Steve Jobs, 2006 yılında bir konferansta; çalıştıkları ofis binasının dünyanın en iyilerinden olmasına rağmen , onlar için yeterli olmadığını söyledi. Ardından 10 yıllık mega bir proje olan Apple Campus 2’yi duyurdu.Bu, geleceğe dönük ve oldukça iddialı bir adımdı çünkü birazdan bahsedeceğim rakamlar, içinde bulunduğumuz 2015 yılı itibariyle hala etkileyici nitelikte.Buna paralel olarak, Jobs 2011 yılında son konuşmasında ofisten “dünyanın EN iyi ofis binası” olarak bahsetti ve teknoloji devinin şu anda CEO koltuğunda oturan Tim Cook ise onu “tüm ürünlerin en büyüğü” diye tanımladı.

Dai Sugano

Gelelim rakamlara ve bu uzay gemisinin yapısındaki ayrıntılara. Campus 2 bittiğinde toplam 13.000 kişiye istihdam alanı sağlamış olacak. Profesyonellik seviyesi yüksek bir şirket olarak, çalışanları üzerindeki negatif etkileri minimuma indirmek ve onların sosyalleşerek iş birliği yapmalarını sağlamak için kampüs içinde 3.000 kişilik kafe ve restorant bölümü, fitness salonu ve meyve bahçeleri gibi oluşumlar yer alacak. Apple adıyla markalaşmış ünlü Keynote’larını ve ürün tanıtımlarını kendi programına uygun şekilde yapmak istemiş olacak ki kampüse 1.000 seyirci kapasiteli bir konferans salonu eklemeyi de ihmal etmemiş. Ayrıca yeni ürünler geliştirmek üzere 28.000 m²’lik Ar-Ge departmanı da kampüste yerini alacak.

Tüm planlar ve açıklamalar Apple’ın kirlilik,enerji tüketimi gibi konular üzerinde fazlaca mesai yaptığını gösteriyor.Verimlilik üzerine ilk adım bina tasarımlarında başlıyor. Halka şeklindeki ana binada, yapının kolayca ısınıp kolayca soğumasını sağlayacak akışkan bir tasarım ve buna uygun cam yüzeyler kullanılacak. 65.000m²’lik güneş panelleri enerjinin büyük kısmını üretecekken kalan enerji ihtiyacınınsa rüzgar bazlı çözümlerle sağlanması bekleniyor. İlk bina planlarında beşeri bölgelerin, yeşil bölgelere oranı 80:20 iken Apple’ın müdahaleleriyle bu oran tam tersine çevrilerek yeşil alanların %80 yer kaplaması sağlanmıştır. Açıklamalara göre 7.000 ağaç, 1.000 adet ortak kullanıma sunulmuş bisiklet barındıracak olan kampüs çevre dostu esintilerini her köşede hissettirecek. Bunların yanında otoparklar sensörlerle donatılacak ve uygulamalar aracılığı ile park yeri bulmak en verimli şekilde yapılmış olacak. Tüm bunların yanında 300 tane elektrikli araç şarj istasyonu ise geleceğe göz kırpar nitelikte yeniliklerden yalnızca birisi. Şirketin memleketi diyebileceğimiz Cupertino’ya da saygısını koruyan Apple, binayı en yüksek yerinde 4 katlı olarak tasarlamış ve şehrin silüetini bozmayacağından emin olarak inşaata başlamış.

Binanın fütüristik tasarımından ötürü üzerinde tek parça dahi düz cam bulunmayacak. Eğimli camları üreten firma Seele’nin açıklamalarına göre bütün iş bittiğinde 6km² kıvrık cam ihtiyacını karşılamış olacaklar. Bu kıvrık cam tercihi dışarıdan “şımarık” bir hareket gibi gözükse de Apple’ın yıllardır izlediği bu cömert anlayış, bugünkü piyasa değerine ulaşmasındaki en büyük etkenlerden birisi. Pek tabii bütün bu dudak uçuklatan özellikler ve rakamların birçok bedeli var. Öncelikle 2013 sonlarında bitmesi planlanan inşaat en iyi ihtimalle 2017’nin başını bulacak. Ayrıca analistlere göre, 3 milyar dolara mal olması beklenen proje gene en iyi ihtimalle 5.5 milyar doları bulacak.

Sonuç olarak bu proje, bütün ayrıntılarıyla fazlaca maddi risk içeren bir proje. Nihayetinde 5.5 milyar dolardan bahsediyoruz. Tamam, 715 milyar dolarlık piyasa değeriyle ve eğer bir ülke olsaydı onu dünyadaki en zengin 55’inci ülke yapacak 178 milyar dolar nakit parasıyla Apple çok güçlü bir şirket olabilir. Ama günümüzde onun piyasa rakipleri olan teknoloji devlerinin bu büyüklükteki riskleri alamadıklarını görüyoruz. Çalışanlarını düşünen prestij dolu bu hamlesiyle oldukça olumlu eleştiriler alan Apple’ın, yıllardır süregelen mükemmeliyetçi yapısı, hep en’lere oynaması ve son olarak “dünyanın EN iyi ofis binası” mottosuyla gelen Apple Campus 2’si önümüzdeki yıllarda Apple’ın değerine değer katmaya devam edecek gibi görünüyor.

Mart 2015 itibariyle Apple Campus 2

 

Cenk Cidecio | ODTÜ Bilgisayar Mühendisliği

”Sektörel” kategorisinden benzer yazılar:

Türkiye’de Kahve Pazarı

Kahve sektörü ülkemizde yıllık ortalama yaklaşık 500 milyon liralık bir pazar payına sahip. Bu pazar payının gelişimi ve markalara dağılımı ise gerçekten şaşırtıcı. Gloria Jeans kahve dükkanının 1999 yılında Türkiye’ye gelmesiyle sektör açılışı yaptı. Gloria Jeans’in çok büyük pazar … devamı için tıklayın.

Yazar Hakkında

İlgili Yazılar

Yorum Yazın