Hikayeye Taliban oluşumundan başlamak istiyorum. Vikipedi’deki tanımına göre ‘’Çoğunluğu Afganistan’ın en kalabalık etnik grubu Peştunlardan oluşan Sünni İslamcı Grup’’, gerçek ise bu cümlenin arkasında ve çok acı.

Taliban Rusya’nın geri çekilmesinden sonra Afganistan hükümetinin  zayıflıklarından yararlanarak ülkeyi kontrolü altına almış aşırı İslamcı bir  grup. Kelime anlamı ise ‘İslam öğrencileri’ olan Taliban, şeriat okullarından ve  mülteci kamplarından toplanan askerlerden oluşan aşırı İslamcı bir terör  örgütü. 1998 yılında başladıkları etnik temizlik döneminde binlerce kadına  tecavüz ettiler, 5.000-6.000 kişiyi ayrım yapmaksızın ‘etnik temizlik’ adı  altında öldürdüler. Kadınları kaçırarak seks kölesi olarak Afganistan’da ve  Pakistan’da sattılar. Kadını kısıtlandırmayı ve kimi zaman yok etmeyi erkekler  için bir saygı ve koruma olarak gördüler. 

Asıl hikayemiz ise Taliban’nın 1996-2001 yılları arasında kız çocuklarının eğitim görmesini yasaklamış olması ile başlıyor ve 1997 yılında Malala doğdu. 11 yaşındayken rumuz kullanarak BBC Blog’una, Taliban işgali altındaki kendi hayatını, Taliban’ın yaşadığı vadiyi kontrol altına alma çabasını ve Svat Vadisindeki kızların eğitim hayatlarını desteklemek konusundaki fikirlerini günlük şeklinde yazmaya başladı ve Malala Pakistanlı kızların sesini korkusuzca dünyaya duyurmaya başlamıştı.

Malala Yusufzay Pakistanlı kızların okula gitmesi için sürdürdüğü mücadele nedeniyle Taliban’ın ölüm listesine girdi ve Malala 9 Ekim 2012 tarihinde okuldan eve dönerken Taliban’ın düzenlediği silahlı saldırı sonucu başı ve boynundan vuruldu. 15 Ekim günü Birleşik Arap Emirliklerin’e ait özel bir hava ambulansı ile İngiltere’ye götürüldü. Malala 15 yaşındaydı. 

 Malala kurtuldu, tüm dünya onu tanıdı. Bu saldırının ardından hala cesurdu.  Çocuk hakları aktivisti olarak eylemlerini sürdürdü. 17 yaşındayken 2011  yılında ‘’Ulusal Barış Ödülü’’ ile onurlandırıldı, 2013 yılında Avrupa  Parlamentosu Saharov İnsan Haklarını Ödülü’ne layık görüldü. 

 Malala Yusufzay kızların eğitim hakları için Birleşmiş Milletler’de doğum günü  olan 12 Temmuz’da duygu yüklü bir konuşma yaptı: “Bir çocuk, bir öğretmen,  bir kitap ve bir kalem sadece bunlar tüm dünyayı değiştirebilir. Eğitim tek  çözümdür. Eğitim önceliktir.”

 Ve Malala Nobel Barış Ödülü’nü kazandı. 

Malala’nın hikayesi devam ediyor. Bugün 18 yaşında olan Malala’nın önünde upuzun bir ömür ve içinde kocaman bir yürek var.

Doğu ve Ortadoğu’daki kadın vahşeti, kadına değer verilmemesi ve kadının sömürülmesi dünyanın utanç kaynağı. Dünyada birçok kız çocuklarının eğitimini destekleyen kurum-kuruluş var. Yeterli değil!

Kadın-erkek ayrımı olmaksızın en öncelikli değerlerimizden biri kızların eğitimine katkı da bulunmaktır. Kızlarınızı, kız kardeşlerinizi, akrabalarınızı sınırlamayın, destekleyin! Çevrenizde önü kapatılmış bir kız çocuğu varsa, özellikle köylerde olan akrabalarınız için, ailesiyle konuşun, yardımcı olun, bilgi verin, destekleyin. Harekete geçip, işe kendi çevremizden başlayalım. İnsanlığa değer katalım!

”Biz” kendi kabuğumuza çekilirsek, gelişmemiş ülkelerdeki din ve kültür olgularının kadınları sömürmesine izin verirsek, en başta Türkiye olmak üzere tüm Doğu, Orta Doğu, Afrika, Uzak Doğu ve nice bölgelerdeki insanlığın ölümünü kendi gözlerimizle izlemeye devam ederiz.

Benzer içerikler için GlokalWeb‘i FacebookInstagram ve Twitter‘da takip etmeyi unutmayın!

Başak Ar | ODTÜ İşletme

”Sosyal Sorumluluk” kategorisinden benzer yazılar:

İdealist ve Adanmış Bir Ömür Türkan Saylan

Merhabalar sayın glokal okuyucuları.Bu yazımda, elimden geldiğince, sizlere Türkan Saylan’ın ülkeye katkılarını anlatacağım. Her ne kadar kendisini ülkemizde tanımayan, bilmeyen olmasa da … devamı için tıklayın.

Yorum Yazın