Ufak ayrıntılarla uğraşmak onun üzerine kafa yormak bana her zaman daha fazla zevk vermiştir. İşletmelerin de ufak ayrıntılar sayesinde öne çıktıklarını, farklılaşabildiklerini veya geride kaldıklarını düşünürüm. Bu küçük ayrıntılarla ilgili olarak başımdan geçen ufak bir uçak anısını anlatmak istiyorum.

Bundan birkaç hafta önce İstanbul-Ankara (THY) 01:30 uçağına binmek üzere check-inimi yaptırdım ve uçağın kalkması için planlanmış kapıya gittim. Saat 00:45 civarıydı ve uyku da iyiden iyiye kendini hissettirmişti. Bekleme salonunda koltuğuma oturup uçakta uyumayı bekliyordum artık. Bir süre telefonumla uğraştım ve uçağın hazır hale getirildiği anonsunu duyup uçağa doğru yöneldim. Yarı uykulu da olsa hostese selamımı verip koltuğuma doğru kısa adımlarla ilerledim. Yanımda getirdiğim küçük bagajımı üst taraftaki bagaj yerine koydum ve koltuğuma oturdum. Yapılan sesli anonslara rağmen uykumun kaçmasına izin vermedim, uçağın kalkmasını beklemeye başladım.

Uçağın kalkmasıyla beraber uyumak için hostesten yastık istedim. Yastığımı boyun tarafıma koydum, koltuğumu da sonuna kadar yatırıp uyku pozisyonuna getirdim. Tam bu sırada arkadaki hanımefendi omzuma sert bir şekilde dokundu ve “Beyefendi lütfen koltuğunuzu düzeltir misiniz? Rahatsız oluyorum.” diye serzenişte bulundu. Bunu duyar duymaz rahat olmaktansa başkasını rahatsız etmemem daha iyi mantığıyla koltuğumu düzelttim. Düzelttim düzeltmesine de kendimle bir çelişkiye düştüm. İçimde kendi kendime bir tartışma başlattım. -Tabi bu arada uykudan da olmuştum. Onun da siniri vardı.- Tartışmanın konusu şuydu: Eğer koltuğumu sonuna kadar yatıramayacaksam o koltuk yatırma düğmesi niye var ve o koltuk niye o şekilde dizayn edilip oraya konmuş? Benim fikrime göre kesinlikle herkesin koltuğu sonuna kadar yatırma hakkı vardı ama empati kurduğumda da öndeki koltuğun dibime kadar gelmesinden hoşlanmayacağımı düşündüm. Sonuçta ben parasını vermiş olduğum koltuğu istediğim şekilde kullanmak, hanımefendi de parasını vermiş olduğu koltukta rahatsız edilmek istemiyordu. Olaya bu şekilde bakan biri ikimizi de haklı bulabilir.

wo0JzEZP6-yM31AuX4c8IhuM8TBoJuFqqWxi5Sv9F79cogCG5FpjZacybEaC2ZtmDIlvsZ6Fg7Cxgmr7g8AsTCutrHTjzgo8ei35cUDtWS0SGCUzbPRaD87KvJ4=w492-h299-nc

Ayrıca şunu da eklemeliyim ki o koltukta benimle aynı fikirde olup benden çok daha tavizsiz biri olsaydı eğer, ki Türkiye’de çok fazla var, eminim hanımefendinin o serzenişine tepki gösterip uçak içerisinde bir tartışma başlatırdı. Belki bu tartışma büyüyüp uçağa planlamadığı bir iniş yaptırabilirdi.

Bu arada yapılan araştırmaya göre ABD’de erkeklerin yüzde 32’si, kadınların da yüzde 38’i koltuğunu arkaya yatırmıyor. Yolcuları yüzde 15’i uzun uçuşlarda koltuklarını yatırıyor. Yüzde 12’si, uçak kalkar kalkmaz koltuğunu yatırıyor. ABD’li yolcuların yüzde 23’ü koltuğu yatırmadan önce müsade istiyor, ancak sadece yüzde 10’u buna onay veriyor.

Sonuç olarak yazımın başında da bahsettiğim gibi işletmeleri küçük ayrıntılar öne çıkarıyor veya arka plana atıyor. İşletmeler işlettiği tesisler üzerinde yoğun olarak çalışmalı, en ufak ayrıntılara bile dikkat etmelidir.

Benzer içerikler için GlokalWeb‘i FacebookInstagram ve Twitter‘da takip etmeyi unutmayın!

Ali Talha ARIKAN – ODTÜ İşletme

Makaleler kateegorisinden benzer yazılar:

Geleceğin Otomobillerinde Google İmzası

Daha önce bilim kurgu filmlerinde gördüğümüz insansız araçları artık yollarda da görmek mümkün oldu.Son yıllarda özellikle Google’nin çalışmalarıyla hız kazanan insansız otomobiller son aşamaya gelmiş bulunuyor. Eğer bu şekilde çalışmalar…devamı için tıklayın.

Yazar Hakkında

İlgili Yazılar

Yorum Yazın