Ahh bu insanoğlu ! Afrika’da veya iki adım ötesinde açlıktan ölen çocuklara acıyıp üzülür hem de onları kendi elleriyle öldürür… FAO (Food and Agricultural Organization of the United Nations)’nun verilerine göre 1970’li yıllarda 455 milyon insan yeterli gıda alamıyor bu rakam 2000’li yıllara geldiğinde ise 800 milyonu buluyor. Yani dünya nüfusunun yedide biri. Bu demektir ki yürürken gördüğün 7 insandan biri aç ve bu onun ölümüne sebep olabilir.

Bu durumun yani açlığın sebebi hepimiziz. Çok doyup da yemediğimiz ekmek diliminin yarısıyla, tabağımızda bıraktığımız minik bir parça tavukla veya aç gözlülükle yaptığımız açık büfe tabaklarının kalanlarıyla insanların ölümünde pay sahibiyiz! Hatta yemek israfı o kadar vahim durumda ki dünya gıda üretiminin -1.3 milyar ton ile- üçte birini oluşturuyor.

İsrafın en büyük dilimi ise gelişmiş ülkeler diyebileceğimiz Kuzey Amerika ve Avrupa kuşağında. Buralarda yılda bir kişi, 95-115 kilogram israf yapıyor. Yani Afrikalı bir çocuğun belki de 2 yıl süresince yediğinden fazla.

Ülkemizde bu durum daha az evet ama bu, durumun vahimliğini değiştirmiyor. Türkiye’de her gün 120 milyon ekmeğin 12 milyonu israf ediliyor. Ekmekleri israf etmemekse o kadar basit ki! Bayat ekmekleri yemek istemiyor mu canınız alternatif yemekler yapabilirsiniz. Onunla da uğraşmak istemiyorsanız sokak hayvanlarına verebilirsiniz.

Peki ya bu büyük sorunu kişisel değerlendirmek de yanlış olur. Çünkü gıdada mükemmeliyeti arayan süpermarketler ve restoranlar da israfta büyük pay sahibi. Örneğin; küçük, şekli düzgün olmayan çileğin tadının lezizliği bilinir ama görünüşü güzel değil diye müşterilerin almayacağından korkan market sahipleri istenilen ölçüde olmayan çilekleri çöpe atar veya çiftçinin mahsulünü almayarak elinde kalmasına neden olur. Bunun önüne geçmek de biraz bizim elimizde. Bu tabuyu yani ‘perfect size’ takıntısının yenilebileceğini böyle ürünler alarak gösterebiliriz. Üstelik buna yönelik projelerle son yıllarda önemli adımlar attı.


Yemek israfı konusunda hepimiz hassas olmalıyız. Bu sadece az yedim veya bir dilim ekmekten ne olur meselesi değil. Yemediklerimiz başka bir insanın hayatının sonuna veya hayatının devam etmesine neden olabilir. Bu bizim elimizde olan bir seçim.

Benzer içerikler için GlokalWeb‘i FacebookInstagram ve Twitter‘da takip etmeyi unutmayın!

Berfu Bayır | ODTÜ İşletme

 

“Sosyal Sorumluluk” kategorisinde benzer yazılar:

Polonya merkezli Recyclix şirketi, internet ve ticareti akıllıca birleştirerek geri dönüşüm endüstrisini geliştirmeyi hedefliyor. “Sen ekolojiye yardım et, ekoloji sana yardım etsin” mottosuyla hareket eden şirketin yöntemi basit: Proje katılımcılarını… devamı için tıklayınız.

Yorum Yazın