Önce biraz etkinlikten genel hatlarıyla bahsetmek istiyorum. Nedir bu StartUp İstanbul derseniz; Asya, Avrupa ve Afrika kıtalarından 100’ün üzerinde yarışmacıya, 1500’ün üzerinde katılımcıya, 200’ün üzerinde yatırımcıya ev sahipliği yapan, ülkemizdeki en büyük girişimcilik yarışması denilebilir. Günümün nasıl geçtiğine gelecek olursak;

İstanbul’a geleli daha 10 saat olmadan bir anda kendimi serin bir pazartesi  sabahı Taksim Meydanı’nda buldum. Lütfi Kırdar Kongre Merkezi’ne  girdiğimde ise bütün o sabahın serinliği yerini projelerini, ürünlerini harıl  harıl katılımcılara ve yatırımcılara anlatan yarışmacılara, yeni yatırımlar  için  gözlerini dört açmış yatırımcılarla girişim danışmanlarına ve  girişimcilikle ile  ilgilenen akademisyenlere bırakmıştı. Etkinlik Pazartesi  gününde speed  networkingle başladı. Yaklaşık 45 dk boyunca aklımın  ucundan bile  geçmeyecek düşünceleri hayata geçiren girişimcilerle ve  ileride bana bu  konuda yol göstereceğini düşündüğüm insanlarla konuşarak, tanışarak geçirdim. Ama gün asıl saat 10’da başladı diyebilirim. Ülkemizde bu alanda ismi ilk akla gelenlerden Erhan Erkut’un açılış konuşmasıyla başlayan seminerler silsilesi girişimciliğin kurucularından sayılabilecek Steve Blank’le devam etti. Steve’in girişimcilik geçmişi taa 80’lere dayanıyor, bu kadarını söylesem yeterli sanırım. Daha sonra yine etkinliğin ağır toplarından 500 Startup’ın kurucusu Dave McClure, Teruhudi Sato ve Microsoft’tan John Shewchuk derken öğle molasına gelmiştik. 3 saatin nasıl geçtiğinin farkına bile varmadım.

Öğle sonrası seansa ise bütün etkinlik boyunca en çok etkilendiğim kişi olan Steli Efti’yle başladı. Sadece 15 dakika içinde bu konuda yeni başlayanlara verilecek ne kadar tavsiye varsa verdi sanırım. Yarışma finaline kadar yine 15’er dakikalık seminerlerle etkinlik devam etti. Finalse başlı başına bir etkinlikti. 100 yarışmacı arasında finale 17 tanesi kalabilmişti. Hepsi tek tek sahneye çıkarak projelerini tanıttılar. Genelde finale kalan projeler iş dünyasının yükünü azaltmaya yönelik girişimlerdi. Halkla ilişkiler, muhasebe gibi konulara daha kullanışlı ve çabuk çözümler sunmuşlardı. Sosyal ağlardan, sanal tarıma kadar farklı girişimlerde vardı tabii ki. Bütün bu final heyecanı içinde en çok dikkatimi çeken şey ise Afrika finalistlerinin çokluğuydu. Ne kadar gelişmemiş bir kıta gibi gözükseler de içlerinde yatan cevherin farkına varmaya başlamışlardı. Bu arada ülkemizden finale hiçbir proje kalmayışı da üzücü ve bir o kadar ders alınması gereken bir gerçek. Derecelerden bahsedersek birincilik ödülü Kenyalı bir ekibe ait “nims”e, ikincicilik Endonezyalı gençlere ait “igrow”a, üçüncülük ise İranlı ekip “taskulu”nun oldu. Ama bana sorarsanız hala “igrow” un birinci olması gerektiğini düşünüyorum. Neden diyeceksiniz çünkü adamlar FarmVille’ı gerçek hayata uygulamışlar. Para, toprak ve çiftçiyi bir araya getiren bir platform oluşturup tarım yapıyorlar. Ütopya resmen. Bu arada finale kalan diğer girişimleri merak ettiyseniz StartUp İstanbul’un web sitesini ziyaret etmenizi öneririm. (http://startupistanbul.com/)

Son söz olarak her ne kadar ülkemizden bir projeyi finalde göremediğim için üzülsem de her anlamda başarılı bir etkinlikti. Gerek sponsorlarıyla gerek konuşmacılarıyla ve birbirinden başarılı projeleriyle dört dörtlüktü. Ah bunu kaçırdık ne yapalım şimdi derseniz etkinliğin organizatörleri ETOHUM’un bir sonraki etkinliği ise nisan ayında Antalya’da StartUp Türkiye olacak. Onun da en az bunun kadar güzel bir etkinlik olacağından eminim, kaçırmamanızı şiddetle tavsiye ederim.

Benzer içerikler için GlokalWeb‘i FacebookInstagram ve Twitter‘da takip etmeyi unutmayın!

Muhammet Şahin | ODTÜ Elektrik Elektronik Mühendisliği

”Sektörel” kategorisinden benzer yazılar:

Nutellasız Hayattan Nutellalı Hayata Geçiş

Hayatlarımızdaki en büyük enerjiyi mutluluk olarak tanımlarsak sanırım çok da yanlış bir şey yapmış olmayız. Mutluluğa ulaşabilmenin  de onlarca hatta yüzlerce yolu vardır ama … devamı için tıklayın.

Yazar Hakkında

İlgili Yazılar

Yorum Yazın