ülkemizde her geçen gün daha da yaygın hale geleceğini söylemek hiç de yanlış olmaz. Kim bilir belki de yıllar sonra e-spor günümüz sporunun yerini alır, bekleyip görelim.

Benzer içerikler için GlokalWeb‘i FacebookInstagram ve Twitter‘da takip etmeyi unutmayın!

Elifnur Eskici | ODTÜ İşletme 

”Yaşam” kategorisinden benzer yazılar:

Dört Gözle Beklenen 5 Süper Kahraman Filmi

Son yıllarda,sinemalarda çizgi-roman uyarlaması film rüzgarı esiyor. Marvel,DC ve Fox bu işin son zamanlardaki söz sahibi. Süper kahraman filmlerine duyulan ilgi ve katılım, bizlere daha da fazlasını izleme … devamı için tıklayın.

Yazar Hakkında

İlgili Yazılar