Milyonlarca kişi tarafından kullanılan mobil uygulamaların başarı hikayeleri gerçekten birer hayat dersi niteliğinde. Kurucularının yaşam hikayeleri, geçtikleri süreç ve karşılaştıkları zorluklar onlar için büyük bir engel teşkil etse dahi hiçbir zaman pes etmediler. Sonunda milyar dolarlık değere ulaştırdıkları uygulamalarının hikayelerini birer birer inceleyelim.

İlk olarak Whatsapp ile başlayalım:

Tam olarak 19 milyar dolara satıldı. Anne ve babasının 5 dolarlık yiyecek yardımını alabilmek için saatlerce sırada bekleyen bir insanın, günün birinde bütün dünyaya temiz su sağlayabilecek, CERN deneyini gerçekleştirebilecek kadar para kazanacağı kimin aklından geçer. Whatsapp kurucusu Jan Kaum imkanlarımız ne kadar kısıtlı olursa olsun, başarıya ulaşabileceğimizin yaşayan örneği. Ukrayna’dan annesiyle beraber göç ediyor. Koum ve annesi o zamanlarda geçimini yemek fişi toplayarak geçiriyor. Bu işten kazandığı para o kadar kısıtlı ki yemek masraflarını dahi karşılayamıyor. Masrafları karşılamak için annesi çocuk bakıcılığı yaparken Koum da süpermarkette temizlik görevlisi olarak çalışıyor. Annesine kanser teşhisi konulunca ikisi de işten ayrılıyor ve kısıtlı devlet yardımıyla geçimlerini sürdürmeye devam ediyorlar. Bu kadar zorluğun içinde hayata sitem edip pes etmek yerine savaşmayı seçiyor. İkinci el kitap dükkanından programlama kitapları alıp okudukça geri satan Kaum, zamanla bilgisayar programlaması öğreniyor. Woowoo hacker grubuna katılıp güvenlik sistemlerinde kendini geliştiren Kaum, Ernst&Young’da güvenlik denetçisi olarak part-time çalışmaya başlıyor. Hayatının dönüm noktalarından ilkini Yahoo çalışanı olan Brian Acton’la tanışarak gerçekleştiriyor. Brian Acton ona destek olmaya başlıyor ve onunla zaman geçiriyor. Bir gün Yahoo sunucusu bozuluyor ve Kaum onu düzeltmeye gidiyor. O dönemden sonra ikili Yahoo’da çalışmaya devam ediyor. İkili Yahoo’dan ayrılıp birlikte Facebook’a başvurmuşlar ve reddedilmişler. Kaum 2009 yılına girildiğinde kazançlarından biriktirdiği parayla iphone almış. Nasıl para kazanacağım diye düşünürken Appstore’un  devasa bir endüstri olabileceğini fark etmiş. İlk başlarda “Şuanda meşgulüm”, “Spor salonundayım” gibi durumları telefon rehberindeki kişilerle paylaşmaya yarayan bir uygulama olarak doğan Whatsapp, Applestore’un push bildirimleri hizmete sokmasıyla anında mesajlaşma uygulamasına döndü. O dönemde telefon numarasına bağlı bedava anlık mesajlaşma uygulamasının olmaması kullanıcı sayısında patlama yarattı. Yahoo’dan ayrılan kişiler ve melek yatırımcılar sayesinde, 2014 yılında Whatsapp çalışma ofisi kurularak durdurulamaz bir noktaya ulaştı.

Bir diğer başarı hikayesi olan Instagram ile devam edelim:

Hemen hemen her aktif akıllı telefon kullanıcısının edinmiş olduğu “sosyal fotoğraf” uygulaması olan Instagram, tam olarak 1 milyar dolara satıldı. Kurucu Kevin Systrom yola çıktığında ise Instagram benzeri bir uygulama yapmak aklının köşesinde dahi yoktu. Kevin, Stanford Üniversitesi’nden mezun olduktan sonra bir süre Twitter (Odeo) ve Google’da çalışır. Yazılım eğitimi almamış olsa da  kod yazmak için uğraşır. Söylediğine göre; kendinden çok daha başarılı programcılar olduğunu görünce rotasını pazarlama ve ürün geliştirmeye doğru çevirmiştir. Kevin, girişimciliğin ilk adımlarını 2009 yıllarının sonunda atmaya karar verir. O zamanlar Foursquare’in önde götürdüğü lokasyon bazlı servislerin tavan yaptığı zamanlar. Aklından ise Burbn isminde benzer bir servis yaratmak geçmektedir. Projenin içeriği ise check-in, etkinlik planları ve fotoğraf yayımlamaktır. İlk projesi olarak “Burbn” uygulaması için bir taslak oluşturur ve 500.000 dolar yatırım alır. İlk çalışanı, Instagram’ın da kodlarını yazan bilgisayar dehası Mike Krieger olur.

Küçük bir ekip ile gece gündüz çalışarak Burbn uygulamasının betası hazılanıp deneme sürecine sokuldu. Sonuçlar Kevin’i pek tatmin etmedi. Çok daha etkili bir girişimle başarıya ulaşmak istiyordu.  Mike ve Kevin, testlerden sonra, kullanıcıların esas ihtiyacının fotoğraf çekip düzenleyebilmek ve paylaşmak olduğuna inanmışlar ve kuracakları firmanın daha yüksek kullanım oranı olan bir ürün üzerinde çalışmak istediklerine karar verirler. Gecelerini gündüze katıp tam 8 hafta içinde Instagram’ın bugünki halini oluştururlar. Rakiplerinin fazla olmasına rağmen, uygulamanın basitliği ve kolay kullanılabilmesi onu en çok tercih edilen uygulama haline getirdi.  Rihanna, Justin Bieber gibi ünlülerin de bu uygulamayı kullanması en büyük sıçramayı yaptıran etkenlerden biri oldu. Ekim 2010’da, uygulama Apple Store’a koyulduğu ilk gün 25.000’in üzerinde kullanıcıya ulaşır. İlk ayın sonu gelmeden  1 milyon kullanıcı tarafından kullanılmış olur.  Artık her gün 100.000 kişi Instagram kullanmaya başlamaktadır. Mart 2012’de 27 milyon kayıtlı kullanıcıya ulaşılır ve hiçbir ticari modeli ya da gelir kaynağı olmayan Instagram 1 milyar dolara satılır. Kevin 400, Mike ise 100 milyon doların sahibi olmuştur.

Son olarak birazda Snapchat’ten bahsedelim:

Facebook kurucusu Zuckerberg’in ekonomistleri bile kontrpiyede bırakan astronomik tekliflerine karşı koymak imkânsızken, kendisine gelen teklifi elinin tersiyle geri çeviren biri var: Snapchat uygulamasının yaratıcısı Evan Spiegel. Facebook’un WhatsApp’la beraber satın almak istediği Snapchat için kendisine sunulan 3 milyar doları geri çeviren Spiegel, Zuckerberg’e “Hayır!” diyen adam olarak hatırlanacak. Spiegel kararını, “Çok az insan, bizim kurduğumuz şirket gibi bir şirkete sahip. Kısa vadeli bir kazanç için Snapchat’i elden çıkarmak bana pek çekici gelmedi.” sözleriyle açıklıyor. Bir çok insan, bu aşamada torunlarına yetecek kadar paraya, hayatı boyunca bir daha çalışmaya gerek duymayacak oluşuna, satın alabileceği evlere, arabalara ve lüks hayat hayallerine dalıp gidecekken, Spiegel ideallerinin peşinden koşmayı tercih ediyor. Genç bilgisayarcının usta bir pazarlıkçı olduğunu düşünmüş olacaklar ki, uygulamayı Facebook’a kaptırmak istemeyen Google, 4 milyar dolarlık bir teklifle gelmiş ama Spiegel’in cevabı değişmemiş. Evan Spiegel’e Snapchat’i yaratma fikri, Stanford Üniversitesi’nde okuduğu dönemde, pazarlama dersinde gelmiş. İleride size sorun yaratabilecek “sakıncalı” fotoğrafları Facebook’tan silmenin zorluklarından bahseden arkadaşlarını hatırlayan Spiegel, konuyu derinleştirmek istemiş. Yanına sıra arkadaşı Bobby Murphy’yi alarak, insanların çekinmeden aralarında komik, matrak, sakıncalı “selfie” portrelerini paylaşabileceği ve fotoğrafın hiçbir iz bırakmadan yok olacağı bir uygulama hayal eden Spiegel, projesini hayata geçirmiş. Spiegel’in 2011 yılında yarattığı uygulama, Stanford kampüsünde büyük bir heyecanla karşılanmış ve kısa sürede kampüs serverinden en çok indirilen uygulama haline gelmişti. Beklenmedik başarı karşısında oldukça şaşırdığını belirten ve eğitimini yarıda bırakarak Snapchat için yatırımcı arayışına girdiğini söyleyen Spiegel, bankacıların kendileriyle dalga geçer gibi konuştuğunu anlatıyor: “Bütün yatırımcılar bize aynı şeyi söylüyordu: Hayatımızda duyduğumuz en saçma fikir!”. Aldığı ret cevaplar karşısında yılmayan Spiegel, yaptığı şeyin doğruluğuna her zaman inandığını anlatıyor. Snapchat’in şuanki piyasa değeri 15 Milyar dolar.

Son olarak yazımı Spiegel’in sözleriyle bitiriyorum: ”Bir sürü hata yapacaksınız. Ben halihazırda tonlarca yaptım bile, bazıları aleni bir şekildeydi ve berbat hissettirdi. Ama bu sorun değil. Sadece yapabileceğiniz kadar hızlı bir şekilde özür dileyin ve affedilmek için dua edin.”

Benzer içerikler için GlokalWeb‘i Facebook, Instagram ve Twitter‘da takip etmeyi unutmayın!

Hasan Mert GÜMÜŞLER | ODTÜ İşletme

 

”Sektörel” kategorisinden benzer yazılar:

Dünya Devi Aplikasyon: Uber

Uber, California çıkışlı Amerikan uluslararası ulaşım şebekesi şirketi. Uber mobil uygulaması geliştirdi pazarladı ve işletti. 2015 yılı itibariyle, bu hizmet dünya çapında 58 ülkede ve 300 şehirde kullanılmaktadır. Uber’in başlamasından beri… devamı için tıklayınız.

Yorum Yazın