İnsan gezmeyi sever. Biraz genelleme gibi kokan bir cümle olsa da herkes az çok gezmeyi sever, ben ise gezmeyi çok seven ancak bunu geç fark eden bir insanım. Hayatımdaki en değişik tecrübe şu an için şüphesiz ki Hindistan. Peki dünyanın diğer ucuna gitmeye nasıl karar verdim? Üniversite 2. sınıfta okurken ara tatilimin artık boşa gitmemesi gerektiğini düşündüm. Aslında bundan önceki senelerde de ara tatile aynı parola ile girerdim, ne hikmetse hep sonuç hüsran olurdu ve tatil sonunda “Peki bu tatil niye böyle boş geçti böyle?” diye söylenirdim kendi kendime. O sene ise her şey tersine döndü! Hayatımın en dolu dolu zamanlarından birini orada yaşadım. Şimdi sırayla oraya nasıl gittiğimi, orada neler yaptığımı, size yardımcı olacak birkaç naçizane önerimi paylaşacağım. Tecrübelerimin yanında size yararlı olmasını umduğum birkaç ek bilgi de vereceğim (fiyatlar vb.)

Screen Shot 2015-01-07 at 2.21.28 PM

Hindistan ülkemize oldukça uzak, kesinlikle gidilmesi gereken bir yer. Ancak gitmek için öncelikle ailenizi ikna etmeniz gerekiyor. Kulaktan dolma bir çok bilgi mevcut olduğundan haliyle aileniz tedirgin olabilir. Öncelikle şunu söyleyeyim, korkulacak bir şey yok. Orada tanıştığım bir çok arkadaşım, ki bir çoğu oraya tek başına gelen kızlar, bu algımı yenmemi sağladı. Ben Hindistan’a AIESEC aracılığı ile gittim. AIESEC’te bir İngilizce yazılı ve bir sözlü sınav sonrası sisteme giriş yapıyorsunuz. Yaklaşık 400 TL bir ücret ile sistemde aktif hale geldikten sonra ben Hindistan’ı seçtim ve oradaki sosyal sorumluluk projelerine başvurdum. Hindistan AIESEC’te çalışan arkadaşlarla da sözlü mülakat yaptıktan sonra resmi olarak projenin bir parçası oldum. Uçak biletimi aktarmalı olarak yaklaşık üç hafta önce aldım ve 1500 TL civarıydı. Yeşil pasaporta da vize istediklerinden ötürü vizeye başvurdum. Vize konusunda Hindistan’a AIESEC ile gidecekseniz, AIESEC’ten gelen davet mektubunu göstermenizi öneriyorum. Turistik olarak gideceğim diyerek turist vizesi almanız sizin için daha uygun olabilir çünkü vize fiyatları neredeyse yarı yarıya. Vizemi de aldıktan sonra artık Hindistan’a gitmeye hazırdım. Tabii gitmeden önce içimde hafif bir tedirginlik vardı. Özellikle yemek konusunda “bunlar et yemiyorlar, ben et yemeden yaşayamam ki” diye içim içimi yedi. Keza üçüncü haftaya kadar da yiyemedim.

Screen Shot 2015-01-07 at 2.21.38 PM

Ve artık Hindistan’daydım. Ülkeye adım attığım anda artık üzerime sinecek olan o kokuyu almaya başladım. Beni AIESEC’ten bir görevli karşıladı ve eve gidene kadar eşlik etti. AIESEC tarafından ayarlanan ve sadece benim gibi sosyal sorumluluk projesinde çalışanların kaldığı evimiz üç katlıydı. Vardığımda 16 kişi kalıyorduk ve bu sayı bir ara 28’e kadar ulaştı. Tabii ki çok konforlu bir ortam beklemediğim için bir sıkıntı yoktu. Kira olarak aylık 400 TL civarı bir ücret ödedim. Dünyanın çeşitli yerlerinden gelen insanlarla tanışmaya başladım. Projemiz küçük çocuklara İngilizce öğretmekti ve sadece hafta içi sabah 9.00-12.30 arasında olduğundan geri kalan tüm vaktimi gezmeye ayırıyordum. Delhi’de kalıyordum. İstanbul gibi düşünün, yaklaşık 20 milyon insan yaşıyor ve oldukça büyük bir şehir. Kolay kolay bitmiyor gezmekle. Delhi’de gezecek yerler Qutab Minar, Lotus Temple, Indian Gate vb. Tripadvisor’dan bakabilirsiniz. Ancak bence yapılması gereken en önemli şey; Chandni Chowk’u (bit pazarı) gezmek ve keşfetmektir. Filmlerde Hindistan diye gördüğünüz yerlerden biri burasıdır. Ne kadar ilginç olduğunu gezince anlayacaksınız. Bizim Kapalıçarşı tarafları gibi çok çok kalabalıktır, cüzdana falan sahip olmakta oldukça yarar var. Tapınak tarzı yerlere öncelik vermeyin çünkü Taj Mahal’i görünce harcadığınız zamana üzülüyorsunuz. Yaşamış biri olarak söylüyorum 🙂 Delhi’de ipek ve kaşmir şal alacağınız bir çok yer mevcut, ancak kaliteyi normal bir insan olarak anlamamız çok zor ve turistik yerlerden almaktansa üretici tarzı sadece şal satan yerlerden almak daha mantıklı, Hintli bir arkadaşım bu tavsiyede bulunmuştu.

Screen Shot 2015-01-07 at 2.22.22 PM

 

Delhi’de yaşadığımız için Taj Mahal’i görmeye başka bir şehre gitmemiz gerekiyordu. Bunun için en mantıklı seçenek ise otobüs kiralamak. Hindistan’da en iyi alternatif Volvo otobüsler. Örneğin Delhi’den Agra’ya normal otobüsle 4 buçuk saat sürerken, Volvo otobüslerle 3 saatte gitmek mümkün. Taj Mahal! Dünyanın yedi harikasından biri. Gördüğünüz anda sizi etkisi altına alan muhteşem bir manzara. Tabii girerken Hintliler’e 20 Rupi iken bize 700 (30TL civarı) Rupi olduğunu görünce biraz bozuluyorsunuz ama değiyor. Agra’da alışveriş yapacaksanız çok ama çok pazarlıkçı olun. 1200 Rupi dedikleri şeyi 150 Rupi’ye aldım diyeyim, ona göre pazarlık yapın.

Screen Shot 2015-01-07 at 2.21.49 PM

Jaipur ise belki de hayalinizdeki Hindistan’dır. Develer, filler, yılanlar… Hepsi burada. Eski kaleleri, turuncu tuğladan yapılmış binaları ile buram buram Hindistan kokan bir şehir burası. Kesinlikle gidilmesi gereken bir yer! Fil’e binmek 20TL civarı, ancak binmektense, filleri boyayıp onları yıkayabileceğiniz başka bir mekan varmış, oraya gidin. Ben onu yapamadım. Araştırıp bulursanız onu yapmanızı tavsiye ederim. Yılanlar kavalcıların dediğine göre müzikle hipnotize olan türdenmiş. Yılanlarla fotoğraf çektirip onları boynunuza alabileceğiniz şehir de yine Jaipur.

Diğer gezdiğim bir şehir ise Rishikesh. Burası yoganın başkenti olarak biliniyor. Zamanında The Beatles grubunun da yoga için geldiği şehirmiş. Himalayalar’ın eteklerinde bulunan, yanından Ganj Nehri geçen şehirde veganlık hakim. Anlayacağınız gibi gün batımını ve gün doğumunu izlemek için Himalayalar’a ya da rafting yapmak için Ganj Nehri’ne kolaylıkla gidebilirsiniz. Hindistan’da görebileceğiniz en çok maymun da yine bu şehirde. Hatta maymun ormanı diye bir yer de bulunuyor. Ormana girerken görevli, cüzdanlarımızı arka cebimizden almamızı ve kilitli bir cebimize koymamızı söyledi. Maymunlar bazen yaramazlık yapabiliyormuş. 🙂

Screen Shot 2015-01-07 at 2.21.59 PM

Hindistan’da yemek olayına gelecek olursak, yemek yemeyi Hindistan seyahati boyunca geri planda tutun. Yemek yemek için yaşamak yerine yaşamak için yemek yiyin. Sokaktan yemek yememeye özen gösterin. Ben tüm uyarılara rağmen denemek istedim ve midem bozuldu. Her şeyi yerim ben diye gaza gelmemek lazımmış onu anladım. Etin olmadığını göz önünde bulundurarak normal restoranları tercih edebilirsiniz, ücretler gerçekten çok uygun. Ben genellikle chapati adında Hintlilerin özel bir ekmeği ile beraber yoğurt yiyordum ki, öyle yoğurt ben Türkiye’de yemedim. Köri sosundan bir süre sonra bayılıyorsunuz çünkü. Kendinizi şımartmak istediğinizde ise Select City Walk Alışveriş Merkezine gidebilirsiniz. Hindistan’ın en büyük AVM’si ve tüm iyi markaları barındırıyor. Ülkedeki tek gerçek burger’ı burada yedim. Türk dönercisi bile mevcut .

Screen Shot 2015-01-07 at 2.22.08 PM

Ulaşım konusunda ise Delhi’de metro sistemi oldukça gelişmiş, zamanında İngilizler tarafından yapılmış ve şehrin bir ucundan diğer ucuna gitmek çok kolay. Metrodan indikten sonra yürümek istemezseniz de rikşalar(tuktuk) -üç tekerlekli taksiler- oldukça ucuz. Kısaca Hindistan’da ulaşıma fazla bir para ayırmanıza gerek yok, ancak tuktuk’a binmeden önce fiyatta anlaşmalısınız çünkü turist olduğunuzu anlayınca fiyatlar haliyle artıyor 🙂 Yakın mesafelerde ise tren ya da otobüs tercih etmelisiniz. Tren biletlerini en az bir hafta önceden almanız gerekiyor çünkü yerler çok hızlı doluyor. Otobüs konusunda ise normal otobüs yerine her zaman Volvo Bus’ları tercih etmelisiniz. 3 günlük kirası Delhi-Agra-Jaipur-Delhi rotasında 550 TL idi. Otobüs 9 kişi kapasiteli. Fiyatlar uygun yani.

Screen Shot 2015-01-07 at 2.20.51 PM

Sonuç olarak Hindistan kesinlikle görülmesi gereken bir yer! Size çok farklı bir bakış açısı katacağından şüpheniz olmasın. Eğer gitmeyi düşünüyorsanız size tek söyleyeceğim şey; ön yargılarınızı bırakın ve Hindistan’ı keşfetmeye yola koyulun!

Screen Shot 2015-01-07 at 2.22.33 PM

Benzer içerikler için GlokalWeb‘i FacebookInstagram ve Twitter‘da takip etmeyi unutmayın!

Anıl Pakel | ODTÜ İşletme

Pusula kategorisinden benzer yazılar:

Almanya deyince akla ilk gelen şehir olan Berlin tarih, sanat, eğlence keşfedilmek için bekleyen sokaklar ve müzelerle karşınızda olacaktır. Bonus olarak başarılı metro sisteminden kaynaklı ulaşım kolaylığını ve gece hayatının …devamı için tıklayınız.

1 Yorum

  1. Onur

    Tac Mahal dünyanın yedi harikasından biri değil.
    Yeniden seçilen dünyanın YENİ yedi harikasından biri, düzeltmek istersin belki.