Şimdi sizlerle Tekerlekli Sandalye Erkek Basketbol Milli Takımı oyuncusu aynı zamanda Galatasaray Tekerlekli Sandalye Basketbol Takımı Kaptanı İsmail AR ile olan röportajımı paylaşacağım. Umarım keyif alarak okursunuz 🙂

 Bize kendinizden kısaca bahseder misiniz?

Merhabalar, ben İSMAİL AR. 1985 yılında ailemin ikinci ve son çocuğu olarak 1985 yılında dünyaya geldim. Herhangi bir engelim yoktu. Çocukluğum süresince sporun içinde aktif olarak yer aldım birçok branşı korkmadan denedim. Tabii ki ben de ülkemiz gerçeği futbola aşıktım. Yalovaspor altyapısında belli yaş kategorilerinde oynuyordum. 17 Ağustos 1999 depremine kadar. Depremde ayaklarımı kullanamaz hale gelmiştim. 14 yaşımdaydım. Hayata ailemin ve çevremin desteği ile sımsıkı tutundum. Kısa zamanda bir süre sonra engellimi düşünecek vaktim kalmamıştı…

Bu spora nasıl başladınız ve seçiminiz neden basketboldan yana oldu?

Sporun çok içinde çocuk olarak engelli olduktan sonra en büyük boşluğu spor anlamında yaşadım. Lise öğrenime devam ederken arkadaşlarımla okulda basketbol oynuyorduk beden eğitimi derslerinde.Ama Yalova’da bu sporu yapabileceğim takım yoktu. 2005 yılında takım kurma çalışmaları başladığında rastgele bir abi babamla sohbet sırasında benim engelli olduğum duyunca kaç yaşımda olduğumu sorarak böyle bir oluşumun başlayacağını, beni de bu takımda görmek istediklerini dile getirmiş.Babamda eve gelince direk söyledi. Havalara uçarak kabul etmiştim.Çünkü 5 yıldır spordan uzaktım, kendimi yarım hissediyordum.Bu yüzden heyecanla basketbola başladım…

Galatasaray’a transfer olma ve sonrasında takım kaptanı olma süreciniz nasıl gerçekleşti?

Yalova’da basketbola başladıktan kısa süre sonra ümit milli takıma seçildim ve dikkatleri çekmeye başladım. 2007 yılında Sedat İncesu beni transfer etmeye karar vermiş ve takıma bildirmiş. Takımın koçu beni bırakmak istememesinden dolayı hiç söz etmedi bu konuyla ilgili.Bende şansa o zaman diliminde Facebook hesabı açmıştım. Sedat Hoca beni direk ekledi ve konuyu anlattı. O yıl GS dünyanın en iyi oyuncuları ile kadroyu güçlendirmişti ve hedefleri ilk kez şampiyonlar ligine katılmaktı.Ben de o takımda genç oyuncu olarak gelişeceğimi düşünerek hiç düşünmeden kabul ettim .

Sahip olduğunuz kişisel özelliklerinizin oyununuz üzerindeki etkisi nedir?

Dış görünüş olarak çok sert mizaçlı görünüyorum ama asla öyle biri değilim. Saha dışında çok iyimser,gülmeyi ve güldürmeyi seven biriyim. Ama basketbola gelince kimseyi tanımam, kaybetmekten nefret ederim, saatlerce ağlarım kabul etmem. Yaşamımda çok sağlamcıyım. Bu basketboluma da yansıyor Riski sevmem ve doğruyu doğru şekilde yaparım…

Milli takımla elde ettiğiniz 2013 yılı Avrupa ikinciliği ve 2014 yılı Dünya üçüncülüğü sonucundaki duygularınızı bizimle paylaşabilir misiniz?

2009 yılında Avrupa ikinciliğimiz var ek olarak.Milli forma bir sporcunun rüyası ve o forma ile başarı kazanmak her şeyden önemli.Kazandığımız başarılardan sonra o yaşadığım heyecanı anlatamam size.Sevinç gözyaşlarıyla birlikte büyük bir gurur oluyor.Anlatmak gerçekten çok zor.

Geçen sene Dünya şampiyonasının ardından dünyadaki en iyi beş oyuncu arasına seçildiniz, bu başarıyı elde etmek için ne kadar çalıştınız ve sonrasında yaşadıklarınız beklentilerinizi karşıladı mı?

Ekstra bir çalışma yapmadım. Bunun için öncelikle takımın derece alması çok önemliydi. Bu kazandığım başarıda benim bireysel olarak payım çok fazla değildir. Takım olarak iyi olduğumuz için arkadaşlarımın desteğiyle o ödülü aldım.

Milli takım ile ulaşılabilecek en büyük başarılardan biri kuşkusuz olimpiyatlara katılabilmektir,  sizin açınızdan 2012 yılındaki olimpiyat süreci nasıl geçti?

2012 Londra Oyunları en büyük pişmanlıklarımdan biridir. Çok rahat madalya alabilirdik ama ellerimizden kayıp gitti. Çünkü tecrübe eksikliğimiz vardı. İlk olimpiyatımızdı takım olarak. Rio’da daha iyi olacağımızı düşünüyorum.

2016 Rio Olimpiyatlarına hazırlık sürecinizden biraz bahseder misiniz?

Şu anda size bunları yazarken Rio için kamptayız. Biz çalışmalara başladık. İnşallah orada da madalya koleksiyonumda tek eksik olan olimpiyat madalyasını kazanacağım 🙂

Spor hayatınızdaki unutamadığınız anınız nedir?

Geçen yıl gruptan çıkma şansımız Kolombiya-Almanya maçında Kolombiya’nın kazanmasına, ardından bizim İtalya’yı yenmemize kalmıştı. Otelde bir yandan İtalya maçını düşünüyorduk, bir yandan bütün arkadaşlar televizyondan Kolombiya-Almanya maçını takip ediyorduk. İkinci çeyrekte fark birden on yedi sayı oldu. Herkes koridorda odasının kapısını açtı asık yüzlerle. Büyük yıkım yaşamıştık ve İtalya maçına harekete geçtik Almanya maçının oynandığı salona doğru .Salona ulaştığımızda şoka girmiştik. Kolombiya yeniyordu ve maç bitmek üzereydi.Büyük sürprizdi. Maç bitti ve ben ağlayarak Galatasaray’dan takım arkadaşıma koştum. Rodney Hawkins ,Kolombiya formasını giyiyordu ve bana sarılarak bizim için oynadıklarını söyledi. Çünkü hiçbir iddiaları yokken Almanya gibi takımı yenmek kolay bir şey değildi ve biz oradan dünya üçüncüsü olduk.

Türkiye’de engelli sporlarına verilen önem hakkında ne düşünüyorsunuz ve bunu geliştirmek adına önerileriniz var mı?

Türkiye’de engelli sporu hızla gelişiyor. Yeni yatırımlar yapılmaya başladı,  engelliler için spor il merkezleri oluşturuldu.Önümüzün aydın olduğunu söylesem abartmış olmam.

Engelli sporculara ve ailelerine verebileceğiniz tavsiyeler nelerdir?

Engelli arkadaşlarım evden çıksınlar öncelikle ve sporun herhangi bir dalını yapsınlar. Aileler engelli çocuklarını “YAPAMAZSIN .” kelimesiyle büyütmesinler ve her zaman en imkansız için bile onların arkasında dursunlar. Sonrasında sonuçlarına kendileri bile inanamayacak …

Spora başlamanızdan itibaren bugüne kadar olan süreçte yakınlarınızın ve ailenizin desteği ne şekilde oldu? 

Ben hayatım boyunca spor konusunda en büyük desteği ailemden aldım. Engelli olmadan önce de beni teşvik ediyorlardı. Engelli olduktan sonra da maddi manevi en büyük desteği onlar verdi. Kazandığım bütün başarıları onlar için kazanıyorum. Onların yüzünü gülerken görmek çektiğim bütün acıları, stresleri unutturuyor bana.

Son olarak bize zaman ayırdığınız için çok teşekkür eder, size kariyerinizde başarılar dileriz 🙂

Bana bu fırsatı verdiğiniz için ben teşekkür ederim ..:)

İsmail Ar’a bizi kırmayıp röportaj yapmayı kabul ettiği ve sorularımıza içtenlikle cevap verdiği için tekrardan çok teşekkür ederiz 🙂

Benzer içerikler için GlokalWeb‘i Facebook, Instagram ve Twitter‘da takip etmeyi unutmayın!

Ecem ÇALI | ODTÜ İşletme

 

“Basketbol” kategorisinden benzer yazılar:

NBA Tarihine Damga Vurmuş 6 Efsane

Geçmişten günümüze NBA tarihine birçok oyuncu damga vurmuştur ama bazıları var ki unutulması güç işler başarmıştır. Bunların bazıları kariyerine hala devam etmektedir. Gelin şimdi onlara göz atalım… devamı için tıklayınız.

Leave a Reply

Your email address will not be published.