İnternet bankacılığı, bankacılık hizmetlerinin internet üzerinden sağlandığı, alternatif bir dağıtım kanalıdır. Bugün bankaların internet şubeleri üzerinden neredeyse tüm bankacılık işlemlerimizi gerçekleştirebiliyoruz. Peki nasıl gelişti bu internet bankacılığı? Hadi tarihçesine kısaca bir göz atalım.

1980’lerin başında internet bankacılığında gerçekleştirilen inovasyonlar, insanların paralarını yönetmesinde kolaylık sağladı. Bankalar insanlara finansal işlemlerini kolaylaştırabilecekleri araçlar önermeye başladı. Araştırmalar gösteriyor ki 2014 yılında bu finansal araçları kullanan insanların sayısı azımsanmayacak derecede fazla.

İnternet bankacılığının tam olarak ne zaman ve kimle başladığına bakacak olursak karşımıza “1983” ve “The Bank of Scotland” çıkar. The Bank of Scotland, 1983 yılında “Nottingham Building Society” üyesi olan müşterilerine Birleşik Krallık’taki ilk internet bankacılığı müşterileri olmalarını önerdi. Banka bir sistem geliştirmişti ve buna Homelink adını vermişti. Sistem ev telefonunun televizyona bağlanmasıyla çalışıyor ve bankacılık işlemlerinin bir kısmını internet üzerinden yapabilme imkanı tanıyordu. Bu o zamanlar için adeta bir devrimdi.

1994 yılına geldiğimizde internet bankacılığı adına kayda değer gelişmelerin yaşandığını görüyoruz. İlk olarak “Microsoft Money” isimli finansal bir program yazılmıştı. Bu program sayesinde 100 bini aşkın insan banka hesaplarına internet üzerinden erişme imkanı buldu. bir başka gelişme ise “The Standford Credit Union” ilk internet bankacılığı web sitesini oluşturdu. Bu web sitesi sayesinde insanlar tüm hesaplarını, tek bir pencereden görebilme imkanına sahip oldu.

2001 yılı internet bankacılığının gerçek anlamda popülerleşmeye başladığı yıl oldu diyebiliriz. 2002 yılı İnternet bankacılığı raporlarına baktığımızda Amerika Birleşik Devletleri’nde 2001 yılında aktif olan 8 bankanın en azından 1 milyon internet bankacılığı üyesi müşterisi olduğunu görüyoruz.

Online-Banking

2005 yılında internet bankacılığının iyice popülerleşmesi ile bazı güvenlik sorunları ortaya çıkmaya başlamıştı. Kötü amaçlı internet korsanları, insanların hesaplarını ele geçirerek paralarını çalmaktaydı. FFIEC (Federal Financial İnstitutions Examination Council) bu güvenlik sorunlarını önlemek amacıyla yeni kurallar duyurdu. Bu kurallara göre bankalar müşterilerinin farkındalığını arttırma yönünde çalışmalar yapmalıydı. Buna ek olarak, internet bankacılığı kullanan her müşterisi için bazı güvenlik ölçütlerini uygulamalıydı. O zamanlar şimdiki gibi gelişmiş bir teknoloji olmadığı için güvenlik yöntemleri çok sağlam değildi. Ama şu anda bankalar iki aşamalı güvenlik çözümlerine geçmiş bulunmaktalar. Bir örnek verecek olursak, İnternet şubesine girmek istediğimizde öncelikle kart numaramızı veya hesap numaramızı giriyoruz. Sonra daha önceden belirlemiş olduğumuz şifremizi giriyoruz. Fakat bunlar internet şubesine giriş yapabilmemiz için yeterli olmuyor. Banka daha sonra cep telefonumuza ayrı bir kod gönderiyor ve bunu sisteme girmemizi istiyor. O kodu girdikten sonra internet şubesine erişebiliyoruz. Bu şekilde hesaplarımızın güvenliğini sağlamış oluyoruz. Bu sistemin internet üzerinden alışveriş yaparken kullanılan bir benzeri, 3D Secure olarak adlandırılıyor. Aynı şekilde mobil doğrulama olmadan alışveriş yapamıyoruz. İnternet üzerinden hesap bilgilerini ele geçirme dönemi biraz da olsa kapanmış oluyor. Tekrar 2005’e dönecek olursak bir başka gelişme daha görüyoruz. ING ve HSBC gibi büyük bankalar “Direct Bank” (fiziksel bir şubesi olmadan çalışan bankalar) adlı bir sistemi uygulayarak daha rahat bankacılık erişimi sağladılar. Bu sistem hala kullanılıyor. Aynı zamanda internet bankacılığı gelişirken internetin kendisi de gelişiyordu. “Mint.com” o yıllarda en kolay anlaşılır ve en şık tasarımlı internet bankacılığı sitesini tasarlamıştı. İnsanlar bu siteyle, internet bankacılığını daha çok sevdi.

Sene 2007… 2007 önemli bir yıldı. Çünkü Apple 2007 yılında ilk Iphone’u duyurdu ve bu mobil bankacılığa giden yolun ilk basamağı oldu. Mobil bankacılıktan kısaca bahsetmek gerekirse size şunu söyleyebilirim. “Cebinizde taşıdığınız bir banka”. İnternet bankacılığı ile yapabildiğimiz işlemlerin hepsini bugün mobil bankacılık ile yapabiliyoruz. Bankalar artık mobil platformlara daha çok yatırım yapmaya başladılar. İnsanlar mobil bankacılığın sağladığı kolaylıkları fark ettikçe daha çok bu platformu kullanmayı tercih ettiler. Mobil bankacılık sürekli gelişen bir platform ve hala gelişmeye devam ediyor.

2009 yılında ise Amerika’da 54 milyon insan hesaplarına internet üzerinden erişiyordu artık. İnternet bankacılığı bu kadar popülerleşirken, bankalar şubelerini bir bir kapatıyordu. Hem daha fazla şube daha fazla masraf demekti. İnsanlar internetten hesaplarına kolayca erişebilirken şubelere daha az ihtiyaç duyuyorlardı. Banka şubelerindeki azalışı şu rakamlar ile daha iyi görebiliriz. 1970 yılında Amerika’da 9.340 banka şubesi varken 2009 yılında bu satı 3.684’e düşmüş. Bu rakamlar bize internet bankacılığının gücünü en iyi şekilde gösteriyor.

İnsanların İnternet bankacılığı kullanma tercihi 2011 yılından sonra giderek artmaya devam etti. Şu anda da artmaya devam ediyor. Her geçen gün internet bankacılığı gelişiyor ve daha güvenli hale getiriliyor. İnternet bankacılığı, klasik bankaların yerini alır mı bilinmez ama gelişmeye devam edeceği kesin.

Emre Tekeli | ODTÜ İşletme

”Sektörel” kategorisinden benzer yazılar:

Google vs. Yandex

Şimdi bir site hayal edin. Bu site yeni icatlar tasarlıyor, sosyal sorumluluk projeleri yapıyor, şirketler satın alıyor hatta yenilenebilir enerjiye yatırım yapıyor. Tüm bunları yaparken aynı anda … devamı için tıklayın.

About The Author

Related Posts

One Response

Leave a Reply

Your email address will not be published.