Merhabalar Çiğdem Hanım, öncelikle bize kendinizden bahseder misiniz?

Çiğdem Hanım: Merhaba, ben Ankaralıyım. Bilkent Üniversitesi İktisat Fakültesi’nden 2006 yılında mezun oldum. 8 yıldır finans sektöründe çalışmaktayım. Kariyerimin İlk üç yılında Deloitte’te uzman denetimci olarak çalıştım, sonrasında Unilever’e katıldım. 5 yıldır Unilever Finans Departmanı içerisinde çeşitli rollerde görev almaktayım. Aralık başında rolüm yeni değişti, gıda kategorisinden sorumlu müdür olarak atandım. Türkiye, Rusya, Israil, Kuzey Afrika, Orta Asya bölgelerinden sorumluyum.

Tam olarak bu bölgelerdeki sorumluluğunuz nedir?

Çiğdem Hanım: Gıda kategorisindeki markalarımızın sürdürülebilir ve karlı şekilde büyümesi için finansal analizler yapıyorum ve bunları pazarlama ekipleri ile paylaşarak stratejik kararların alınmasında etkin rol oynuyorum. Unilever’de inovasyon çok önemli olduğu için, tüketici ihtiyaçlarına uygun yeni ürünler yaratılırken satınalma, arge, tedarik zinciri ve pazarlama ekipleri ile yakın temas halinde çalışıyorum, ürün ve portföylerin finansal analizlerini yapıyorum. Ayrıca, gıda markalarımızın uzun vadeli stratejik planlarını çalışıyorum. Pazarlama ekipleri ile beraber oluşturulan pazarlama harcamalarının bütçelerini oluşturup, yıl içerisindeki takibini yapıyorum.

Siz uluslarası gıda kategorisinde finans müdürüsünüz. Unilever’in başka ülkelerdeki piyasa değeri nasıl?

Çiğdem Hanım:  Unilever; Hollanda ve İngiltere’de kote bir şirket. Hızlı Tüketim sektoründe rekabetçi konumunu koruyan ve hissedarlarına yarattığı değeri maksimize etmeye çalışıyor. Faaliyet gösterdiği 4 farklı kategori de (Ev ve Kişisel Bakım, Gıda, Dondurma ve Çay), farklı coğrafyalarda çalıştığı için riski dağıtabilen bir şirket.Tek bir işletmeniz olsa, bulunduğunuz coğrafya ya da ekonomik koşullar nedeniyle işiniz kötüye gidebilir, ancak Unilever, 190 ülkede, farklı kategorilerde iş yaptığı için aslında riski dağıtılmış bir portföye sahip. Bu da hissedarları Unilever hisselerini almaya yönelten bir unsur.

Unilever’in diğer FMCG şirketlerinden farkı nedir?

Çiğdem Hanım:  Unilever çalışanına çok değer veren ve çalışanının gelişimini ön planda tutan bir şirket olduğu için diğer FMCG şirketlerinden farklı olduğunu düşünüyorum. Örneğin; çalışanının sağlığına çok dikkat ediyor. Şirket içinde sürekli bu tarz bilgilendirmeler ve belirli aralıklarla sağlık testleri yapılıyor. Çalışanları arasında kadın erkek eşitliğini esas alıyor. Nitekim, bu sebeplerle 2014 yılında tüm sektörlerde en çok çalışılmak istenen şirketler sıralamasında Unilever birinci seçilmiş durumda. Benzer şekilde, kadın çalışanlara sorulduğunda, çoğunluğu Unilever’de çalışmak istediğini söylüyor. Unilever çalışanına değer verdiğini hissettiren ve çalışanının gelişimini ön planda tutan, gelişim alanlarını belirleyen; bunun için eğitimler veren bir şirket. Ayrıca çalışanlarına henüz kariyerlerinin erken safhalarında bile kontrol edilebilir riskler alarak ek sorumluluklar veriyor ve kişinin kendisini geliştirmesini sağlıyor. Benim tercih etme sebeplerimden biri buydu.

image001

Onun dışında yaptığı iş olarak bakacak olursanız, her gün 190 ülkede 2 milyon kişiye bire bir dokunan bir firmanın parçası olarak çalışıyorsunuz.  Ürettiği ürünler kişisel bakım, gıda, ev temizliği kategorilerinde. Dolayısıyla ürünler, hayatın çok içerisinde ve insanların hayatını iyileştirmeye yönelik.  Bunun dışında, şirket 2020 yılına geldiğinde cirosunu ikiye katlamayı hedefliyor, ancak bunu yaparken çevreye verdiği etkiyi de yarıya indirmek gibi bir sürdürülebilirlik ajandası var. Bu konu üzerine çok eğiliyor.

Örneğin gıda kategorisinde,  tedarik ettiğimiz her türlü ham maddenin %100  sürdürülebilir kaynaklardan temin edildiğini garanti etmek gibi bir vizyon çizmiş durumda ve bu çok ciddi bir maliyet yaratıyor. Çay tedariği yaparken çay fidelerinin %100 sürdürülebilir olduğundan emin olma gibi bir hedef koymuş durumdayız. Bunu yapabilmek için de çiftçilerin eğitilmesi gerekiyor. Toprağın verimliliğinin araştırılması gerekiyor. Yani siz sadece üretip geçebilir ve o karı elde edebilirsiniz; ama Unilever onu orda bırakmıyor. Çevreye verdiği etkiyi azaltmayı amaçlıyor ve tedarikçisiyle birlikte büyümeyi hedefliyor. Bunun için de elini taşın altına koyuyor. Böyle bir sosyal sorumluluk bilincini benimseyen bir şirketle çalışmak insanı mutlu ediyor. İyi bir şey için aslında o kadar zamanınızı harcıyorsunuz. Bence Unilever’i diğer FMCG firmalarından farklılaştıran konular bunlar.

Unilever’in topluma karşı olan bakış açısı nasıl ve içerisinde bulunduğu ortamı daha iyiye götürmek için sosyal sorumluluk projeleri var mı?

Duygu Hanım: Tabii ki. Unilever’in mottosu dokunduğu her hayata canlılık katmak. Doğrusu, bu da vitality vizyonu. Günde 2 milyar insanın hayatına dokunuyoruz. Onlara sağlıklı, düzgün, sosyal sorumlu ve hayata değer katan bir şekilde dokunmaya çalışıyoruz.

Başak:  Sosyal sorumluluk projelerini de çalışanlar hep birlikte yapıyor sanırım.

Duygu Hanım: Aynen. Mesela kendimden örnek veriyim.  Bizim,  ‘Eğlen, Öğren, Hijyen’ diye bir kampanyamız var. TEGEV ile ortaklaşa yapıyoruz. Ben de orda bir gönüllüyüm. Bu, Domestos’un sponsor olduğu bir proje. Derinlemesine bakıldığında,çocukların birçoğu temel hijyen eğitimini almadığı için erken yaşta hastalıklara kapılıyor. Bazıları da kötü koşullardan ötürü hayatını kaybediyor. Dolayısıyla, Unilever’in de çalışanlarıyla birlikte Tegev’de gönüllü olarak çocuklara eğitimler düzenliyoruz. İkişer saatlik seanslarla oyun anlamında da eğlenerek onlara temizliği, hijyeni öğretmiş oluyoruz.

Unilever_Food_Solutions-300x1201

Çiğdem Hanım: Bunun dışında Unilever Food Solutions’ın ‘Gıda Atığını Önleyelim’ projesi ile ev dışı tüketim pazarında hem sektördeki gıda atığını önlemeyi ve profesyonel mutfakları daha verimli hale getirmeyi, hem de doğaya olan olumsuz etkiyi azaltmayı hedefleyen bir amacı var. Sadece çalıştığı müşterilerle değil şirket içinden de katılım sağlayarak, gıda atığının nasıl azaltılabileceğine dair aksiyonlar alıyor, insanlardaki bilinci arttırmayı hedefliyor.

Unilever finans departmanı çalışanlarında hangi özellikleri arıyor, işe alım sürecinde nelere dikkat ediyorsunuz?

Çiğdem Hanım: Öncelikle not ortalamasına bakmıyoruz. Biz gerçekten finansta kariyerini geliştirmek isteyen, bu istekle yola çıkan kişileri arıyoruz. Unilever’in içinde bulunduğu sektördeki en iyi finans ekibi olma gibi bir hedefi var. Bütün Finans ekibi olarak bunu oldukça içselleştirmiş durumdayız. Bu vizyonda çalışırken de geleceğin liderlerini aramızda görmek ve onların gelişimlerine katkıda bulunmak istiyoruz. Bu liderlerde ne tip özellikler arıyoruz?

1-Finansta çalışmayı isteyen

2- Analitik zekası olan

3-Karmaşık dataları analiz edip oradan anlamlı sonuçlar çıkarabilen

4-Karar alma mekanizmasında etkin olacak, iş ortaklarına bu analizleri sunabilecek ve yön gösterebilecek kişileri arıyoruz.

Çünkü yeni dünyada finansın rolü sadece bütçe ve raporlamadan ibaret değil. Finans ekiplerinden beklenen üst yönetime ışık tutması ve yön çizmesi. Özellikle FMCG sektörü gibi çok dinamik ve rekabetin yüksek olduğu bir sektörde çalışıyorsanız, çalışanların da dinamik, tüketicilere yakın, değişen koşullara hızlıca adapte olabilen, iyi birer takım oyuncusu olmaları gerekiyor. O nedenle pazarlama, satış, tedarik zinciri gibi iş ortaklarımızla yakın temasta çalışabilecek, onlardan aldığı bilgileri analize dökebilecek ve bunlarla karar almada etkin rol oynayabilecek kişileri arıyoruz.

3. sınıf ve master 1. sınıf oğrencileri staj başvurusunda bulunabiliyor. Yeni mezun arkadaşlarımız ise Unilever Future Leaders Programme’ına başvurabiliyorlar. Başvurdukları departmanda çalışan bir yönetici ve insan kaynakları uzmanı ile gerçekleştirecekleri mülakat sonrası olumlu sonuç alırlarsa bir gün sürecek ‘Selection Board’ a katılıp çeşitli vaka analizleri çözüyorlar ve aynı gün içerisinde olumlu veya olumsuz sonucu kendilerine bildiriyoruz. UFLP programı içesinde 3 aylık zorunlu satış rotasyonu yapılıyor.Bunun yanısıra, performans ve isteğe bağlı olarak yurt dışı rotasyonları da söz konusu olabiliyor.

Finans departmanındaki basamaklar nasıl?

Çiğdem Hanım: Unilever’de herkes kendi kariyerinden sorumlu ve herkesin farklı rotası olabilir. Bu sizin kişisel gelişim alanınıza ve şirketin ihtiyaçlarının uyuşmasına bağlı. Kendimden örnek verecek olursam; Unilever’de ilk olarak yönetim raporlaması departmanında işe başladım. İki yıl çalıştıktan sonra dondurma kategorisinden sorumlu finans müdür yardımcısı olarak pazarlama ekiplerine business partnerlık yaptım. Sonra bütün kategorilerden bağımsız olan bir proje rolüne geçtim ve çeşitli finansal projeleri yönettim. Şimdi de gıda kategorisinden sorumlu olarak daha global bir rolde çalışıyorum. Duygu’ya sorucak olursanız bambaşka bir rotası var.

Duygu Hanım: Şirket içerisinde Çiğdem Hanım’ın dediği gibi belli bir rota yok. 2-3 sene içerisinde farklı pozisyonlarda kariyerinizin yönlendiği, sizin için gelişim alanı olan, performansınıza bağlı ve şirket içindeki fırsatlarla da örtüşen bir kariyer yolu kat ediliyor. Ben şu an finansal raporlama müdürü olarak çalışıyorum.

Son olarak ikinize de sormak istediğimiz bir sorum var, çalışırken yaşadığınız zorluklardan bahsedebilir misiniz?

Duygu Hanım: Anlık değişiklikler oluyor. Finans tüm aksiyonları anlık sonuca ulaştıran bir departman. Dolayısıyla gün içerisinde çok farklı kararlar alınabiliyor. Çok hızlı şekilde analizler yapmanız  ve karar alma mekanizmasına etki etmeniz gerekebilir. En yoğun yaşadığınız şey oradaki baskı. Onun haricinde işler standarda bağlı. Dediğimiz gibi takım oyuncusu olmak çok önemli ve de ekibinizi yönetebilmek. Dolayısıyla insan ilişkilerinde iyi olmanız gerekiyor. Bu durum iş sonuçlarına da etki ediyor. Doğal süreç içerisinde o ilişkileri iyi yönetmek de kritik.

Zaman ayırdığınız için çok teşekkür ediyorum.

 IMG_2859-300x225

 

Benzer içerikler için GlokalWeb‘i FacebookInstagram ve Twitter‘da takip etmeyi unutmayın!

Başak AR – ODTÜ İşletme

Röportajlar kategorisinden benzer yazılar:

Mustafa Seven ile Sokak Fotoğrafçılığı

Mustafa Seven: Dijital dönemden önce sadece fotoğrafçılar ve fotoğrafla ilişkisi bulunan insanlarla sınırlı küçük bir topluluktuk aslında. Sosyal medya fotoğrafla ilişkisi sadece izlemekle sınırlı olan kitlelere de ulaşmamı sağladı ve ciddi bir oranda faydası oldu…devamı için tıklayın.

 

Yazar Hakkında

İlgili Yazılar

Yorum Yazın