İlk uluslararası film festivali deneyimini lisede bir arkadaşının ‘Eşit ağırlığız biz, böyle şeyler yapmamız lazım, sayısallar bile gidiyor’ diye gaza getirmesiyle yaşamış olan ben, sizlere hakkında fikrim olan uluslararası film festivallerinden kendimce bahsedeceğim.

Öncelikle, geçtiğimiz günlerde sonlanan ve reklam filmiyle beni fazlaca etkilemiş olan !f İstanbul Uluslararası Bağımsız Filmler Festivali’nden bahsedeceğim. Her ne kadar isminde İstanbul dese de Ankara ve İzmir’de de Şubat ve Mart aylarının belirli tarihlerinde izleyicisiyle buluşan bu festival, bağımsız film kültürüne farklı soluklar getirip bunu geniş kitlelere yaymaya çalışıyor. Bu sene 14.sü düzenlenen festivalde, 13 farklı bölüm altında toplandı bütün filmler. Bu sene benim en çok dikkatimi çeken, bölüm izleyicinin de önerisini barındırdığı için, ‘!f Kısalar’ oldu. Eğer bu senekini kaçırdıysanız önümüzdeki sene Şubat ve Mart aylarında kendinize zaman ayırın ve buradaki bağımsız filmlere şans tanıyın.

Reklam filmi ve daha detaylı bilgi için: www.ifistanbul.com

fotoblok_poster_genel_pers

Her ne kadar ’emek’siz sinema olmasa da, beni en çok heyecanlandıran ise önümüzdeki günlerde bilet satışlarına başlayacak olan İstanbul Film Festivali. Tartışma yaratan belgesellerden usta yönetmenlerin son başyapıtlarına, yurtdışındaki film festivallerinde prömiyerleri yapılmış filmlerden, çocuk filmlerine kadar geniş bir skalası bulunan bu festivalin, gerek İstanbul içinden, gerekse İstanbul dışından büyük bir izleyici kitlesi var. Bu sene 4-19 Nisan tarihleri arasında 34.sü gerçekleşecek olan bu festival benim ilk göz ağrım. Bu yüzden her ne kadar İstanbul’da gerçekleşecek olsa da gitmek için fırsat kolluyorum. Bu festivalde en sevdiğim bölüm ise, Türk sinemasının başyapıtlarının yenilenerek tekrar sinemada gösterime uygun hale getirilip izleyiciye sunulduğu ‘Türk Klasikleri Yeniden’ bölümü. Geçen sene Muhsin Bey’i yenileyen bölümde bu sene tercihler Yılanların Öcü’nden yana kullanılmış. O kadar yoğun ve çeşitli bir programı oluyor ki her sene, zaman ayırdığınız takdirde keyifli dakikalar geçirip, çevrenizdekilere ‘Ya işte geçen film festivalindeyiz…’ diyerek prim elde edebilirsiniz.

Detaylı bilgi için: film.iksv.org

2

Eğer derseniz ki: “Ben gidemem oralara.”, çok sevgili başkent Ankara’da da 23 Nisan-03 Mayıs tarihleri arasında 26.sı düzenlenecek olan Ankara Uluslararası Film Festivali var. Henüz İstanbul’daki kadar adını duyuramamış olsa da öncelikle ulusal sinemayı geliştirmeye yönelik olması takdire şayan. Bu seneki festival teması ‘Kristal Sınır’ olarak belirlenmiş fakat festival programı hala açıklanmış değil. Sırf bana bir şeyler katar umuduyla elimden geldiğince tüm filmleri izlemeye çalışacağım. Umarım beni hüsrana uğratmaz ve çevremdekilere tavsiye edebileceğim kadar beklentilerimi karşılar.

Detaylı bilgi için: www.filmfestankara.org.tr

3

Gelelim ülkemizin en eski uluslararası film festivali ‘Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’ne. Geçtiğimiz sene Gezi direnişini anlatan ‘Yeryüzü Aşkın Yüzü Oluncaya Dek’ belgeselinin festival programından çıkarılması sansür tartışmalarına yol açmış, ardından ulusal belgesel yarışmasındaki 15 belgeselden 13’ünün çekilmesi festivale büyük gölge düşürmüş ve kafalarda soru işareti bırakmıştı. Günümüzde iyice popüler kültüre ayak uydurma sevdası yüzünden eski yetkinliğini kaybettiğini düşünüyorum. Festival döneminde festival programından, verilen ödüllerden ve filmlerin niteliklerinden çok; magazin sayfalarında kim ne giymiş, hangi ‘ünlü’ sanatçı kimin hakkında açıklama yapmış muhabbetinin daha çok yapılması da durumun vahametini gözler önüne seriyor. Yine de büyüklük bizde kalsın diyorum ve bu senekine bir şans daha veriyorum. Belki bu sene niteliği bağımsız film festivallerinin gölgesinde kalmaz, kim bilir?

Detaylı bilgi için: www.altinportakal.org.tr

ccaa898c79520815ccdf96ec88684217-569862e4fa090004cb15c31af9ec765daltinportakal

Son olarak da gelelim Altın Portakal’ın yükselen bir grafik çizen rakibi ‘Uluslararası Altın Koza Film Festivali’ne. İlk kez 1969’da düzenlenen Altın Koza, yerel belediyenin düzenlemesi nedeniyle geçmişte sık sık kesintilere uğramış ve ne yazık ki sürekliliği ancak 2005 yılında yakalayabilmiş. Tüm olumsuzluklara rağmen geçtiğimiz sene 21.si düzenlenen festival, her geçen sene kendini geliştirerek ülkemizin sinema kültürüne katkılarını devam ettirmekte ve ülkemizin sinema kültürüne büyük katkılarda bulunmakta. Kimi kesimlerce Altın Portakal’ın dişli rakibi, kimi kesimlerce onunla yarışamayacak kadar kaliteli, kimi kesimlerce de başarısız olarak gösterilen festivalin Altın Portakal’la girdiği yarışta kazanan taraf hep Türk sineması olur umarım.

Detaylı bilgi için: www.altinkozafestivali.org.tr

31693

Beliz Zıypak | ODTÜ İşletme

”Kültür&Sanat” kategorisinden benzer gönderiler:

70. Cannes Film Festivali Ödül Dosyası

Bu yıl 17-28 Mayıs tarihlerinde 70.si düzenlenen Cannes Film Festivali’nin ödül töreni, Cannes Festivaller Sarayı’nda yapıldı. Pek çok filmin damga vurduğu törende ödüller, 28 Mayıs gecesi sahiplerini buldu. Dikkat çeken konulardan birisi, yarışmada az sayıda kadın … devamı için tıklayın.

Yorum Yazın