Son dönemlerde yükselen bir trendi olan case yarışmaları, hem öğrencilerin şirketleri hem de şirketlerin öğrencileri daha yakından tanıması ve öğrencilerin farklı bakış açılarıdan yararlanılması için büyük şirketler tarafından düzenlenen aktiviteleri kapsamaktadır. Genellikle 3. ve 4. sınıf öğrencilerinin katılımına açık olan bu yarışmalar, bazı şirketler tarafından 2. sınıflara da açık olarak gerçekleştiriliyor. 1. sınıflar ise bu konuda pek şanslı değiller. Ödüllendirmeye geldiğimizde ise bazı şirketler öğrencilere maddi imkan, bazıları staj imkanı, bazıları ise yurtdışı olanakları ve çeşitli elektronik hediyeler sağlıyor. Genellikle aynı konseptte olan bu yarışmalar, bu sene P&G tarafından farklı bir konseptle öğrencilerle tanışma fırsatı buldu. Önce yarışmanın genel formatından kısaca bahsedelim, daha sonra bizim deneyimlerimizi ve bu yarışmanın bize kattıklarını sizlerle paylaşalım.

P&G CEO Challenge, dünyanın en büyük şirketlerinden biri olan P&G tarafından Türkiye’de bu sene ilk kez düzenlendi. Türkiye çapında tüm üniversite öğrencilerinin katılımına açık olarak gerçekleştirilen ve konsept olarak, yeni bir ürünün Türkiye pazarına girişinin A’dan Z’ye öğrenciler tarafından planlandığı ve 4 aşamadan oluşan yarışma, diğer yarışmalardan farklı olarak 1. sınıfların da katılımına açıktı. Bu da bize göre en büyük atılımlardan biriydi. Ekibimizde iki 1. sınıfın olduğunu ve finale kalan beş takımdan biri olduğumuzu dikkate alırsak bu tür yarışmalarda birinci sınıflara da şans verilmesi hem 1. sınıfların tecrübe kazanması açısından hem de kapasitelerini sergileyebilmeleri açısından çok önemli bir karardı deyip, yarışmanın konseptini anlatmaya devam edelim. 3’er kişilik takımlarını oluşturup yarışmaya kayıt olan öğrenciler, ilk aşamada “Brand Manager Challenge”a katılıp pazarlama case’ini çözdüler. Bu case’de yarışmaya katılan 160 takımdan en başarılı 30 takım, ikinci aşama olan “Country Manager Challenge”a katılıp satış ve tedarik case’lerini çözdüler. Bu aşamada da başarılı olan en iyi 15 takım üçüncü aşamada “CFO Challenge”a katıldılar ve bu sefer finans case’ini çözdüler. Bu üç zorlu aşamadan sonra en iyi 5 takım finale kalmaya, bir başka deyişle P&G ile unutulmayacak iki güne hak kazandılar. Finale kalan 5 takımdan biri olarak biz de yarışmadaki deneyimlerimizi ve öğrendiklerimizi sizlerle paylaşalım dedik.

IMG_9810

Yarışmanın final, yani “CEO Challenge” aşaması, P&G’nin İstanbul’daki genel merkezi olan Kosifler Plaza’da gerçekleştirildi. Kosifler Plaza’ya ayak bastığımız ilk andan itibaren P&G ekibinin güleryüzlülüğü ve misafirperverliği ile karşılaştık. Girişte kartlarımızı aldıktan sonra kahvaltı yapmak için fuaye alanına doğru yola çıktık. Kahvaltı sırasında P&G insan kaynakları ekibilyle, diğer finalistlerle ve bize mentörlük yapacak P&G çalışanları ile tanıştık. Finalist takımlara geldiğimizde, iki takım Boğaziçi Üniversitesi’ni, bir takım İTÜ’yü, diğer takım ise Dokuz Eylül Üniversitesi’ni temsil ediyordu. Biz ise ODTÜ ‘yü temsil eden bir diğer finalist takımdık. Kahvaltı sonrası, P&G Avrupa Yetenek Tedarik Müdürü Cem Canikoğlu’nun yaptığı sunumda P&G ile ilgili genel bilgiler ve iki günlük yarışma programı bizlere tanıldı. Sunum bittikten sonra yarışmanın pazarlama aşamasında daha fazla vizyon sahibi olabilmemiz için, P&G’nin işbirliği yaptığı ve yaratıcı fikirlerinden yararlandığı Youth Republic’e doğru yola çıktık. Youth Republic kurusucu Serhat Bey’in yaptığı etkileyici sunumdan sonra hem case’e hem de hayata bakış açımız biraz daha değişti. Youth Republic’teki çalışma ortamı da bizi etkileyen bir başka unsurdu. Youth Republic’te öğle yemeğini yedikten sonra bu kez case’de üzerinde çalıştığımız ürünün satılacağı mağaza olan Gratis’e gidip (bir başka deyişle sahaya çıkıp), P&G satış ekibinin tecrübelerini yerinde deneyimleme fırsatı bulduk. Artık ofise gerip dönüp, son case’le tanışıp, final sunumunu hazırlamaya gelmişti zaman. Son case bizimle paylaşıldıktan sonra, mentörlerimizle birlikte bir saat süren vaka çalışması yapıp, sunumlarımız ve case planımız üzerinde çalıştık.

Artık dinlenme zamanı gelmişti. P&G, konaklama konusunda da hiçbir masraftan kaçınmayıp tüm yarışmacılar için Dedeman Bostancı’da yer ayırmıştı! Otel’e gidip dinlendikten sonra bizi, P&G insan kaynakları ile akşam yemeği bekliyordu. İnsan Kaynakları ekibinin neredeyse tüm üyelerinin katıldığı akşam yemeğinde hem P&G hem de yarışma ile ilgili daha fazla bilgi edinme şansı bulduk. Özellikle P&G ile alakalı öğrendiklerimizi bildiklerimizle birleştirdiğimizde şirketin nasıl ideal bir çalışma ortamına sahip olduğunu birkez daha anlamış olduk. Öğrendiklerimizin içinde en ilginci ise P&G genelinde pozisyonundan bağımsız olarak hiçkimsenin birbirine “Bey”, “Hanım” diye hitap etmemesiydi. Case hakkında bilgilendirme aşamasında bize Tankut gelecek ona sunum yapacaksınız denildiğinde, açıkçası Tankut’un P&G Türkiye CEO’su Tankut Turnaoğlu olduğunu biraz geç anladık. Şirket içinde var olan hiyerarşinin yansıtılmamasının çalışma ortamı açısından, böylece de verimlilik açısından ne kadar önemli olduğunu deneyimleyerek görmüş olduk. P&G hakkında öğrendiğimiz bir diğer ilginç özellik ise esnek iş saatleri ve “home office” kavramının işleyişi oldu. Düşünsenize, işe istediğiniz zaman gelip, istediğiniz zaman çıkıyorsunuz. Dilediğiniz zaman ofiste oturmak yerine kendi evinizde veya Bebek Starbucks’ta kahvenizi yudumlarken işinizi yapıyorsunuz; mükemmel. Bu söylediklerimizin yanında, yurtdışı olanakları, yüksek kaliteli insanlarla aynı ortamda çalışma imkanı, başarılı olma durumunda yaşam standartlarını daim sürdürebilme ve rahat çalışma ortamı; bunların hepsi aynı şirketin sağladığı olanaklar ki neden P&G’nin öğrenciler tarafından en çok talep edilen şirket olduğunu böylece bir kez daha görmüş olduk.

Yemekte yarışma ile ilgili de çok önemli bir bilgi almış olduk ki bu da heyecan katsayımızı biraz daha yükseltti. Yarışma jürisinin, P&G Türkiye Genel Müdürü Tankut Turnaoğlu ve diğer yönetim kurulu üyelerinin olduğunu öğrendiğimizde, bunun şimdiye kadar hayatımızda karşılaşacağımız en büyük deneyim olacağını anlamıştık. Akşam yemeğinde hem diğer takımlarla daha çok kaynaşma hem de P&G insan kaynakları ekibiyle başka konularda da sohbet etme fırsatı bulmuş olduk. Artık büyük güne güç depolamak için uyuma zamanı gelmişti.

Ve yarışma sabahı. Sabah 9:00’da kahvaltıyı yaptıktan sonra saat 9:30’da P&G Türkiye Genel Müdürü Tankut Turnaoğlu’nun sunumu başladı. Hem Tankut Bey’in deneyimlerini dinlemek hem de istediğimiz soruları kendisine bizzat yöneltebilmek yine bizim için çok büyük bir kazanım ve deneyim oldu. Tankut Bey’in sunumundan sonra etkili sunum teknikleri ile son eğitimimizi de tamamlamış olduk. Sunumlarımızın üzerinde bir saat daha çalışıp öğle yemeğini yedikten sonra artık sıra sunumlara gelmişti. Tüm yarışmacı arkadaşların üzerinde hem Yönetim Kurulu’na sunum yapacak olmanın stresi hem de kazanılacak olan deneyimin tatlı bir heyecanı vardı. Ve sunumlar başlamıştı artık. Her takım 10’ar dakikalık sunumdan sonra jürinin yönelttiği soruları yanıtladı. Sunum yapan takımı, diğer takımların da dinliyor olabilmesi farklı bakış açılarını görebilmek açısından da çok verimli oldu. Artık sunumların sonuna gelinmişti. Jüri değerlendirmesinden sonra yarışmayı ve büyük ödül olan P&G Türkiye Genel Müdürü Tankut Turnaoğlu ile bir gün geçirmeyi, Boğaziçi üniversitesini temsil eden takımın kazandığı açıklandı. ODTÜ ve Ankara’yı finalde temsil eden tek takım olarak biz de “En İyi Finans Planı” ödülünü aldık. Ve böylece yarışma, P&G Avrupa Yetenek Tedarik Müdürü Cem Canikoğlu’nun kapanış konuşmasıyla son buldu. P&G ailesini daha yakından tanımak, onların tecrübelerinden yararlanmak çok büyük bir deneyim oldu bizim için. Misafirperverliği ve çok özenle hazırlanmış olan organizasyondan dolayı birkez daha teşekkür ederiz P&G ailesine. Umarız bir gün yine karşılaşırız.

IMG_1080

 

Benzer içerikler için GlokalWeb‘i FacebookInstagram ve Twitter‘da takip etmeyi unutmayın!

Başak Ar ODTÜ İşletme – Manaf Khudiyev ODTÜ İşletme

Pusula kategorisinden benzer yazılar:

Silikon Vadisi’nde Bir Gezgin!

Dünya tarihindeki her dönemi ayrı ayrı incelersek, her dönemin kendine has bir misyonu ve vizyonu olduğunu açıkça görebiliriz. Günümüz dünyasının genel bir amacını belirlemek gerekirse bunu sanırım teknoloji üretmek,  bilimi yeni ufuklara taşıyabilmek ve servis sağlayıcı…devamı için tıklayın.

Yazar Hakkında

İlgili Yazılar

Yorum Yazın