ÜMMİYE KOÇAK

Kadına karşı şiddete sessiz kalmamış hatta bunu uluslararası başarıya ulaştırmış köylü bir kadının bitmek bilmeyen azminin hikayesi…

Adana’nın Çelemli Köyü’nde doğan Ümmiye Koçak o dönemde kız çocukları okutulmadığı için okula gidemedi. Ancak içindeki öğrenme isteğine okuma yazma seferberliği yetişti. Sadece bir kalem ve bir defterle yola çıkan Koçak, ilkokulu bitirdikten sonra da her fırsatta okudu, kendisini geliştirdi, yetiştirdi. Okumakla yetinmeyen Koçak babasının ona verdiği harçlıklarla defterler alıp kendi hikayelerini yazmaya başladı. Belki hayatındaki önemli detaylardan birisi de tıpkı ailesinin olduğu gibi evlenince eşinin de ona destek olmasıydı.

Evlendikten sonra taşındığı Mersin’de bir gün bir tiyatro oyununa gitme şansı yakaladı. Fakat kimse onunla gelmek istemeyince tiyatroya tek başına gitti. Tiyatrodan sonra bir fırsat bulup kulise girdi ve oyuncularla tanıştı. Oyuncuların sahnedeki adlarının rol icabı olduğunu anlayınca kafasında bir ışık yanmıştı. Köy kadınlarının yaşadığı zorlukları, köydeki erkeklerde yanlış bulduğu davranışları yani aklındaki bütün düşünceleri bir oyuna döküp yazacaktı. Eleştirdiği kişilerin isimlerini değiştirerek de kimseyi rahatsız etmeden onların yanlış davranışlarını önlerine sererek ders almalarını sağlayacaktı. Bu düşüncesini köylü kadınlara açtığında zor da olsa onlara da bu fikri sevdirmeyi başardı. Onları eleştirip azimlerini kırmak isteyen birçok kişiye karşı 2001 yılında Arslanköy Kadınlar Tiyatro Topluluğu’nu kurdular. Yaklaşık 500 kez sahne alıp 30 bine yakın seyirci tarafından izlenen topluluk günümüzde hala çalışmalarına devam ediyor. Emeklerinin karşılığını Sabancı Vakfı’nın düzenlediği “Fark Yaratanlar” adlı programda “Afife Jale’nin Ruhunu Taşıyan Kadın” unvanının sahibi olarak aldı Ümmiye Koçak.Ayrıca kurdukları topluluk Ankara Uluslararası Tiyatro Festivali gibi birçok önemli organizasyonda ödül aldı. Ümmiye Koçak çaışmalarına ara vermeden devam etti.Tarlada çalışıp kazandığı paralarla kadına karşı şiddeti işleyen “Yün Bebek” adlı filmi yazdı ve yönetti. Bu filmle birlikte Amerika’da düzenlenen New York Avrasya Film Festivali’nde “En İyi Avrasyalı Kadın Sanatçı” ödülünü alarak bizi gururlandırdı. Ümmiye Koçak maddi yetersizliklerden dolayı Amerika’ya ödülünü almaya kendisinin gidemediğini ifade etti.

Bu denli başarılı bir Türk kadınına sağlayamadığımız maddi manevi destekten dolayı utanç duymalıyız. Bitmek tükenmek bilmeyen okuma aşkı ve azmiyle hepimize örnek olan Ümmiye Koçak ve daha nice başarılı kadınlarımızı desteklemek bizim görevimizdir. Asıl kahramanlar onlardır, onları unutmayalım.

Benzer içerikler için GlokalWeb‘i FacebookInstagram ve Twitter‘da takip etmeyi unutmayın!

Serap BOZOĞLU – ODTÜ Gıda Mühendisliği

Sosyal sorumluluk kategorisinden benzer yazılar:

Malala Yusufzay

Hikayeye Taliban oluşumundan başlamak istiyorum. Vikipedi’deki tanımına göre ‘’Çoğunluğu Afganistan’ın en kalabalık etnik grubu Peştunlardan oluşan Sünni İslamcı Grup’’, gerçek ise bu cümlenin arkasında ve çok acı.Taliban Rusya’nın geri çe…devamı için tıklayın.

Yazar Hakkında

İlgili Yazılar

Yorum Yazın