Gezilen Şehirler: Brüksel-Amsterdam-Brugge-Liege
Gezi süresi: 15 gün
Gidiş amacı: BEST kursuna uğramak

​Biri Avrupa’nın baş ülkesi ve başkenti Brüksel, 800 çeşit birasıyla, enfes waffle’ları ve dünyaca meşhur çikolatalarıyla kalbimizin, dilimizin ve midemizin başkenti, diğeri ise hepinizin bildiği gibi Amsterdam. Kırmızı ve yeşilin karışımı, kokusu, tadı.

Yaz planları yaparken her ODTÜ öğrencisinin hiç bir şart gerektirmeden yapabileceği gibi birkaç BEST kursuna başvurdum ve yazın 15-25 temmuz 2014 arasında Liege’deki BEST kursuna seçildim. Hikaye böyle başladı. Biletleri Istanbul-Bürksel olmak üzere etkinlikten 2 gün önceye almıştım ve daha sonra bu kursun diğer katılımcılarıyla facebook grubundan tanışıp 4 kişi 3 ayrı millet kurstan önce bir Amsterdam gezisi ayarladık. Avrupanın gelişmiş tren ağı işlerimizi çok kolaylaştırdı aslında. Tüm biletleri internetten alıp hiç bir sorun yaşamadık. Uçak bileti gidiş 140 dönüş 550 TL, trenler ise Brüksel-Amsterdam arası 20€’ydu. Biletlerdeki saate göre değil güne göre satılıyor. Mesela treni kaçırdınız, korkmayın. Yarım saat sonra bir tane daha var. Tren süresi ise 2 saat 30 dakika kadar. Arada da Rotterdam’da aktarma var.

thalys_and_eurostar_high-speed_trains_crossings_fields_in_france

Buluşma yerimiz ilk olarak Brüksel merkez tren istasyonuydu arkadaşımla. Uçaktan indikten sonra trenle şehir merkezine gidip biriyle orada buluşup ilk wafflelarımızı yedik. Oradan da yürüyerek tren garına gittik ve diğerleriyle de buluşup geziye başladık. Yol muhteşemdi aslında, büyük yem yeşil araziler ve at çiftlikleri, sizleri selamlayan rüzgar enerjisi tarlaları.. Sonunda rüyalar Şehri Amsterdam’daydık. Yine booking i kullanarak ayarladığımız otele gardan yürüyerek vardık. Gecelik fiyatı 40€ kişi başıydı fakat otel şehrin tam merkezindeydi, şehir dışına çıktıkça o tarihler için fiyatlar 20€ ya kadar düşebilir.

image

O gün için ilk işimiz şehri yürüyerek keşfetmek, redlight’a uğrayıp vay anasını demek ve coffee shopların neden ot koktuğunu bulmaya çalışmaktı. 🙂 Coffee shoplar her yerdeler. İçeride sadece kahve, ot ve türevleri mevcut, alkol yok. Her sokakta bulabilirsiniz. Zaten bulamasanız da onlar kokusuyla sizi kendilerine çekiyorlar. Hollandalı insanlar için işten, okuldan çıkınca gittikleri sosyalleşme mekanları diyebiliriz. Bizim içinse başka dünyanın kapıları 😉 Çılgın bir gece hayatı olduğunu da söyleyebilirim. Eğlenceyi icat edenler olabilirler belki de. Mekanlar çok kaliteli. İçki fiyatları da Türkiye civarlarında. Ama dikkat Asyalı orta yaşlı turistlerin kafayı bulup yeri yalaması çok sıradan. Gece pub crawling yaparak, içki ve çeşitli şeyler deneyerek geçirebilirsiniz. Otlu kekin baya güldürdüğünü ve duramadığınızı söyleyebilirim. :))

image

Bunun dışında yemek olarak her yerde patates kızartması bulabilirsiniz. Sarı cheddar sosu favorimdir. Bir porsiyonu yaklaşık 3-4€ ve doyurur, gazeteden yapılan külah gibi kağıtta servisi var.

Ertesi gün ilk işimiz tabiki bisiklet kiralamaktı. Hollanda’nın temel ulaşım yolu  diyebiliriz. Bisiklet için ayrı bir trafik var. Her yerde küçük küçük bisiklet kiralama  ofisleri bulabilirsiniz, bunların hepsi birkaç tane büyük şirkete ait ve bir firmanın bir  bayisinden aldığınızı başka bir bayisine bırakabiliyorsunuz. Günlük bisiklet kirasının  fiyatı 10€. Bisikletle birlikte çalınmasın diye bir de kilit kiralamanızın faydası var o da  3€. Fakat bisikletçi abimizin paraları Türkçe saymasından dolayı kurduğum  muhabbetle kilidi bedavaya getirmiştim. İlk durak Hollanda ulusal müzesi  Rijckmuseum hani şu önünde i’amsterdam yazısını bulacağınız yer. Onun dışında  müzede çok sayıda Hollanda Altın Çağı ve Asya Sanatı’na ait sanat eseri var. Kesinlikle  görülmesi gereken yerlerden biri. Diğer müze ise yakınında bulunan Van Gogh müzesi.  Kendine has çizgileriyle ömrünün son yıllarında dünyanın en pahalı tablolarını çizen sol kulağı kesik ressam.

image

Amsterdam’da yapılacaklar bunlar aslında. Müzeler iki günde gezilecek kıvamda. Eğlence yaşamı muhteşem. Nehir turunu deneyibilirsiniz ancak ben tecrübe etmedim. Ayrıca insan medeniyetinin ne kadar geliştiğini görebileceğiniz bir ülke. Her türlü karşılıklı saygı ve özgürlük ortamı mevcut. Kimse kimseyle ilgilenmiyor ve yaşamaktan zevk alıyorsunuz. Onun dışında smoke weed everyday, counting stars ve stay high şarkılarını bu şehre ithaf ediyorum. Ek bilgi: Kek 7€, mushroomlar 3’ten 15’e kadar, tütün-ot 3€, saf sarılı ot 7€.

Not: Yazının bu kısmında Amsterdam’ı anlatmaya çalıştım. Gelecek bölümde Belçika’ya değineceğim…

Benzer içerikler için GlokalWeb‘i Facebook, Instagram ve Twitter‘da takip etmeyi unutmayın!

Kağan ÖZASLAN | ODTÜ Elekrik ve Elektronik Mühendisliği

 

“Pusula” kategorisinden benzer yazılar:

Bir Dünya Şehri: Berlin

Almanya deyince akla ilk gelen şehir olan Berlin tarih, sanat, eğlence keşfedilmek için bekleyen sokaklar ve müzelerle karşınızda olacaktır. Bonus olarak başarılı metro sisteminden kaynaklı ulaşım kolaylığını ve gece hayatının inanılmaz eğlenceli oluşunu… devamı için tıklayınız.

Yazar Hakkında

İlgili Yazılar

Yorum Yazın