Güzel ve Çirkin’in büyük bir hayranı olarak Ankara’ya geleceğini duyduğumda çok heyecanlandım. Oyun gününün gelmesini beklerken oyunun nasıl olacağı hakkında bir fikrim olmadığını fark ettim. Daha önce hep Türkçe dublajlı izlediğim için İngilizcesinin nasıl olduğunu bilmiyordum. Ayrıca oyuncular, kostümler kafamda birer soru işaretiydi. Fikir edinmek için internetten 6 dakikalık bir kısmını izledim ve küçük ayrıntılara bile dikkat ettiklerini gördüm.

Oyun günü yerimi aldığımda sahnenin sağ ve sol alt köşelerindeki ekranlar dikkatimi çekti. Altyazı olduğunu fark edince başta sevindim ama aslında biraz rahatsız ediciydi. Birincisi parlak beyaz yazılar oyun sırasında gözümü aldı. Üstelik altyazı bazen geç geldi, bazı sahnelerde ise hiç gelmedi. Oyuna gelirsem… Oyun mükemmeldi. Hepsini bir bütün olarak düşündüğümde o danslar, müzikler, kostümler harikaydı. Tabi ki çizgi filminden farklılıkları ve keşke böyle olmasaydı dediğim kısımlar var ama bunlar o müthiş atmosferin içinde unutulup gidiyor.

Farklılıklardan bahsedecek olursam en çok dikkatimi çeken eklenen şarkılardı. Mesela başrollerden biri olan Gaston’un rol aldığı sahneleri baya uzatmışlar ama bu beni hiç rahatsız etmedi. Çok uyumluydu. Çizgi filmde Belle şatoya geldiğinde onu mutfağa götürüyorlardı ve yemek takımları dans ediyordu. Açıkçası bu sahneyi atlarlar diye düşünmüştüm çünkü çizgi filmde en uzun dans ve müziğe sahip kısımdı. Ama bu kısmı yapmışlar. Hatta o kadar güzel yapmışlar ki müzikalin en güzel dansı bu sahnedeydi. Bu sahnenin kostümlerini de çok güzel yapmışlar. Beğendiğim kısımlardan biri de ormandaki kurtlar. Kurt saldırısı başarılı ve gerçekçiydi.

Kostümlerden de bahsetmek istiyorum. Cogsworth ve Lumiere çok başarılıydı. Ayrıca Belle’in hangi sahnede hangi kıyafeti giydiğini bilen biri olarak müzikalde de bunu önemsediklerini fark ettim. Kıyafetlerin rengi ve tarzı orijinaliyle aynıydı. Şatonun efektleri de güzeldi. Benim eksik gördüğüm kısım canavarın odası. Çizgi filmde büyülü gülü tuttuğu bir oda var, duvarında canavarın eski halinin tablosu var. Bu tablodaki pençe izleri dikkat çeken ve iki üç kere gösterilen kısımlardan biriydi. Keşke o resim olsaydı.

Canavara ayrıca değinmek istiyorum. Kostüm tamamdı ama biraz daha iri olmalıydı. Oturduğum yerden Belle ile aynı boyda görünüyordu. Sesi harikaydı. Ama canavarı yapamamışlar. Yani nasıl desem… Davranışları çizgi filmdeki havayı vermiyordu. Çizgi filmde merdivenlerden atlayıp hışımla odaya dalıyordu. Müzikalde atlayamadığı için sürekli hızlı hızlı koşuyordu. Kızınca bir anda koşarak uzaklaşması ergen gibi göstermiş onu. Ayrıca olduğundan daha acınası yapmışlar. Bir de çizgi filmde bazen nasıl davranacağını bilemeyip şatodakilere soruyordu ama bu ona tatlı bir hava katıyordu. Şapşal deriz ya, öyle. Müzikaldeyse ne yapacağını bilmez bir görüntüsü vardı, şapşaldan çok aptal gibi. Canavarın sahnelerinden en beğendiğim kısım sondaki dönüşüm sahnesiydi. Canavarın gidip yakışıklı prensin gelişi orijinalin aynısıydı. Aklıma gelen son şey de şu: Canavar Belle’e sürpriz yapmak için onu kütüphaneye götürüyordu ve kocaman bir odanın her duvarında tavana kadar kitap vardı. Müzikalde yaklaşık Belle’in boyunda bir raf yapıp dört beş sıra kitap koymuşlar. O sahnede gerçekten daha fazla kitap aradım. Tabi bu sahneden rahatsız olma sebebim orijinalini iyi bilmem. Genel olarak baktığımda, gerçeğiyle kıyaslamanın getirdiği eksiklikler dışında bir kusur bile görmedim. Şarkılar danslar uyum içindeydi. Gözü ya da kulağı rahatsız eden hiçbir şey yoktu.

Sonuç olarak bu müzikale gitmek benim için harika bir deneyim oldu. Tekrar gelseler yine giderim çünkü orda olmak mükemmel bir his.

 

Benzer içerikler için GlokalWeb‘i FacebookInstagram ve Twitter‘da takip etmeyi unutmayın!

Hilal Polat – ODTÜ MİMARLIK

Kültür&Sanat kategorisinden benzer yazılar:

Unutulmayan Çizgi Filmler

Kaç yaşında olursak olalım hepimizin hafızasına kazınan, unutamadığımız çizgi filmler vardır. Onlar çocukluğumuz, gençliğimizdir. Bu unutulmazlardan birkaçını sizlere sunmak istedim:Japon oyun yapımcısı Satoshi Tajiri tarafından yaratılan Pokemon dünyası, 90…devamı için tıklayın.

Yazar Hakkında

İlgili Yazılar

Yorum Yazın