Bu yazımda politikada kullanılan reklam yöntemlerinden bahsedeceğim. Politikadaki reklamlara kısaca propaganda denir. Peki propaganda nedir? Propaganda başka insanların kabul etmesi ve beğenmesi istenen şeyin övülerek takdimidir. Bu şey siyasi bir fikir, ideolojik bir görüş, bir inanç veya ekonomik bir olay olabildiği gibi kültürel, turistik ve sportif  de olabilir. Propaganda bir doktrini yaymak, hedef millet veya kitleyi fikren kazanmak, karşı tarafın  zihin ve psikolojisini arzu edilen tesire tabi kılmak için, teşkilatlı ve devamlı bir surette telkinlerde bulunmak ve faaliyet göstermektir. Daha kısa bir tarifle; propaganda bir fikrin, her  çeşit vasıtadan istifade etmek suretiyle, hedef kitleye aşılanmasıdır.

pro

Biraz da propaganda tekniklerinden bahsetmek istiyorum.

İlk teknik isim takmak: Propagandacı, karalamak istediği kişiye ya da gruba kötü isimler takar. Düşmanı bir “yılan” ya da “örümcek” gibi isimlerle anmak propagandacının çok kullandığı bir tekniktir. Eğer bir kişiye ya da bir gruba çirkin isimler takılmışsa size propaganda yapıldığını fark edebilirsiniz. Siyasetçiler de bu tekniği kullanırlar, rakiplerine küçük düşürücü sıfatlar takarak kitlelerin duygularıyla oynarlar.

İkinci teknik ise genellemeler yapmak. Vatan”, “millet”, “şeref”, “ahlak” gibi kimsenin kolay kolay itiraz edemeyeceği kavramlar kullanılır. Kendi düşüncelerini bu kavramların içine gizleyerek yaymaya çalışılır.

Üçüncü yöntem, simge kullanmak. Bu teknik bayrak ya da dini kitap gibi insanların ortak değerlerini kullanarak yapılır.

Dördüncü teknik ise toplumun beğenisini ve saygısını kazanmış ünlüleri kullanmak. Geniş kitleler ünlülerin söylediklerine daha duyarlı olurlar ve onların dile getirdiklerine inanma eğilimi içinde olurlar.

Beşinci yöntem de propagandacı sıradan inşaların başına gelmiş olayları “örnek olay” olarak anlatır. Aslında her biri birer istisna olacak kadar az rastlanan olayların tahminimizden daha yaygın olduğunu kanıtlamak ister. Bizim henüz çevremizde görmediğimiz bu olayların, biz farkında olmadan çok yayılmış olduğunu söyleyerek bizi korkutur.

Altıncı teknik,  bazı verileri abartmak ya da çarpıtmak. Bizim bilgimiz olmayan rakamları bizim endişe duyacağımız şekle sokar.

Yedinci yöntem ise propagandacı hiçbir kanıt göstermeden kendi fikrinin büyük çoğunluk tarafından benimsendiğini iddia eder. Propagandacı hepimizin içindeki “sürü psikolojisine” hitap ederek bizim de herkes gibi düşünmemizi ister.

Sekizinci yöntem, propagandacı çok güçlü ve abartılı ifadeler kullanır. Bunlar hiçbir kanıtı olmayan klişe laflardır; ama çok sık söylendiğinde insanların belleklerine kazınır ve etkisi yüksek olur.

prop

Dokuzuncu teknik, propagandacı kendi fikrini anlatırken kutuplaşma yaratır. Olayları, insanları ve fikirleri siyah-beyaz uçlarda anlatır. Propagandacının dilinde gri renk yoktur. Sizi de bir kutbu seçmeye zorlar.

Onuncu yöntem ise propagandacı dost ve düşman yaratır. Sizin de derhal seçiminizi dosttan yana yapmanızı ister. Seçim yapmakta zorlanıyorsanız düşmandan yana olduğunuz gibi bir sonuç çıkarmaya çalışır.

Her gün defalarca maruz kaldığımız propagandanın etkilerinden olabildiğince sıyrılmak da mümkündür. Ancak burada eleştirel yaklaşmak ve haberin kaynağını araştırmak gereklidir. Tabi propagandanın nasıl hazırlandığı karşımıza nasıl getirildiği ve sunulduğunu bilmek de ona karşı bizi biraz daha güçlü kılacaktır.

 

 

Benzer içerikler için GlokalWeb‘i FacebookInstagram ve Twitter‘da takip etmeyi unutmayın!

Aytunç UZ – ODTÜ İşletme

Yaşam kategorisinden benzer yazılar:

Dev Aplikasyonların Girişimcilik Süreci

Milyonlarca kişi tarafından kullanılan mobil uygulamaların başarı hikayeleri gerçekten birer hayat dersi niteliğinde. Kurucularının yaşam hikayeleri, geçtikleri süreç ve karşılaştıkları zorluklar onlar için büyük bir engel teşkil etse dahi hiçbir zaman pes etmediler. Sonunda milyar dolarlık değere…devamı için tıklayın.

 

Yazar Hakkında

İlgili Yazılar

Yorum Yazın