Hayatlarımızdaki en büyük enerjiyi mutluluk olarak tanımlarsak sanırım çok da yanlış bir şey yapmış olmayız. Mutluluğa ulaşabilmenin  de onlarca hatta yüzlerce yolu vardır ama bu yollardan en kolay olanın şahsi olarak çikolata olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim . Özellikle kadınlar için bir sorum olacak: “Kaç kere diyetlerinizi artık dayanamayarak koca bir çikolata paketini hemen bitirerek sonlandırdınız?”. Ben eminim ki çoğu kişinin cevabı “ÇOOOK” olacaktır. Burdan da anlayabileceğimiz üzere çikolata gerçekten de dünyadaki en güzel ve karşı konulamaz şeylerden birisi. Peki, çikolatanın ekmek üzerine sürebildiğimiz, geceleri kaşıkla koca bir kutusunu bitirebileceğimiz bir halinin de olması gerçekten de harika değil mi? Evet sevgili GlokalWeb okurları, bugün sizlerle canımız Nutella’mızın tarihini paylaşacağım.  Bu iştah açıcı girişten sonra tatlı konuşmanın zamanı geldi.

Nutella, 1946 yılında, İtalya’nın Piedmont bölgesinde yaşayan pasta şefi Pietro Ferrero tarafından geliştirilmiş bir fikre dayanır. 2. Dünya savaşı sebebi ile yaşanan kakao sıkıntısı, çikolata üretimini de çok azalttığından Ferrero, Piedmont bölgesinde bol miktarda bulunan fındığı çok, kakao ile şekeri ise daha az kullandığı, Nutella’nın ilk versiyonu olan, “Giandujot” ürününü geliştirdi. Bu ürün, çikolata barı şeklinde idi. Aslında bu nedenden dolayı Nutellanın çikolatadan neden farklı olduğunu rahatça anlayabiliyoruz, çünkü kakao ve şekerden ise fındık miktarını arttırmak Nutellanın tarihsel başlangıcı için büyük ve bir o kadar da farklı bir adım olmuştur.

Ve savaştan sonra yaratıcı bir kişiliği olan Pietro Ferrero’nun aklına ekmeğe sürülebilir Giandujot çikolatası üretme fikri geldi. Bu sayede ekmek üstüne kolayca sürülebilen, pürüzsüz bir yapıya sahip ve bol fındıklı kakao karışımı olan, Nutella’nın atası “Supercrema Giandujot” u geliştirdi. Savaş sonuna denk gelen bu tarih 1951 olarak bilinmektedir. Ayrıca şunu söylemek isterim ki Nutella’nın Nutella oluşu da net bir şekilde aslında bu tarihe dayanmaktadır.

 

Ünlü ustanın oğlu olan Michele Ferrero, babasının sezgilerini ve ayak izlerini takip etmeye karar verdi. Sayısız denemeden sonra mükemmel formülü bularak babasının mirasını bir üst seviyeye taşıdı… Bu geliştirilmiş formüle 1964 yılında ‘Nutella’ adı verildi! Kabul etmek gerekir ki Nutella’nın şu anki adını da almasıyla beraber, 1960’lı yıllardan itibaren tarihe damga vuran pazarlama stratejileri de hayata geçirilmiş oldu. Cam kavanozda satılan, ekmeğe sürülebilir kıvamdaki bu çikolata, 2 yıl gibi kısa bir sürede, başta Belçika, Almanya ve Fransa olmak üzere birçok Avrupa ülkesinin kahvaltı sofralarında eşsiz bir yere sahip oldu. Çikolatayı kahvaltıyla özdeşleştirmek ve Nutella’nın kahvaltı sofralarında git gide yaygınlaşmaya başlaması pazarlama açısından inanılmaz bir fayda sağlar hale geldi.

Nutella, adını almasıyla beraber sürekli büyüyen bir marka haline geldi. Sadece Avrupa’da değil tüm kıtalarda da bilinen bir marka haline geldi ve çıkardığı farklı boyuttaki ürünleriyle gıda sektöründe en üst düzey markalardan birisine dönüştü. Nutella markası özellikle 1998 Dünya Kupası’yla beraber spor kulüpleriyle daha sık anılmaya başlandı ve çoğu kulübe sponsor olmakla kalmayıp Şampiyonlar Ligi’nin de sponsorlarından birisi oldu.

Nutella’nın bu popülarite artışına ise ülkemiz Türkiye’nin tepkisi biraz geç oldu. Nutella Türkiye pazarına 1999 yılında girdi ve bu girişiyle beraber hızlıca en güvenilen ve tüketilen markalardan birisi haline geldi. Aslında Türk Mutfak Kültürü’nden uzak bir tat olarak kahvaltı sofralarında yer alsa da insanlar gerçekten çok hızlı benimsedi ve Nutella’yı kahvaltı sofralarımızın vazgeçilmezlerinden birisi haline getirdi.

Nutella’nın marka değerini bu denli hızlıca arttırmasının sebeplerinin başındaysa ürün kalitesini, özelliğini ve tadını radikal değişimler yapmadan sürekli geliştirmeye çalışmalarında gizlidir. Nutella 1950’li yıllardaki tadını şu an hala korumaktadır, bu nedenle ürününe güvenen bu şirketin Nutella’nın marka değeri üzerinde yoğunlaşması ve pazarlama stratejileri üzerinden Nutella’yı daha da büyütmeyi amaçlamaları daha kolay bir hale gelmiştir. Nutella’nın sırf farklı boyutlardaki kaplara konulmuş halleri bile ciddi bir inovasyon başarısı olarak ürün satışlarını katlamıştır.

Sonuç olarak, Nutella tarih boyunca çoğunlukla kendisini satan bir ürün olmuştur. İçinde kakao olan ve erimiş çikolataya benzeyen bir şey ne kadar kötü olabilir ki zaten? Bunun dışında Nutella’nın kahvaltıyla özdeşleştirilmesi, kaşıkla yenilebileceğinin reklamlarla beraber insanlara gösterilmesi gibi akıllı ve kalıcı hamlelerle Nutella bugünlere getirilmiştir. Kim bilir belki yarın yeni bir inovatif fikirle bayıldığımız Nutella tadı çok daha sevebileceğimiz bir şekille karşımıza çıkar.

Benzer içerikler için GlokalWeb‘i FacebookInstagram ve Twitter‘da takip etmeyi unutmayın!

Ozan Ersan | ODTÜ Endüstri Mühendisliği

”Sektörel” kategorisinden benzer yazılar:

Başarılı Bir Dijital Girişimci Olmanın 11 Adımlık Yol Haritası

Bugün bir dijital girişimci olmak isteyebilir, iş fikrinizi hayata geçirmek isteyebilirsiniz. Ancak bulduğunuz harika fikri hayata geçirmeden önce ya da günlük işlerinizin kolaylaşacağına dair bir rahatlığa kapılmadan önce şunu bilmeniz gerekiyor ki bu iş hiç de kolay değil. Öncelikle iniş çıkışlara, mücadeleye ve öğrenmeniz … devamı için tıklayın.

Yazar Hakkında

İlgili Yazılar

1 Yorum

  1. Mehmet Yılmaz

    Çok faydalı bir yazı olmuş. Yıllardır nutellayı severek ailecek yiyoruz. Nereden geldiğini kimin tarafından üretildiğini öğrendikten sonra daha da severek yiyeceğim. Teşekkür ederim…

Yorum Yazın