Hepimiz aksiyon ya da macera filmlerini severek izleriz, hatta komedi veya romantik türdeki filmlerdeki en ufak bir aksiyon sahnesi bile hemen ilgimizi çeker. Büyük merakla izlediğimiz bu filmlerin çekim aşamalarında aslında ne kadar büyük zorluklar yaşandığından, oyuncuların geçirdiği kazalardan ve kaza sayısını en aza indirmek için oyunculara yardımcı olan insanların varlığından ve çalışmalarından çoğumuzun haberi bile yok. Ama aslında o sahnelerin arkasında çok uzun çekim saatleri, bir çok sakatlık ve bir sürü kırık kemik yatıyor. Oyuncuların çoğu başlarına gelebilecek kazalardan ve sakatlıklardan korunabilmek için dublör kullanıyor ve biz bütün o tehlikeli sahnelerin, patlamaların, yüksek binalardan atlamaların, dövüşlerin gerçek kahramanlarını aslında göremiyoruz.

Birçoğunu tanımasak da yaptığı işlere ünlenen ve aksiyon filmlerinin aranılan dublörleri haline gele birkaç isim var. Mesela Rick Sylvester, James Bond’un önemli dublörü, dublörlük yaptığı filmler sayesinde isminde çok söz ettirmiş zamanında. The Spy Who Loved Me filmindeki kayalıklardan atlama sahnesi için 3 hafta boyunca gökyüzü dalışı eğitimi alan Sylvester’ın atladıktan sonra kazasız bir şekilde yakalanması için bile $500.000 harcanırken ünlü dublörün bu tehlikeli dalış sonrasında aldığı miktar ise sadece $30.000. Yaptığı işlerle en iyi dublörler arasında sayılan Sylvester’ın adı ise şimdilerde sadece meraklıları tarafından biliniyor.

Kadın dublörler arasında en bilinenlerinden olan Michelle Yeoh ise Jackie Chan’in filmlerinde oynayıp kendi dublörlüğünü yapmasına izin verilen tek kadın oyuncu olarak biliniyor. Die Hard, X- Men, Iron Man, Avatar, Transformers ve Spider-Man gibi birçok filmde dublörlük yapmış olan 40 yaşındaki Collin Fallenweider ise ilk olarak Acemi Prenses 2 filminde bir at tarafında yoldan atılan askeri oynadıktan sonra Hollywood’un aranılan dublörleri arasına girmiş ve Daniel Craig, Bruce Willis, Kevin Bacon gibi birçok ünlü isimle çalışma fırsatı yakalamış.

Son olarak da geçtiğimiz yıllarda birçok büyük projede yer alan ve Hollywood’un yıldızlarıyla çalışan Bobby Holland Hanton ise Christian Bale için Batman, Daniel Craig için James Bond ve Chris Hemsworth için Thor olarak karşımıza çıkmış. Tabii ki de bu filmlerin hayranları bile aslında maskelerin altındaki gerçek kahramanın kim olduğunu bilmiyor. Ünlü dublörün Business Insider’la yaptığı röportajında söylediğine göre hayatında en çok gurur duyduğu iki hareketinden birisi Batman Kara Şövalye Yükseliyor filmindeki herkesin bildiği hapishaneden kaçış sahnesi ve diğeri ise Quantum of Solace filminde güvenlik ipleri ve telleri olmadan yaptığı serbest atlayışmış.

Tabii ki tüm oyuncular bu tehlikeli sahneler için dublör kullanmayı tercih etmiyor. Bazıları aksiyon sahnelerini dublörsüz çekmenin filmleri daha gerçekçi ve heyecan verici hale getirdiğini düşünüyorlar. Bir zamanlar Kill Bill filminde Uma Thurman’ın dublörlüğünü yapan Zoe Bell çekimler esnasında Quentin Tarantino’yu oldukça etkileyerek ünlü yönetmenin bir sonraki filminde başrol oyuncu olarak izleyicinin karşısına çıkmış. Verdiği bir röportajında “Kendi dublörlüğünü yapan bir oyuncu ya da oyunculukla uğraşan bir dublör –tabii hangi yönden baktığınıza göre değişir- olmanın en güzel yanlarından biri de filmi izlerken o özgünlüğü ve gerçekliği hissedebiliyor olmanız.” demiş.

Aksiyon filmleri demişken Jackie Chan’den bahsetmeden geçmek tabii ki olmaz. Dövüş filmlerinin en ünlü yıldızlarından olan Chan, yer aldığı bütün projelerde kendi dublörlüğünü kendi yapan oyunculardan. Hatta bu işe kendini o kadar kaptırmış ki oynadığı filmlerden geriye kırılmış bir göğüs kemiği ve burun, boynunda yırtılmış bağlar, bundan dolayı oluşan nefes alma güçlüğü , ağaçtan düşmesi sonucu sol kulağında duyma bozukluğu ve daha bir sürü sakatlık kalmış. Ama ünlü oyuncu hiçbir zaman, özellikle gençliğinde, dublör kullanmayı kabul etmemiş. Angelina Jolie, Tom Cruise, Daniel Craig, Harrison Ford gibi birçok oyuncu da çekimlerde gerçekten gerekmedikçe dublör kullanmayı tercih etmeyen ünlülerden. Belki de en güzeli oyuncuların aksiyon sahnelerinde kendileri yer alması ve izleyiciye yaşadıklarını adrenalini hissettirebilmeleri ama dublörlerin de işini çok iyi yaptığını ve bizi ekran başına kilitlediklerini düşünürsek herkesin iyi olduğu işi yapması sanırım en iyisi.

 

Benzer içerikler için GlokalWeb‘i FacebookInstagram ve Twitter‘da takip etmeyi unutmayın!

Elifnur Eskici – ODTÜ İşletme

Kültür&Sanat kategorisinden benzer yazılar:

2015’in En İyi 10 Filmi!

10. Me and Earl and the Dying Girl

9. Shaun the Sheep

8. The Age of Adaline

devamı için tıklayın.

Yazar Hakkında

İlgili Yazılar

Yorum Yazın