Amerika’ya gitmek birçoğumuzun hayalidir. Bu yazıda size bu hayalinizi gerçekleştirmek için katılabileceğiniz bir programdan yani Work and Travel’dan bahsedeceğim. Ben hazırlıkta okurken bu programı duydum ve sınıfın ikinci döneminde araştırmaya başladım. Konu hakkında araştırma yapmış olanlar az çok bilir bu programa katılmak için sayısız şirket var. Ben bunca şirketin arasından Studyzone’u tercih ettim çünkü CIEE gibi büyük ve alanında ün salmış bir Work and Travel sponsoru ile çalışan birkaç şirketten biri. Öncelikle hepinizin merak ettiği kısım olan program ücretiyle ilgili bilgi vermek istiyorum. Başka şirketlerden başka fiyatlar duyabilirsiniz ben kendi ödediklerimden bahsedeyim.

Programa kaydolmak için 300 Dolar Studyzone’a ödedim. Daha sonra Work and Travel danışmanım bana uygun gördüğü birkaç iş ile ilgili bana mail attı. Birincisi Denver’da bir otelde, ikincisi Kaliforniya’da bir restorantta üçüncüsü, Virjinya’da bir eğlene parkında. Denver’ı tercih etmeme sebebim gezilecek fazla yer olmamasıydı. Kaliforniya ise yaşamak için çok pahalı bir yer oraya işinizde belli bir miktar para kazandıktan sonra sadece gezmek için gitmenizi öneririm. Ayrıca eğlence parkında çalışmanın en güzel yanı istediğiniz roller coaster ve benzeri oyuncaklara bedava biniyorsunuz. Kendinize uygun işi seçtikten sonra yaklaşık 1500 Dolar daha ödemeniz gerekiyor daha sonra kağıt işlemleriniz başlıyor. Bu işlerin neredeyse hepsini danışman şirketler hallediyor sadece size söylenen vize gününde konsolosluğa gidip mülakata girip vize almanız ve pasaport çıkartmanız gerekiyor. Pasaport ücretleri alacağınız süreye göre değişiyor vizenin ücreti ise 195 Dolar. Ayrıca birçoğunuz uçak biletinin nasıl ayarlandığını da merak ediyordur. Benim danışman şirketim onu da ayarlamıştı. Gidiş dönüş bileti için yaklaşık 900 Euro ödedim. THY gibi şirketlerden kendiniz araştırırsanız sadece gidiş bileti ücretlerinin 5000 TL olduğunu göreceksiniz ama bu gözünüzü korkutmasın dediğim gibi danışman şirketler ellerinden geldiğince size az para harcatıyorlar. Gözlemlediğim diğer bir soru ise Amerika’ya ne kadar para götürmek yeterli olur. Ben 1000 Dolar götürdüm yanımda çalıştığım yer şehir dışında olduğu için kalacak yer veriyordu o yüzden bu tarz bir iş bulursanız 750 Dolar götürmeniz yeterli çünkü en çok para kalacağınız yere harcanıyor. Yanınızda bu kadar para götürmenizin sebebi ise çalışmaya başlar başlamaz ücret alamıyorsunuz çünkü paranızı alabilmeniz için sosyal güvenlik kartı çıkartmalısınız. Ben çalışmaya başladıktan bir buçuk ay sonra çıkartabilimiştim.

Size biraz da çalışma ortamından bahsetmek istiyorum. Oraya vardığımda çalışacağım iş, yiyecek ve içecek departmanı olarak geçiyordu yani işim tam olarak belli değildi. Vardıktan 3 gün sonra şirket oryantasyonuna katıldım. Oryantasyonda çalışabileceğimiz yerleri, nasıl sosyal güvenlik kartı alacağımızı ve nasıl banka hesabı açacağımızdan bahsettiler. Oryantasyon sonunda dondurma satan sevimli bir dükkanı tercih ettim çünkü diğer işlerde kızartma tarzı yemeklerle uğraşmanız gerekiyor tahmin edebileceğiniz gibi oralarda çalıştıktan sonra üzerinize sinen koku hoş değil ayrıca üzerinize yağ sıçrama ihtimali de var yani pek güvenli bir iş değil. Şimdi aklınızdan geçiyordur yağ sıçrama ihtimaline karsı bir önlem almıyorlar mı diye. Alıyorlar ama yeterli değil kolunuzun belli kısımları ve yüzünüz açıkta kalıyor. Ayrıca iş ile ilgili merak ettiğinizi düşündüğüm bir konu da kazanılan para. Parayı çalıştığınız saate göre alıyorsunuz yani ne kadar emek o kadar ekmek. Saat başı 7.75 Dolar kazanıyordum çok fazla çalışmayı sevmediğim ve oraya gezmeye gittiğim için aylık 900 Dolar civarı kazanıyordum.

Size biraz da eğlenceli kısımlardan bahsedeyim. Öncelikle kaldığım yerden bahsedeyim. İlk oda arkadaşlarım 1 Çek 1 Kolombiyalı bir Taylandlıydı. Kısacası temel fıkrası gibiydik. Daha sonra bir Türk arkadaşım geldiği için iki kişilik boş yeri olan bir odaya geçtik. Orada ise 2 Kolombiyalı, 2 Türktük. Farketmişsinizdir, oda arkadaşı dedim çünkü yurtta kalıyorduk ama bu size kötü bir konaklama yeri olarak gözükmesin çünkü eğer evde kalırsanız tahminen 4-5 kişi olacaksınız ama yurtta kaldığınızda etrafınızda 390 farklı insan oluyor ve bu insanlar belki on belki on beş farklı ülkeden geliyorlar. Şimdi nereleri nasıl gezdiğimden bahsedeyim. Haftanın en az  5 günü çalışmak zorunda olduğumuz için çalışırken sadece Virjinya’yı ve Washington’ı gezebildik ayrıca şirketin yaptığı gezilere katılabildik. Sadece Virginia dememe bakmayın, koskoca eyalet gezilecek bir suru müze, anıt ve kocaman bir sahili var. Şirket gezilerinde ise Atlantic City, Niagara Falls ve Washington’ı gezdik. Atlantic City hakkında siz de benim gibi ”Fakir Vegas’ı” lafını duymuşsunuzdur. Gerçekten de öyle. 4-5 adet büyük kumarhane var,  gerisi gecekondu gibi evler, vasat restorantlar ve barlarla dolu. Ama bu eyaletin sadece kötü yanları yok kocaman bir plajı ve hayatınızda görebileceğiniz en büyük alışveriş merkezlerine sahip. Washington’ı az çok tahmin ediyorsunuzdur. Her yer anıt, her yer tarih. Gerçekten etkileyici müzeleri var kesinlikle tavsiye ederim çünkü Amerikan kültürü hakkında birçok şey öğreniyorsunuz ayrıca burada Beyaz Saray ve Pentagon Memorial gibi görülmesi gereken birçok anıt var. Niagara Falls hakkında sizin bilmediğiniz bir şeyler yazmak gerçekten zor. Bildiğiniz gibi büyüleyici bir şelale ve gerçekten büyük mağaralarla dolu bir yer. Niagara Falls’da gezebilmek için 40 dolar ödemeniz gerekli. Görevliler bu ücret karşılıgında size orada gezebileceğiniz yerlere girebilmeniz için bilet veriyorlar. Bu yerler dışında yani 40 dolara dahil olmayan geziler de var. Mesela ben helikopterle 100 Dolar gibi bir ücrete Niagara’yı gökyüzünden seyretmiştim.

10884393_10205273798661885_1650010509_n     10886225_10205273799861915_1755677366_o

Son olarak benim Work and Travel’ım normalden daha kısa sürdü çünkü Proficency sınavına geç kaldım. Eylüldekine girmem gerekiyordu, o yüzden Türkiye’ye 1 ay kadar erken döndüm. Yani iş bittikten sonra gezmek için zamanım olmadı. Eğer bana sorarsanız bir daha gitmek ister misin diye kesinlikle evet derim gerçekten güzel bir macera her ne kadar erken bitirmek zorunda kalsam da.

Aytunç Uz | ODTÜ İşletme

”Pusula” kategorisinden benzer yazılar:

Ukrayna’da AIESEC projesine katılmak!

Geçtiğimiz yaz hem yeni yerler keşfetmek hem de başkalarına faydalı olabilmek için Aiesec aracığıyla Ukrayna’ya gittim. Vizesiz olması, ulaşımın İstanbul’dan iki saate yakın sürmesi ve saat farkının … devamı için tıklayın.

About The Author

Related Posts

Leave a Reply

Your email address will not be published.