Tam bir yıl geçti Danimarka’ya Erasmus’a gitmemin üzerinden. Birkaç değişik duyguyu aynı anda yaşıyordum o zamanlar; az biraz sevinçliydim, yeni insanlarla tanışacağım, yeni yerler göreceğim, deneyimler kazanacağım için, biraz da hüzünlüydüm, sevdiklerimden ve son yılımı geçirdiğim üniversitemden ayrılacağım için. E heyecanlıydım haliyle. Danimarka kapalı kutuydu benim için. Bildiklerim İskandinav ülkesi olması, başkentinin Kopenhag olması ve birkaç basit bilgi ile sınırlıydı. Peki ya gideceğim şehir olan Odense? Hakkında tek bildiğim şey bir futbol takımının olduğuydu, ha bir de gideceğim üniversite tabii. Bu yüzden de tedirgin olmuyor değildim. Ama o dönemde Facebook’ta, üniversitenin yabancı öğrenciler için açtığı grupta Türk bir arkadaş bulup ondan aklıma takılan şeyleri sorduğumda rahatlamıştım biraz. Daha sonra gittim, çok farklı deneyimler edindiğim Erasmus hayatımı bitirdim ve geri döndüm. Döndüğümde Glokal’e Danimarka’daki deneyimlerimi anlatan bir yazı yazdım ve bunun sonrasında 2-3 kişi benimle iletişime geçti ve yeni dönemde Odense’e gideceklerini ve oradaki hayat ile ilgili bilgi edinmek istediklerini söylediler. Hatta bir okurumuz yazdığım yazının altına “Merhabalar. Çok yararlı ve güzel bir yazı. Ben de Erasmus staj programı ile Odense Üniversite hastanesinde 2016 yazında 2 ay staj yapacağım. Açıkçası Odense beni hem ürkütüyor hem de heyecanlandırıyor. Acaba orada yaşamı daha kolay hale getirmek için püf noktalar nelerdir? Bununla ilgili de bir yazı hazırlayabilir misiniz ?” yorumunu yapınca bu yazıyı kaleme alayım dedim. İşte karşınızda Danimarka, Odense rehberi.


1) Danimarka’ya gelmeden önce yapmanız gerekenler.

Unutmamanız gereken ilk şey Danimarka’ya vizenin en erken 1 ayda çıkması. İkinci en önemli şey ise uçak biletinizi alabildiğiniz kadar erken almanız. Yoksa çok yüksek miktarları gözden çıkarmanız lazım. Bir de bavul hazırlamak. Danimarka çok soğuk bir ülke, o yüzden bavulunuzu hazırlarken en sıcak giysilerinizi, botunuzu ve şemsiyenizi yanınıza almayı unutmayın. Ha dersiniz ki Ağustos’un sonu gidiyorum, gerek yok, gider ordan alırım, ama ilk gittiğiniz andan itibaren soğuk ve yağmurlu hava ile karşılaşabilirsiniz. O yüzden de gitmeden önce önleminizi alın derim. Bir de üniversitede dönemin ortası gibi farklı ülkelerdeki üniversitelerin, o ülkeden gelen öğrenciler tarafından tanıtılması için tanıtım günleri düzenleniyor. Üniversite size bilgi maili atıyor ve tanıtımı üstlenmenizi isteyip istemediğinizi soruyor. Eğer siz de bu işe gönüllüyseniz gitmeden önce ODTÜ polarlarınızı, üniversiteyle ilgili tanıtım yapabileceğiniz eşyaları bavulunuza eklemeyi unutmayın. Elinizden geldiği kadar da katılmaya çalışın etkinliğe, çok eğlenceli oluyor.


 2) Danimarka’ya ilk ayak bastınız.

 Üniversiteyi kazandınız, vizeniz çıktı, uçak biletinizi aldınız, bavulunuzu  hazırladınız, artık Danimarka maceranız başlıyor. Uçağınız Kopenhag  havalimanına indiğinde ve pasaport kontrolüne geldiğinizde çok farklı bir    ülkeye ayak bastığınızı o anda fark edeceksiniz. Birçok ülkeden farklı olarak  burada pasaport kontrolünden çok rahat bir şekilde geçeceğinizden eminim, sadece vizenizi göstermeniz ve orada kalacağınız adresinizi söylemeniz yeterli olacaktır. Pasaport kontrolünü geçtikten sonra bavulunuzu almak için 10 dakikalık bir yürüyüş yapmanız gerekiyor. Kaybolurum diye korkmayın, bir şekilde bulunuyor. Bavulunuzu aldınız, artık Odense’e doğru yola çıkma vakti gelmiştir. Kopenhag havalimanında tren garı, bavulunuzu aldığınız kısmın bir alt katında. Çıkıştan çıkıp, 40-50 metre ilerleyip sağda bulunan bilet ofisinden tren biletinizi aldıktan sonra artık Odense’e gitmeniz için bir engel kalmamıştır(bilet ofisi gece saat 11’e kadar çalışıyor). Tren biletleri biraz dudak uçuklatıyor ama. Koltuksuz bilet almak için 290 Kron (125 TL), koltuklu alabilmeniz için 30 Kron fazla ödemeniz lazım. Biletinizi aldıktan sonra hemen gidip treni beklemeyin derim, çünkü çok soğuk oluyor. Trenin gelme saatine 4-5 dakika kala orada olursanız yeterli olur sizin için.

3) Artık Odense’tesiniz.

Bir buçuk saatlik tren yolculuğundan sonra Odense’e geldiniz. Burada ilk yapmanız gereken şey tren garında (Odense Banegård Center) bulunan “Seven Eleven” mağazasından 50 Kron’a otobüs kartı alıp içine 100 Kron’luk gidiş yüklemeniz. Böylece 10 kullanımlık otobüs kartına sahipsiniz. Eğer bu kartı almazsanız tek gidişe 40 Kron’u gözden çıkarmanız gerekiyor. Üniversiteye başladıktan sonra üniversiteden öğrenci olduğunuzu bildiren yazıyı alıp, tren garından aylık biletinizi temin edebilirsiniz ki bu da 280 Kron’a denk geliyor. Aylık kartınızı aldıktan sonra 50 Kron’luk kartınızı iade edip paranızı geri alabilirsiniz. Eğer akşam saatlerinde Odense’e geldiyseniz ve yaşayacağınız yer şehir merkezinde değilse, eve gitmeden önce mutlaka atıştırmalık bir şeyler alın. Çünkü merkezden dışarıda market bulmak saat 22:00’dan sonra imkansız. Saat 23:30’dan sonra otobüslerin de çalışmadığını belirtiyim size. Bu arada tren garı dediğim, içinde kütüphane, internet kulüp, restoranlar ve market bulunan 3 katlı bir tren garı. İçinde bulunan internet kulübe çok acil işiniz yoksa gitmeyin derim, genellikle 12-18 yaş grubu Arapların counter oynayıp kavga ettiği bir yer. Eğer internete ihtiyacınız olursa yine aynı kata bulunan Giraffer restoranının ücretsiz internetini kullanabilirsiniz.

4) University of Southern Denmark’a ilk giriş.

Üniversiteye ilk girdiğinizde hayal kırıklığı ile karşılaşabilirsiniz. İlk yazımda bunun nedenlerini anlatmıştım, merak edenler bu linkten girip okuyabilirler. (http://glokalweb.com/2015/01/01/university-of-southern-denmarkda-erasmus-hayati/) Benim üniversitede yaptığım en büyük yanlışlardan biri ise oryantasyon gününe katılmayıp, Berlin’e gitmem olmuştu. Bu nedenle de üniversitenin hallettiği ikamet alma işini kendi başıma halletmek zorunda kalmıştım. Bu yüzden de oryantasyon gününe mutlaka katılın derim. Üniversite içinde bulunan ESN’e ve mailing sistemine de mutlaka üye olun. Üye olduktan sonra 50 Kron’a telefon hattınızı da oradan alabilirsiniz. Telefonunuza kontürü ise yine Seven Eleven mağazalarından temin edebilirsiniz. Üniversitede dikkat etmeniz gereken şey sıcak yemeğin sadece 12 ile 2 arasında verilmesi. Eğer bu yemeği kaçırırsanız dışarıda yemek yemek zorunda kalırsınız. Bunun dışında üniversitede çok fazla öğrenci kulübü olduğu söylenemez. Ama spor olanakları çok iyi olan bir üniversite.


5) Dersler

ODTÜ’ye ve Türkiye’ye kıyasla dersler kolay. Ama ders saatleri biraz insanın canını sıkabiliyor. Sabah 8’de başlayan dersler bazı günler akşam 6’ya kadar devam ediyor. Yani yorucu ve aç günlere hazırlıklı olun. Sabahın soğuğu da cabası. Ama derslere katılım zorunlu değil, bu nedenle eğer derse gidemezseniz çok üzülmeyin. Birkaç ders dışında sınavlar sadece dönem sonu final şeklinde oluyor. Bu nedenle de şimdiden gezmek istediğiniz şehirlerin uçak biletlerini ve hostelleri ayarlayabilirsiniz. Erasmus öğrencileri Ocak’a kadar kalmasınlar diye tüm finaller Aralık’ın 20’sine kadar bitiyor. Yani 1-20 Aralık dışında istediğiniz zaman Odense dışına çıkabilirsiniz.

 6) Odense’te nerde ne yenir, ne içilir?
 
 Danimarka’nın çok pahalı bir ülke olduğunu biliyorsunuzdur. Bu pahalılık  gıdada da aynı şekilde cep yakıyor. Eğer evde yemek yapacaksanız küçük  bakkallardan alışveriş yapmanız daha ekonomik olacaktır sizin için. Büyük  marketlerde poşet bile ücretli satılıyor çünkü. Musluk suyunun içilebilir  olduğu bir ülkede markette satılan suyun litresinin 25 Kron, yani 10 Tl’ye denk  geliyor olmasının mantığını bir türlü anlayabilmiş değilim. Ülkede en ucuz  olan şey ise herhalde bira. Üniversitede bile satılan biraları su yerine  tüketebilirsiniz.J Eğer Türk yemeklerini özlerseniz, şehir merkezinden 15  dakika yürüyerek Bergama restoranına gidebilirsiniz. Restoran işletmecisi  Fatih Abi’ye Türkiye’den geldiğinizi ve öğrenci olduğunuzu söylerseniz, açık büfe sınırsız yemek fiyatlarında %50’lik bir indirim sağlar ki bu da Danimarka şartlarına göre baya avantajlı olur sizin için. Eğer isterseniz eve de yemek götürmenize izin verir Fatih Abi. Yani sınırsın yer, içer 90 Kron yerine 45 Kron ödersiniz. Bir de size tavsiyem eğer güzel yemek yemek isterseniz tren garında bulunan Giraffen restoranına gidebilirsiniz. Özellikle steak yemenizi öneririm, çok lezzetli oluyor.

7) Odense hakkında genel bilgiler.

Bir önceki yazımda anlatmıştım, yine bir özet geçersem; Odense, şehir merkezi alanı ODTÜ Çarşı’dan İşletme Bölümü’ne kadar olan, stadyumu Devrim’den sadece 2000 fazla kapasiteli, en büyük alışveriş merkezi bir katlı, akşamları soğuk havası yüzünden sokakları bomboş olan, gece 12’den sonra eve gitmek için otobüs bulunamayan, taksilerin sadece telefonla aranarak çağırabilinen, nüfusu ise sadece 170.000 olan bir şehir. Yani bu şehirde çok da gezilebilecek bir yer yok. Eğer alışveriş yapmak isterseniz tek bir alışveriş merkezi var bu şehirde ve akşam saat 7’ye kadar çalışıyor. Bunun dışında şehir merkezinde bulunan 10-15 tane mağazadan da alışveriş yapabilirsiniz. Şehrin en büyük özelliği ise bisikletleri ve bisiklet yolları. Eğer siz de bisiklet almak isterseniz Facebook’ta ikinci el bisiklet sayfalarına girip 400-500 Kron’a alabilir, geri döndüğünüzde yine aynı fiyata satabilirsiniz. Tabii bisikletiniz geri dönene kadar çalınmazsa. Ha bir de sinüzit olma olasılığınızı da unutmayın. Ben oldum çünkü.J

Bu anlattıklarım eminim ki Odense’teki hayatınızı biraz da olsa kolaylaştıracaktır. İki-üç haftanın sonunda zaten alışacaksınız. Tüm Odense yolcularına eğlenceli, bol gezmeli ve öğrenmeli bir Erasmus hayatı diliyorum. Unutmayın, 6 ay çok hızlı geçer, ama öğrendikleriniz, gördükleriniz bir ömür boyu aklınıza kazınır ve sizin için büyük bir tecrübe olur. Bu yüzden de bu 6 ayın değerini bilin, iyi değerlendirin. Dersleri de çok takmayın, bir şekilde geçiliyor.

Manaf Khudiyev | ODTÜ İşletme

Benzer içerikler için GlokalWeb‘i Facebook, Instagram ve Twitter‘da takip etmeyi unutmayın!

”Pusula” kategorisinden benzer yazılar:

Uyumayan Şehir: New York!

Fırsatlar şehri, ‘I love NYC’ ya da ‘The City that doesn’t sleep!’. Bu şehir hayal ettiğinizden bile daha guzel. New York sokaklarında dolaşırken kendinizi film setindeymiş gibi hayal edebilirsiniz. Sokaklarda dolaşırken ünlü isimleri görebilir … devamı için tıklayın.

Yazar Hakkında

İlgili Yazılar

Yorum Yazın