Ülkemizde ve dünyada üstün zeka ve üstün yetenek konusunda büyük potansiyellere sahip olan çocukların sayısı oldukça fazla. Merak eden, soru soran, ilgileri olan ve kendini geliştirmeye açık çocuklar potansiyellerinin farkına varılmaması halinde yanlış eğitimler alıyor ve olması gerektiğinden daha farklı hayatlara sahip oluyorlar. Yıllardır “gelişmekte olan” bir ülke olarak bunun bizim için oldukça önemli bir problem olduğunu düşünüyorum. Bu noktada güzel bir geleceğin mutlu ve başarılı bireyler yetiştirmekle olacağının farkına varmak, bu doğrultuda neler yapılabilir diye düşünmek ve harekete geçmek gerekiyor. Lisede aldığım eğitim derslerinin de etkisiyle, bu benim birkaç yıldır ilgimi çeken ve üzerine düşündüğüm bir konuydu. Bu yüzden staj görüşmesine gittiğim bir şirketin “Türkiye Zeka Vakfı bünyesinde çalışmak ister misin?” sorusu beni çok heyecanlandırmıştı. Bu süreçte bir şeyler öğrenmekle kalmayacak, sevdiğim, ilgimi çeken alanlardan birinde çalışacaktım.

Vakıf hakkında biraz sohbet edip, sonrasında biraz araştırma yapınca heyecanım daha da arttı. Önce biraz vakfın yaptıklarından bahsetmek itiyorum. Türkiye Zeka Vakfı zihinsel süreçler alanının ülkemizdeki en önemli temsilcisi ve ilgili taraflarından biri. Kuruluş amacı ülkemizin bilgi toplumuna dönüşüm sürecine katkı sağlamak olup, bilgiye, bireye, zekaya ve entelektüel değerlere daha fazla önem verilmesi için ulusal ve uluslararası düzeyde çalışmalar yapmaktadır. Bu amaç doğrultusunda, vakfın kurucularından olan Milli Eğitim Bakanlığı, TÜBİTAK, Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Gençlik ve Spor Bakanlığı ile birlikte hareket etmektedir. Oyun Çocuk, Akıl, Bilgi ve Zeka Üzerine Konuşmalar, Eğitimde Zeka ve Yaratıcılık gibi basılı yayınların yanında, Zeka ve Yetenek Kongresi, Oyun, Soru Maratonu gibi etkinlikler yaparak, özellikle aile ve öğretmenler tarafından zeka ve yeteneğin zamanında farkına varılması ve eğitim modelinin ona göre kurgulanması konularında aydınlatırken, aynı zamanda üstün çocukların psikolojilerini anlamak ve onlara olan yaklaşımlarını bu doğrultuda belirlemek açısından aydınlatıcı bir araç olmuştur.

Biraz geriye gidecek olursak, görüştüğüm şirket bir yazılım şirketi olduğu için zeka ile bağlantısının ne olduğunu başta anlayamamıştım. Zamanla, orada yapılan şeylerin de çocuğun zekayı geliştirmek adına olduğunu öğrendim. Mesela Brainquire adlı bir beyin egzersizi platformu yapmışlar. Site, zihinsel yetenekleri keşfetmek ve geliştirmek amacıyla hazırlanmış görsel, hafıza, sayısal, mantık, dikkat gibi kategorilerde birçok zeka oyununu içeriyor.

GÖRSEL 2

Küçük yaşlarda beyin gelişiminin ne kadar önemli olduğunu hepimiz biliyoruz. Bu yüzden annelere, çocukları iki yaşına gelene kadar onlara bol bol kitap okumaları önerilir. Sonrasında işler biraz daha karmaşık hale gelmeye başlıyor. Özellikle üstün zekalı bir çocuğa sahipseniz… Bu yüzden, vakfın en yararlı bulduğum ve organizasyonunda da görev aldığım etkinliği III. Zeka ve Yetenek Kongresi için şimdiden fazlasıyla heyecanlıyım.

Kongrenin amacı üstün zeka ve yeteneğe sahip bireylerin tespit edilmesi, izlenmesi, eğitilmesi ve desteklenmesine ilişkin sorun ve önerilerin toplu olarak ele alınması. Alanında uzman kişilerin konuşmaları, eğitici ve öğretici atölye çalışmaları, paydaşların, alan dışı isimlerin oluşturduğu paneller, özgün fikir ve projeler ile iyi uygulamalar ve projeler oturumları gibi dolu bir içeriğe sahip, zeka ve yeteneğe dair her şeyin konuşulduğu bir etkinlik Zeka ve Yetenek Kongresi. Geçtiğimiz yılki kongrenin konuşmacılarından bazılarının hoşuma giden sözlerini paylaşmak istiyorum.

Emrehan HALICI: Salt üstün zeka/üstün yetenekli çocuklar için değil tüm bireyler için eğitim sistemimizde topyekûn bir dönüşüme gerek var.
Doç. Dr. Sinan CANAN: Beyni anlama çabası, aslen insanın kendini anlama çabası ve bu 1,4 kilogramlık et parçası, evrendeki en karmaşık nesne.
Prof. Dr. Ferhunde ÖKTEM: Üstün zekalı çocuklar, mutlaka uyum sorunu çekecek diye bir kural yok. Doç. Dr. Sinan CANAN: Beynimiz duygusal bağ kurmadan öğrenemez.
Emrehan HALICI: Yüksek katma değerli, yerli, yenilikçi üretim hedefi için zeka ve yetenek alanını bir ülke politikası olarak ele almalıyız.
Ezel AKAY: İnternetin çok büyük bir insani devrim olduğuna inanıyorum. Toplu zekamız sürekli olarak yükseliyor, yükselmeye devam edecek.
Prof. Dr. Yankı YAZGAN: Sosyal hayattaki yetenek ve zeka, dış ortam ile beynin faaliyetleri arasındaki uyum ve iletişimle doğrudan ilgili…

GÖRSEL 3

Bu yıl da Türkiye Zeka Vakfı ve Orta Doğu Teknik Üniversitesi Eğitim Fakültesi iş birliğinde 24-25 Ekim 2015 tarihlerinde ODTÜ’de gerçekleşecek olan III. Zeka ve Yetenek Kongresi’nde Doç. Dr. Selçuk Şirin, Doç. Dr. Sinan Canan, Dr. Özgür Bolat ve Serkan Karaismailoğlu gibi isimler; önce tahayyül, beyin ve zihin arasındaki kayıp bağlantılar, zeka tek başına neden yeterli değil, yetenek gerçekte nasıl gelişir, beynin cinsiyeti gibi konularla yer alacaklar.

Çocukların üstün zeka ve yeteneğe sahip olduklarını nasıl fark edeceğiz, fark ettikten sonra neler yapacağız, kimlerden yardım alabiliriz, okulda neler olacak vb. sorularınıza cevap bulabileceğiniz, Türkiye Zeka Vakfı tarafından düzenlenen III. Zeka ve Yetenek Kongresi sizleri bekliyor!

Siz de görüşlerinizi paylaşabilir, yeni gelişmelerden haberdar olabilir, atölyelere katılarak öğrendiklerinizi günlük yaşamınızda da kullanabilirsiniz.

Evential

Özgen Polat | ODTÜ İşletme

”Yaşam” kategorisinden benzer yazılar:

Henüz Tam Keşfedilmeden Denemeniz Gereken 7 Dünya Mutfağı

Ülkelerin kültürlerinin, gündelik yaşamlarının ve tarihlerinin büyük bir parçası yemeklerine yansımakta; bu lezzetleri ve yemek kültürlerini keşfetmek ise ayrı bir keyif! Şimdi gelin yeni ve herkesçe keşfedilmemiş … devamı için tıklayın.

Yorum Yazın